İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2020/2042 · K. 2024/1554
- Esas No
- 2020/2042
- Karar No
- 2024/1554
- Karar Tarihi
- 25.04.2024
Karar Metni
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/2042 E. , 2024/1554 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/2042
Karar No : 2024/1554
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ... Anonim Türk Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Darıca Farabi Devlet Hastanesine balon yutması şikayetiyle getirilen yakınları ...'nın hatalı tıbbi uygulamalar nedeniyle hayatını kaybettiği iddiasıyla, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdükleri zararlarına karşılık ... için 1.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Bölge İdare Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun açıkça belirtildiği ve bu rapora itibar edilmesi gerektiği, illiyet bağının yargı mercilerince belirlenebileceği, bilirkişilerce illiyet bağı hususunda değerlendirme yapılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMALARI : Davalı idare ve müdahiller ..., ..., ..., ... tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş; müdahil ... Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden;
Davacıların yakını ...'nın, evinde oyun oynarken balon yutarak fenalaşması üzerine evlerine yakın mesafede bulunan bir özel tıp merkezine götürüldüğü, burada yapılan ilk müdahale ile hayata dönmesi sağlanarak Darıca Farabi Devlet Hastanesine sevk edildiği, bilinci kapalı olarak getirildiği acil serviste spontan solunum yapabildiği tespit edilip gerekli tetkikleri yaptırıldıktan sonra konsültasyon ile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına muayene ettirildiği, çocuk cerrahi uzmanına da telefonla danışılarak hakkında bilgi ve talimat alındığı, sonrasında solunum için gerekli olan ventilatör cihazlı çocuk yoğun bakım ünitesi olmadığından bir özel hastaneye sevk edildiği, burada yapılan tetkikler neticesinde akciğerinde yabancı bir cisme bağlı olduğu düşünülen dansite artışı ve havalanma azlığı olduğunun görüldüğü ve bu cismin alınacağı cihazın bulunmaması nedeniyle tekrardan bu imkana ve doktorlara sahip olan Darıca Farabi Devlet Hastanesine sevk edildiği, sağ ana bronşunda bulunan balon ameliyatla çıkartılmasına rağmen kalp atımı ve dolaşımı geri dönmemesi nedeniyle hayatını kaybettiği,
Davacılar tarafından, yakınları ...'nın ölümünün hizmet kusurundan kaynaklandığı ileri sürülerek, davalı idareye zararlarının tazmini için yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı,
Olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Mahkemece bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... tarih ve ... karar numaralı raporda, "Çocuğun ölümünün yabancı cisim aspirasyonuna bağlı mekanik asfiksi ve gelişen komplikasyonları sonucunda meydana gelmiş olduğu, balon yutma öyküsüyle solunum ve dolaşımı olmadığı bir halde ... Tıp Merkezine getirilen çocuğa yeniden canlandırma işlemi uygulandığı,monitörize edildiği, yanıt alınması üzerine ileri merkeze sevk edildiği, entübe olarak getirildiği Darıca Farabi Devlet Hastanesi Acil Servisinde mavi kod verilerek gerekli acil müdahalenin sürdürüldüğü, gerekli tetkiklerinin yapıldığı, Çocuk Sağlığı Uzmanı, Anesteziyoloji Uzmanı ve Çocuk Cerrahi Uzmanı tarafından gerekli konsültasyonlarının yapıldığı, solunumu için gerekli ventilatör cihazlı çocuk yoğun bakım ünitesi bulunmaması nedeniyle ambulans ile Özel Yüzyıl Hastanesine sevk edildiği, Özel Yüzyıl Hastanesinde yoğun bakım ünitesine yatırılan çocuğun yapılan muayene, tetkik ve konsültasyonlarının ardından yabancı cisim ön tanısı ile bronkoskopi işlemine alındığı, yapılan bronkoskopide yabancı cisim tespit edilmesi üzerine rijit bronkoskopi ile müdahale edilmek üzere Darıca Farabi Devlet Hastanesine ambulans ile anesteziyoloji uzmanı eşliğinde ve yeniden canlandırma işlemi uygulanarak sevk edildiği, ex duhul olarak getirildiği, Darıca Farabi Devlet Hastanesinde pnömomediastineum ön tanısı ile acil olarak ameliyata alındığı, akciğerlerine tüp takıldığı, yabancı cismin çıkartıldığı, yapılan müdahalelere rağmen solunum ve dolaşımın geri dönmediği dikkate alındığında; yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle ölümde, çocuğun tedavisine katılan ... Tıp Merkezi, Darıca Farabi Devlet Hastanesi ve Özel Yüzyıl Hastanesinde görevli doktor ve yardımcı sağlık personeline kusur atfedilemeyeceği, olayda Darıca Farabi Devlet Hastanesi idaresine kusur atfedilemeyeceği" yönünde görüş bildirildiği,
