Danıştay Dava Dairesi · E. 2019/10294 · K. 2024/2635
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10294 E. , 2024/2635 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/10294 Karar No : 2024/2635 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının bilirkişilik listesinden ve sicilinden çıkarılmasına ilişkin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... itiraz sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüyle "irtibat ve iltisak" değerlendirmesini yapması hususunda yetkili İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu üyelerinin ortak kanaatleri doğrultusunda, şifreli haberleşme kaynaklarından olan Bylock programının kullanılmış olduğunun tespit edilmesi nedeniyle, FETÖ/PDY terör örgütüyle doğrudan veya dolaylı olarak iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilen davacı hakkında sicilden ve listeden çıkarılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkili adına beş farklı GSM hattının kayıtlı olduğu, bunlardan birisini kendisinin kullandığı, diğer hatların ise eşi, kızı, kayınvalidesi ve baldızı tarafından kullanıldığı, müvekkilinin adı geçen terör örgütünün şifreli haberleşme programını telefonuna yüklemediğinin adli soruşturma makamlarınca ve emniyet istihbarat makamlarınca da bilindiği, müvekkilinin 17-25 Aralık öncesinde ya da sonrasında FETÖ/PDY terör örgütü ile hiçbir irtibat ve ilgisinin olmadığı, irtibatın aksine 17-25 Aralık öncesinde dahi husumetinin bulunduğu, anılan terör örgütünün avukat olan müvekkilinin büro telefonlarını dinlediği, avukat, hâkim ve savcı meslektaşları ile yapılan ve müvekkilinin katıldığı sosyal programların örgüte mensup olan emniyet güçlerince fiziki olarak takip edildiği, darbe öncesinde dahi gerçekleştirilen ilk FETÖ/PDY soruşturmalarında ve yargılamalarında mağdur olarak, müşteki ve katılan vekili olarak görev yaptığı, müvekkilinin avukat olan eşinin de darbe sonrasında katılan vekili sıfatıyla bulunduğu, müvekkilinin söz konusu yapı ile yan yana getirilmesinin kabul edilemez olduğu, dava konusu işlemlerin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 04/04/2024 tarihli ara kararımıza ilişkin cevapların geldiği görülmekle, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığınca, İstanbul bölgesinde hukuk ve ceza bilirkişi listelerinde kayıtlı bilirkişilerin terör örgütleri ile irtibatı ve iltisakının değerlendirilmesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından ve İstanbul Valiliğinden sorulmuştur. İstanbul Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı cevabi yazısı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kapsamında bilirkişilerin Asya Katılım Bankası hesaplarına, dernek ve sendika kayıtlarına, Bylock kayıtlarına, FETÖ/PDY tepe yöneticileri ile telefon irtibatlarına, SGK kayıtlarına, hakkında işlem yapılan şirketlerdeki hisselerine, haklarında açılmış soruşturma ve kovuşturmalara ilişkin bilgiler tek liste hâlinde Kurula iletilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. ve 5. maddeleri ile 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz ise İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun ... tarih ve ... itiraz sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından, 12/04/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun...tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve... itiraz sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun; "Bilirkişiliğe kabul şartları" başlıklı 10. maddesinde, (1) Bilirkişilik faaliyetinde bulunacak gerçek kişilerde aşağıdaki şartlar aranır: a) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak. b) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak. c) Daha önce kendi isteği dışında bilirkişilik sicilinden çıkarılmamış olmak. ç) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış ya da sanat icrasından veya mesleki faaliyetten geçici ya da sürekli olarak yasaklanmamış olmak. d) Başka bir bölge kurulunun listesine kayıtlı olmamak. e) Bilirkişilik temel eğitimini tamamlamak. f) Bilirkişilik yapacağı uzmanlık alanında en az beş yıl fiilen çalışmış olmak ya da daha fazla çalışma süresi belirlenmiş ise bu süre kadar fiilen çalışmış olmak. g) Meslek mensubu olarak görev yapabilmek için mevzuat tarafından aranan şartları haiz olmak ve mesleğini yapabilmek için gerekli olan uzmanlık alanını gösteren diploma, mesleki yeterlilik belgesi, uzmanlık belgesi veya benzeri belgeye sahip olmak. ğ) Bilirkişilik temel ve alt uzmanlık alanlarına göre belirlenen yeterlilik koşullarını taşımak. ..." hükmüne; "Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır: a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi. b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi. c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması. ç) 3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması. d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması. e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması. f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi. (2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne; "İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemlerde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün şifreli haberleşme kaynaklarından biri olan Bylock kullandığının tespit edilmiş olması nedeniyle 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ve 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına karar verilmiş; İdare Mahkemesince de söz konusu husus göz önüne alınarak dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin 09/11/2023 tarih ve 04/04/2024 tarihli ara kararları ile dosyaya sunulan bilgi ve belgelerle tüm dosya içeriği incelendiğinde; davacının adına kayıtlı GSM hatlarından birisinde Bylock tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının... tarih ve ... soruşturma sayılı kararı ile söz konusu GSM hattının ...(davacının baldızı) tarafından çeşitli kurum ve şirketlere beyan edildiğinin görüldüğü, şüpheli (...) adına kayıtlı Bylocka giriş yapan hattın kullanıcısının ... olduğu, şüphelinin Bylock kullanıcısı olmadığı ve hakkında başkaca bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle kamu adına ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, söz konusu GSM numarasının davacının belirttiği numara ile eşleştiği, diğer GSM hatları veya başkaca örgütsel hususlar bakımından davacı hakkında herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının bilirkişilik siciline ve listesine kayıt şartlarından biri olan "terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak" şartını taşımadığına gerekçe gösterilen Bylock kullanımı hususunda davacının Bylock kullanıcısı olmadığı tespit edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, idarece ileri sürülen başkaca bir tespitin de yer almadığı dikkate alındığında; davacının bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemlerde ve bu işleme karşı açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.