İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2020/11285 · K. 2024/4558
- Esas No
- 2020/11285
- Karar No
- 2024/4558
- Karar Tarihi
- 03.07.2024
Karar Metni
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/11285 E. , 2024/4558 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/11285
Karar No : 2024/4558
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru ile onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1. Etap 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, dava konusu nazım imar planının yürürlükte bulunan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli revizyon nazım imar planına uygun olduğu, plan kademelenmesi içerisinde ölçekler arasında tutarlılığı sağladığı, dava konusu taşınmazın bir kısmının ticaret alanı bir kısmının konut alanı olarak planlanmasının, taşınmazın çevresinde bulunan benzer alanlar için öngörülen arazi kullanım kararları ve yapılaşma koşulları dikkate alındığında şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun olan İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adana ili, Çukurova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1.Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında, dava konusu taşınmazın, kuzey kısmı düşük yoğunlukta konut alanı, güney kısmı orta yoğunlukta ticaret alanı (T-2) olarak planlanmış, anılan nazım imar planı 07/06/2018-06/07/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, davacı tarafından 04/07/2018 tarihinde anılan plana taşınmazının bulunduğu ... sayılı yapı adası ile ... sayılı yapı adası arasında fiilen mevcut olan 15 metre yolun kaldırılmasına ve ticaret alanı kullanımına ilişkin askıda itirazda bulunulmuş, henüz itiraz hakkında bir karar verilmeden 03/08/2018 tarihinde bakılan dava açılmıştır.
Dava devam ederken, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile yol konusunda yapılan itirazların kabul edildiği, ... ve ... sayılı yapı adalarının arasında mevcut olan, halihazırda da açık durumda olup aktif olarak kullanılmakta olan ve 82059 numaralı sokak olarak adlandırılmış olan 15 metre enkesitli imar yolunun mevcut güzergahında, mevcut genişliği ile yeniden öngörüldüğü, davacının itirazının diğer kısmı yönünden bir değişiklik yapılmadığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesin 1. fıkrasında; 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmüne, "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, "Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, parselinin bulunduğu yapı adası ile komşu yapı adasını birbirinden ayıran 15 metre yolun kaldırılmasına ilişkin plan kararı yönünden ve kendi parselinde konut alanı ticaret alanı sınırının diğer yapı adalarına kıyasla adaletli çizilmediği, çevre taşınmazlara kıyasla kendi taşınmazının daha küçük bir bölümünün ticaret alanı olarak planlandığı iddia edilerek ticaret alanı sınırının taşınmazın kuzeyine doğru daha yukarıdan geçirilmesi istemiyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle onaylanan Adana Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 1.Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Plana itirazda bulunulduğu ve aynı iddialarla bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının parselinin ticaret alanı olarak belirlenen kısmına yönelik olarak asıl itirazının parseldeki ticaret alanı sınırının komşu yapı adalarına kıyasla taşınmazın güneyine doğru daha aşağıdan geçirilerek parselin küçük bir kısmının ticaret alanı olarak belirlenmesine ilişkin olduğu buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; planda dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ve çevresinde planlama sahasının güney sınırından geçmekte olan Süleyman Demirel Bulvarına cepheli olan alanların “Ticaret Alanları-2 (Orta Yoğunlukta)” olarak planlanmış olduğu, Süleyman Demirel Bulvarına göre arka tarafta kalan alanların tamamına yakın bölümünün ise “Düşük Yoğunlukta Yerleşik Konut Alanları (100 Kişi/ha Yoğunluklu)” olarak planlanmış olduğu, taşınmaza yönelik plan kararı açısından şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı, taşınmazın ne kadarlık bölümünün ticaret alanı kullanımına, ne kadarlık bölümünün ise konut alanı kullanımına ayrılacağının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirlenecek olan sınırlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiği ve bu kapsamdaki iddialar yönünden nazım imar planına yönelik bir değerlendirme yapılmasının şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve ilgili mevzuat hükümleri açısından uygun olmayacağı belirtilerek, bu kısım hakkında inceleme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, planlama alanında öngörürülen kullanım kararlarının nazım imar planında gösterilmesi gerektiği ve bu bağlamda, planlama alanında bir bütün olarak öngörülen ticaret alanı kullanımının sınırının nazım imar planında belirlenecek bir husus olduğu dikkate alındığında davacının bu husustaki iddiaları yönünden inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiği ve bu kısım hakkında ek rapor alınarak düzenlenecek raporun değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, eksik inceleme sonucu verilen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu plan kararları ile kaldırılan 15 metre yola ilişkin kısım yönünden ise, dava devam ederken plana yapılan itirazların bir kısmının ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Oluru ile kabul edildiği ve davacının talebi doğrultusunda plan değişikliği yapıldığı, ... ve ... numaralı yapı adalarının arasında mevcut olan, halihazırda da açık durumda olup aktif olarak kullanılan ve ... numaralı sokak olarak adlandırılmış 15 metre enkesitli imar yolunun mevcut güzergahında, mevcut genişliği ile yeniden öngörüldüğü anlaşıldığından konusuz kalan davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 03/07/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.