İdare Mahkemesince; bakılan dava konusu olayda, kişinin tedavisine katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, dolayısıyla ilgili sağlık çalışanlarına atfı-kabil kusur bulunmadığı sonucuna varıldığı, kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanmasını gerektiren bir durumun da tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
Olayda idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla Bölge İdare Mahkemesince bilirkişiliğine başvurulan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 05/11/2019 kayıt tarihli bilirkişi raporunda, "Darıca Farabi Devlet Hastanesinde hastayı ilk karşılayan acil tıp uzmanı Dr. Mehmet Karakum ve çocuk uzmanı Dr. ... tarafından gerçekleştirilen ilk müdahale ve konsültasyonlarının tıp kurallarına uygun olduğu ve uygun tıbbi tedavi işlemlerinin uygulandığı, Darıca Farabi Devlet Hastanesine ilk müracaatta, yutulan balonun çıkarılmasına yönelik herhangi bir tıbbi müdahalenin olmadığı, Darıca Farabi Devlet Hastanesinin imkanları göz önünde bulundurulduğunda, solunum sıkıntısı ve yabancı cisim yutma öyküsü olan hastaya müdahale etmek için gerekli olan bronkoskopi cihazı ve işlemi yapabilecek uzman hekimin bulunduğu, yoğun bakım servisinin olduğu ancak, yoğun bakım servisinde yer olmadığı gerekçesiyle hastanın sevk edildiği, ilk andan itibaren hastanın tedavisine katılan ... Tıp Merkezi, Darıca Farabi Devlet Hastanesi ve Özel Yüzyıl Hastanesinde görevli doktor ve yardımcı sağlık personelinin tıbbi uygulamalarının kabul görmüş tıbbi teşhis ve tedavi kriterlerine uygun olduğu, ancak, Çocuk Cerrahisi Uzmanı Uzm. Dr. ...'nun yabancı cisim aspirasyonuna yaklaşımı açısından; bronkoskopi işleminin Darıca Farabi Devlet Hastanesine ilk başvuruda yapılmamasının gecikmeye neden olan bir eksiklik olduğu, bu eksikliğin yaşanmasında, sağlık kurumunun işleyişinden kaynaklanan yoğunluk gibi sorunların yanı sıra iletişim kazası ve balonun çıkarıldığı şeklinde şüpheli anamnez bilgisinin de etkili olduğu, 09/02/2013 doğumlu ...'nın 21/10/2014 tarihinde balon yutması nedeniyle acilen getirildiği Darıca Farabi Devlet Hastanesinde “yabancı cisim aspirasyonuna bağlı oksijensiz kalmanın komplikasyonları sonucu” öldüğü, hastaneler arasında gerçekleşen sevk işlemleri nedeniyle bronkoskopik müdahalenin gecikmesinin, hastanın ölümünde rol oynayabileceği, ancak ilk bulunduğundan itibaren hastanın genel durum bozukluğu göz önünde bulundurulduğunda; bronkoskopi işleminde gecikme olmasa dahi hastanın yaşamasının tıbben kesin olmadığı, dolayısı ile sözü edilen eksiklik ile küçüğün ölümü arasında kesin illiyet bağı kurulamayacağı" yönünde görüş bildirildiği,
Öte yandan, uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üçüncü Üst Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı raporunda, "Çocuğun ölümünün yabancı cisim aspirasyonuna bağlı mekanik asfiksi ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu, balon yutma öyküsüyle solunum ve dolaşımı olmadığı bir halde ... Tıp Merkezi’ne getirilen çocuğa yeniden canlandırma işlemi uygulandığı, monitörize edildiği, yanıt alınması üzerine ileri merkeze sevk edildiği, entübe olarak getirildiği Darıca Farabi Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde mavi kod verilerek gerekli acil müdahalenin sürdürüldüğü, gerekli tetkiklerinin yapıldığı, Çocuk Sağlığı uzmanı, Anesteziyoloji uzmanı ve Çocuk Cerrahi uzmanı tarafından gerekli konsültasyonlarının yapıldığı, solunumu için gerekli ventilatör cihazlı çocuk yoğun bakım ünitesi bulunmaması nedeniyle ambulans ile Özel Yüzyıl Hastanesi'ne sevk edildiği, Özel Yüzyıl Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesine yatırılan çocuğun yapılan muayene, tetkik ve konsültasyonlarının ardından yabancı cisim ön tanısı ile bronkoskopi işlemine alındığı, yapılan bronkoskopide yabancı cisim tespit edilmesi üzerine rijit bronkoskopi ile müdahale edilmek üzere Darıca Farabi Devlet Hastanesi’ne ambulans ile anesteziyoloji uzmanı eşliğinde ve yeniden canlandırma işlemi uygulanarak sevk edildiği, eks duhul olarak getirildiği Darıca Farabi Devlet Hastanesi’nde pnömomediastineum ön tanısı ile acil olarak ameliyata alındığı, akciğerlerine tüp takıldığı, yabancı cismin çıkartıldığı, yapılan müdahalelere rağmen solunum ve dolaşımın geri dönmediği dikkate alındığında; yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle ölümde, çocuğun tedavisine katılan ... Tıp Merkezi, Darıca Farabi Devlet Hastanesi ve Özel Yüzyıl Hastanesi'nde görevli doktor ve yardımcı sağlık personelinin uygulamalarında herhangi bir tıbbi hata olmadığı, olayda ... Tıp Merkezi, Özel Yüzyıl Hastanesi ve Darıca Farabi Devlet Hastanesi İdarelerine atfedilebilecek tıbbi hata bulunmadığı" yönünde görüş bildirildiği,
