İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2019/3658 · K. 2024/1647
- Esas No
- 2019/3658
- Karar No
- 2024/1647
- Karar Tarihi
- 03.04.2024
Karar Metni
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3658 E. , 2024/1647 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3658
Karar No:2024/1647
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Haberleşme Hizmetleri Toptan
Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2014 yılı net satış hasılatının tamamı üzerinden evrensel hizmet katkı payı alınmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; evrensel hizmet katkı payının işletmecilerin sadece yetkilendirme kapsamındaki faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar üzerinden alınması gerekirken, davacı şirketin tüm faaliyetlerden elde edilen gelirin yetkilendirme kapsamında kabul edilmesinde 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu'na uygunluk bulunmadığı, bu itibarla, 2014 yılına ait yıllık net satış hasılatının %1'ini evrensel hizmet katkı payı olarak 2015 yılının Nisan ayı sonuna kadar ödemekle yükümlü olduğuna ve bu yükümlülüğü yerine getirmeyen davacı şirketten gerekli tahsilatın yapılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, evrensel hizmet katkı payı matrahının elektronik haberleşme hizmeti kaynaklı satışlardan elde edilen gelirlerle sınırlı olduğuna dair 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu'nunda herhangi bir kuralın bulunmadığı, kendilerinden yetkilendirme alan herhangi bir şirketin ticari faaliyet alanının yetkilendirme aldığı tarihten itibaren yalnızca yetkilendirildiği kapsamla sınırlı olduğu, Kanun'da evrensel hizmet katkı payı matrahının işletmecilerin net satışı olduğu düzenlemesine yer verildiği, Mahkeme'nin verdiği kararın mevzuatın ruhuna ve konuluş amacına aykırı olarak ücretin eksik alınmasına, dolayısıyla idarenin maddi ve manevi zararına sebep olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Elektronik haberleşme alanında faaliyet gösteren davacı şirket tarafından, öncesinde davalı idarenin davacıya gönderdiği "...2014 yılına ait yıllık net satış hasılatının %1'inin (Evrensel Hizmet Katkı Payı) 2015 yılının Nisan ayı sonuna kadar Bakanlık banka hesap numarasına aktarılması" konulu ... tarih ve ... sayılı yazının gereği yerine getirilmemiştir.
Bunun üzerine, davalı idarenin Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı "...davacının 2014 yılına ait yıllık net satış hasılatının %1'inin Evrensel Hizmet Katkı Payı olarak hesaplanarak, tahsil edilen tutarın Bakanlık banka hesap numarasına aktarılması" konulu ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan işlemin dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu'nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde, “Elektronik Haberleşme”, işaret, sembol, ses, görüntü ve elektrik işaretlerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi ve alınması; “Evrensel Hizmet”, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetler; “Evrensel Hizmet Yükümlüsü”, elektronik haberleşme sektöründe, ilgili mevzuatına göre Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeci; “İşletmeci” ise, ilgili mevzuatına göre Kurumca veya bu Kanun kapsamına alınmış hizmetler bakımından ilgili diğer mercilerce yetkilendirilmiş olan işletmeciler olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Evrensel hizmetin kapsamı" başlıklı 5. maddesinde, "Evrensel hizmet; a) Sabit telefon hizmetlerini, b) Ankesörlü telefon hizmetlerini, c) Basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetlerini, d) Acil yardım çağrıları hizmetlerini, e) internet hizmetlerini, f) Ulaşımı deniz yoluyla sağlanabilen yerleşim alanlarına yolcu taşıma hizmetlerini, g) Deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetlerini, kapsar. ..."; işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle “Evrensel hizmetin gelirleri” başlıklı 6. maddesinde, “… b) Hazine payı ödemekle yükümlü işletmeciler dışındaki işletmeciler ve Türk Telekom yıllık net satış hâsılatının % 1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar; faaliyetleri gereği Hazine payı ödemekle yükümlü olduğu hâlde Hazine payı ödemeyi gerektirmeyen hizmetleri de yürüten işletmeciler ise Hazine payına esas teşkil etmeyen yıllık net satış hâsılatının % 1’ini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar, Bakanlığa bildirir. Bu meblağ aynı süre içinde Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına aktarılır ve bütçeye “Evrensel hizmet gelirleri” adı altında gelir kaydedilir …” kurallarına yer verilmiştir.
28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin "Yetkilendirme başvuru şartları" başlıklı 7. maddesinde, "Bildirim veya bildirimle birlikte kullanım hakkı verilmesi suretiyle yetkilendirilmek için Kuruma başvuru yapan şirkette aşağıdaki şartlar aranır:
a) Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre, yalnızca yetkilendirmeye tâbi faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere anonim veya limited şirket statüsünde kurulmuş olması,
b) Şirketin tescil ve ilan olduğu Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan ana sözleşmesinde faaliyet alanı kapsamında “elektronik haberleşme hizmeti/telekomünikasyon hizmeti sunulması ve/veya şebekesi veya altyapısı kurulup işletilmesi” ifadesine veya yetkilendirilmeyi talep ettiği elektronik haberleşme faaliyetine yer verilmiş olması (...)" kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, evrensel hizmetin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri ifade ettiği, işletmecilerin tüm faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerin yetkilendirme kapsamında kabul edilemeyeceği, dolayısıyla evrensel hizmet geliri olarak yapılacak ödemenin gelir tablosunda yer alan tüm net satış hasılatı üzerinden hesaplanarak ödenmesinin istenilemeyeceği açıktır.
