İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2020/3614 · K. 2024/3232
- Esas No
- 2020/3614
- Karar No
- 2024/3232
- Karar Tarihi
- 28.05.2024
Karar Metni
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3614 E. , 2024/3232 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3614
Karar No : 2024/3232
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Atık Yönetim Birliği Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gelibolu Yarımadası Katı Atık Yönetim Birliği Başkanına yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararı çıkarılmasını konu alan Gelibolu Kaymakamlığının ... tarih ve E... sayılı yazısının mecliste görüşülerek 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'nun 16. maddesinin (b) bendine göre maaş ödemesinin uygun olduğuna, maaş ödenmesinin devamına, kamu zararı oluşmadığına bu sebeple kişi borcu hükmedilmesine gerek olmadığına dair verilen ... tarih ve ... sayılı Gelibolu Yarımadası Katı Atık Yönetim Birliği Meclis kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 5355 sayılı Kanun'un 16. maddesinde birlik personeli ve seçilmiş üyelerine ödenecek bütün giderlerin sayma yoluyla belirtildiği, seçilmiş üyelere maaş verileceğine ilişkin bir düzenleme yapılmadığı, ancak anılan Kanun'un 22. maddesinin son fıkrasında birlik başkanlarına, ödenecek huzur hakkının usul ve esaslarının açıkça düzenlendiği, bu durumda; 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'nda birlik başkanlarına maaş ödenebileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından birlik başkanına maaş ödemesinin uygun olduğu ve maaş ödemesinin devamına, kamu zararı oluşmadığı bu sebeple kişi borcu hükmedilmesine gerek olmadığı yönünde tesis edilen dava konusu birlik kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, kanunda maaş ödemesine dair herhangi bir hükme yer verilmemiş olması karşısında davalı Birlik tarafından birlik başkanının Birliğin seçilmiş bir organı olduğundan hareketle 5355 sayılı Kanun'un 16 maddesinin (b) fıkrası gereğince maaş alabileceğine ilişkin savunmasına da itibar edilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2020 yılı için temyiz sınırı 176.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Anayasanın ''Anayasa Mahkemesinin kararları'' başlığını taşıyan 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' kuralı yer almıştır.
5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanununun 22. maddesinin 2. fıkrasında, "Sayıştayın dış denetimine tabi olmayan mahalli idare birliklerinin, İçişler Bakanlığı, valiler veya kaymakamlarca mali denetimi sonucunda tespit edilen kamu zararı üzerine yapılan kişi borcu teklifleri, birlik meclisinde görüşülerek karara bağlanır. Bu kararın örneği, birlik merkezinin bulunduğu yerin valiliğine, ülke düzeyinde kurulan birlikler ile başkanı vali veya vali yardımcısı olan birliklerde ise İçişleri Bakanlığına gönderilir. Karara karşı, ülke düzeyinde kurulan birlikler ile başkanı vali veya vali yardımcısı olan birliklerde İçişleri Bakanlığı, diğerlerinde ise valiler veya hakkında kişi borcu çıkarılanlar on gün içinde idari yargıya başvurabilirler. İdari yargı kararı doğrultusunda işlem sonuçlandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, 13/10/2023 tarihli ve 32338 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararı ile anılan ibarenin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar (13/07/2024) İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresi yürürlükte olduğundan, uyuşmazlığın mevcut mevzuat uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Gelibolu Belediyesinin 2017 yılı hesap dönemine ilişkin Sayıştay Başkanlığınca yapılan denetimde, birlik başkanına huzur hakkı dışında maaş ödemesi adı altında ödemede bulunulduğunun tespit edildiği, durumun ve konusu itibariyle suç unsuru içerdiği değerlendirilen hususlar için denetim yapılmasının gerekli olduğunun ... tarih ve ... sayılı Sayıştay Başkanlığı yazısıyla Gelibolu Kaymakamlığına bildirildiği, konunun incelenmesi için Kaymakamlığın ... tarih ve E... sayılı yazıyla Çanakkale Valiliği aracılığıyla İçişleri Bakanlığından mülkiye müfettişi veya mahalli idare kontrolörü görevlendirilmesini istediği, bunun üzerine İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Kontrolörü tarafından yapılan ön inceleme neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda; birlik başkanına 5355 sayılı Kanun'un 16/b ve 22. maddelerine aykırı olarak 2015 yılında 2 ay, 2016 yılında 12 ay, 2017 yılında 12 ay ve 2018 yılında 5 ay olmak üzere toplam 156.317,78-TL huzur hakkı dışında maaş ödemesi adı altında ödemede bulunulduğunun saptandığı ve ön inceleme yapılan şahıslara ilişkin olarak soruşturma izni verilmesi gerektiği değerlendirmesinde bulunulduğu, Gelibolu Kaymakamlığınca 08/06/2018 tarih ve 1 sayılı karar ile soruşturma izni verilmesine karar verildiği, anılan karara karşı soruşturma izni verilen kişilerce İzmir Bölge İdare Mahkemesine yapılan itirazın ise reddedildiği, öte yandan Gelibolu Kaymakamlığının ... tarih ve E... sayılı yazısı ile Gelibolu Yarımadası Katı Atık Yönetimi Birliği Başkanı olarak 2015 yılı Kasım ayından, 2018 yılı Mayıs ayına kadar tutarların güncel faizi ile hesaplandığında 174.034,77 TL olduğu, bu tutarın birlik hesaplarına yatırılarak dekontunun Kaymakamlıklarına gönderilmesi hususunda gereğinin yapılmasının istenildiği, yapılan ödemenin 5355 sayılı Kanun'un 16/b maddesine uygun olduğu ve maaş ödemesinin devamı ile kamu zararı oluşmadığı ve kişi borcu doğmadığı yönünde alınan ... tarih ve ... sayılı kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, kamu zararının oluşmadığı, yapılan ödemelerin 5355 sayılı Kanunun 16/b maddesine uygun olduğu ve kişi borcuna hükmedilmesine yer olmadığına yönelik davalı Birlik Meclisince alınan kararın dayanağı, 5355 sayılı Kanununun 22/2. maddesi gereği Gelibolu Kaymakamlığının kamu zararına konu ettiği ve kişi borcu çıkarılmasına yönelik teklifi içeren ... tarih ve E... sayılı yazısı olup; söz konusu yazıda ise Birlik Başkanına maaş adı altında yapılan ödemelerin güncel faizi ile birlikte toplam tutarının 174.034,77 TL olarak belirlendiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu Birlik Meclis kararına konu kişi borcu çıkarılmasına ilişkin teklif tutarı ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin istinaf başvurusunun reddine yönelik kararın verildiği 2020 yılı için belirlenen temyiz sınırının (176.000,00-TL) altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 28/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.