Bölge İdare Mahkemesince; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen bilirkişi raporu, diğer yandan Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor ve Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca da bu rapor doğrultusunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar birlikte değerlendirildiğinde, davacıların yakının vefatında tedavisine katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, dolayısıyla ilgili sağlık çalışanlarına atfı-kabil kusur bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı(lar) yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı(lar) yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının tıbbi ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespitine yönelik olarak ilk derece mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişinin somut tıbbi verileri kullanarak, sahip olduğu tıbbi bilgilerden hareketle her türlü şüpheden uzak, nesnel bir sonuca varması ve buna göre de somut gerekçelerle kanaat bildirmesi gerekmekte olup; bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Buna ek olarak, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından, balon yutması üzerine Darıca Farabi Devlet Hastanesine getirilen yakınlarının, bu hastanede bronkoskopi tetkiki ve akciğer ameliyatı yapıldıktan sonra yoğun bakım takibi için sevk edilmesi gerektiği, belirtilen bu tıbbi işlemler yapılmaksızın sevk edilmesi nedeniyle tedavisi geciktirilerek ölümüne sebebiyet verildiği iddia edilmektedir.
Uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak yukarıda ayrıntılı bir şekilde aktarılmış olan Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 1. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı raporu ile Üçüncü Üst Kurulunun ... tarih ve ... karar numaralı raporu incelendiğinde; bu raporların, somut olay aktarımı sonrasında herhangi bir detaylı ve açıklayıcı değerlendirme içermeksizin davalı idarenin ve davalı idare personelinin kusuru bulunmadığı belirtildiğinden, hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bir başka deyişle, bu raporların, sadece somut olayın aktarımını içermesi ve detaylı herhangi bir tıbbi açıklamaya yer vermemesi, diğer taraftan davacıların iddialarını da karşılamaktan uzak olması nedeniyle, hukuken itibar edilebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olmadığı açıktır.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise, davacıların iddialarının karşılandığı, somut olaya ilişkin olarak detaylı ve yeterli açıklıkta tıbbi değerlendirmelerin yapıldığı görüldüğünden; anılan bu raporun, hukuken itibar edilebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, uyuşmazlığın, anılan bu bilirkişi raporuna göre hizmet kusuru yönünden hukuki bir değerlendirme yapılmak suretiyle çözüme kavuşturulması gerektiği kuşkusuzdur.
Hukuken itibar edilebilir ve hükme esas alınabilir nitelikteki bu bilirkişi raporunda, davacıların yakının yabancı cisim aspirasyonuna bağlı olarak oksijensiz kalmanın komplikasyonları sonucunda hayatını kaybettiği, Darıca Farabi Devlet Hastanesine ilk başvuruda bronkoskopi işlemi yapılmaması nedeniyle Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. ...'nun yabancı cisim aspirasyonuna yaklaşımında gecikmeye bağlı bir eksiklik olduğu ve bronkoskopik müdahalenin sevk işlemleri nedeniyle gecikmesinin davacıların yakının ölümünde rol oynayabileceği değerlendirmelerine yer verildiği göz önünde bulundurulduğunda; davalı idare elamanının, hayati önem taşıyan tıbbi işlemi geciktirmek suretiyle kusurlu davrandığı ve davalı idare elamanının belirtilen bu kusurlu eylemi neticesinde tezahür etmiş olan hizmet kusuru ile davacıların yakınının ölümü arasında uygun nedensellik bağının bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu haliyle, davacıların uğramış oldukları maddi ve manevi zararlarının, sağlık hizmetini kusurlu işletmek suretiyle davacıların yakının ölümüne sebebiyet veren davalı idareden tahsili gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/04/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.