Ancak, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 7. maddesinde, işletmecilerin, yetkilendirmeye tâbi elektronik haberleşme hizmeti faaliyetleri veya bununla birlikte yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetleri yürütmek üzere kurulacağı belirtildiğinden, anılan gerekli ve/veya ilgili faaliyetlerin de esasen dolaylı olarak yetkilendirme kapsamında kabul edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, yetkilendirme konusu elektronik haberleşme hizmetleri için gerekli ve/veya bu hizmetlerle ilgili olmayan diğer faaliyetler ise yetkilendirme kapsamında kabul edilemeyecektir.
Yetkilendirmeye tâbi faaliyetler için gerekli ve/veya bunlarla ilgili bu yan faaliyetleri gerçekleştiren ve bunlardan gelir elde eden işletmecilerin, piyasada aynı faaliyetlerden gelir elde eden yetkilendirilmemiş diğer teşebbüslerle aynı hukuki durumda olduklarının kabul edilemeyeceği açıktır. Zira yetkilendirilmiş işletmeciler, abonelerden kaynaklı hazır bir müşteri portföyüne sahip olup, bu ürün ve/veya hizmetleri ilgili elektronik haberleşme hizmetiyle birlikte pazarlayabilme ve bunların ücretlerinin aylık faturaya yansıtılmak suretiyle tahsil edilebilmesi gibi rekabet avantajlarını haizdir. Dolayısıyla, yetkilendirmeye tâbi hizmetler yerine getirilirken gerçekleştirilen, yetkilendirme konusu hizmet için gerekli ve/veya bu hizmetle ilgili olan faaliyetlerden elde edilen gelirlerin de evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürdüğü gelir kalemleri bu bağlamda değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından, 26/03/2014 tarihinde sabit telefon hizmetine ilişkin yetki belgesi aldığı, bu belge kapsamında kendileri tarafından yapılacak faaliyet ve satışların belirlendiği, buna göre sabit telefon hizmetlerinin sadece sabit telefon hizmetlerini ve sms hizmetlerini kapsadığı, bilanço ve ayrıntılı gelir tablosu incelendiğinde 01/01/2014-31/12/2014 tarihleri arasındaki kontör satışlarına ilişkin gelirinin 22.205.002,55-TL, Kurul tarafından verilen yetki kapsamındaki satışlarının ise 13.599,40-TL olduğu, evrensel hizmet katkı payının yetkilendirme kapsamındaki faaliyetinden elde edilen 13.599,40-TL üzerinden alınması gerekirken, yetki kapsamına girmeyen kontör satışları da dahil edilerek hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davacının yetkilendirildiği elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin olarak, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin birçok maddesinde atıf yapılan ve BTK tarafından hazırlanan "Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve Süreleri"ne ilişkin dokümanda;
"Sabit Telefon Hizmetleri" ile işletmecinin, kullanıcılara sabit karasal telefon şebekesi üzerinden il içi, iller arası ve uluslararası telefon hizmetleri de dâhil olmak üzere tüm temel telefon hizmetlerini ve sesli veya kısa mesaj, faks, görüntülü telefon ve benzeri tüm katma değerli telefon hizmetlerini sunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
Davacı şirketin yetkilendirildiği hizmetlerin niteliği ve davacı şirket tarafından evrensel hizmet katkı payı matrahına dahil edilmemesi gerektiği iddia edilen gelir kalemleri birlikte değerlendirilmelidir. Kontör satış gelirleri, sabit telefon hizmetinin sunumu ve abonelerin/tüketicilerin bu hizmete erişimi için gerekli olan ürünlerin satışından elde edilmiştir. Katma değerli hizmet satışları (kontör satışları) bir bütün olarak davacının yetkilendirildiği elektronik haberleşme hizmetiyle açıkça ilgili bulunmaktadır. Dolayısıyla bu gelirlerin yetkilendirme konusu hizmetleri yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan faaliyetlerden kaynaklandığı ve davacı şirketin esas faaliyet konusu olan elektronik haberleşme hizmeti sunumuyla ilgili olduğu anlaşıldığından, elektronik haberleşme sektöründe yetkilendirilmiş olan davacı şirketin yürüttüğü bu faaliyetlerden elde ettiği gelirler üzerinden de evrensel hizmet katkı payı ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, yetkilendirme çerçevesinde elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmeci davacı şirketin, yetkilendirmeye tâbi faaliyetleri ile birlikte yetkilendirme konusu hizmetleri yerine getirirken gerçekleştirdiği ve elektronik haberleşme hizmetlerinin sunumu veya bu hizmetlere erişim için gerekli ve/veya ilgili olduğu anlaşılan faaliyetlerinden elde ettiği net satışlar dahil olmak üzere evrensel hizmet katkı payı ödemesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 03/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.