Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/1778 · K. 2024/4685
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1778 E. , 2024/4685 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1778 Karar No : 2024/4685 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Danışmanlık A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, satın aldığı ... plakalı ... şasi numaralı ... marka aracın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyası kapsamında müsadere edildiğinden bahisle oluşan 875.616,00-TL'lik zararın, aracın müsadere edildiği tarihten itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda ... plakalı ... Şasi Nolu ... marka aracın önce ...'tan ... Gayrimenkul A.Ş.'ye devredildiği, peşinden aynı gün ... Gayrimenkul A.Ş'den ... Dış Ticaret Ltd. Şti'ye devredildiği, bir gün sonra 01/02.2017 tarihinde aracın ... Dış Ticaret Ltd. Şti'nden ... İnş. Sanayi Şti'ye devredildiği, son olarak 29/03/2017 tarihinde aracın ... İnş. San.Şti' üzerinden ... Gayrimenkul A.Ş'ye devrinin yapıldığı, davacı şirket tarafından ödemeninde 10 ve 26 Ocak tarihlerinde ... Dış Ticaret Ltd. Şti'ne yapıldığı, şirket üzerine söz konusu aracın ikinci tesciline ilişkin herhangi bir ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, şirketin greyy ithalat kapsamındaki aynı aracı 31/01/2017 ve 29/03/2017 tarihlerinde aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde basiretli bir tacir gibi davranmadığı ve iyiniyetli olmadığı, bu durumda basiretli bir tacir gibi davranmayan, iyiniyetli olmadığı kanaatine varılan ve son devire ilişkin herhangi bir ödeme belgesi ibraz edemeyen davacı şirketin söz konusu araca el konulmasından kaynaklı talep ettiği maddi tazminatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, banka ve özel finans kuruluşları aracılığıyla ödeme yapma mecburiyeti olmadığı, devletin tuttuğu kayıtlara güvendiği, şirket yetkilileri hakkında savcılıkça KVYO kararı verildiği, iyi niyetlerine halel getirecek bir durum olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, ... plakalı ... şasi numaralı ... marka aracın 29/03/2017 satın alındığı, söz konusu aracın yurt dışından kaçak yollarla getirildiğinden bahisle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma nolu dosyasından müsadere altına alındığı, aracın usul ve yasaya uygun olarak ve idareye duyulan güven neticesinde satın alındığı, resmi makamlar tarafından düzenlenen evraklara duyulan güvenin korunması gerektiği iddialarıyla 875.616,00-TL'lik zararın, aracın müsadere edildiği tarihten itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinde idarelerin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı karşılamakla yükümlü oldukları hüküm altına alınmıştır. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 19. maddesinin 1. fıkrasında; mülkî amirler, Gümrük Müsteşarlığı personeli ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı personelin, bu Kanunla yaptırım altına alınan fiilleri önleme, izleme ve araştırmakla yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir. Buna göre, eşyaların yurtdışından güvenli şekilde yurt içine sokulması Devletin görevi olup, bu görev Gümrük Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yerine getirilir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: ... plakalı ... şasi numaralı ... marka aracın, davacı şirketin de aralarında bulunduğu, kısa sürede çok kez gerçekleşen devir silsilesinden sonra en son 29/03/2017 tarihinde davacı şirket tarafından aracın tekrar satın alındığı, söz konusu aracın yurt dışından kaçak yollarla getirildiğinden bahisle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma nolu dosyasında araca el konulduğu, dosyada aracın müsadere edildiğine dair bir karar olmadığı, olayla ilgili ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davanın halen derdest olduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasın UYAP ortamında yapılan incelemesinde de söz konusu araca ilişkin alınmış bir müsadere kararının olmadığı anlaşılmaktadır. İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar, idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalma veya elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zarardır. Uyuşmazlıkta, tazminat olarak aracın satın alma değerinin talep edildiği göz önüne alındığında; el konulan aracın ancak müsadere edilmesi veya mülkiyetinin kamuya geçirilmesi halinde aracın davacının mülkiyetinden çıkacağı ve davacının mal varlığında bir azalma olacağı açıktır. Davaya konu araç ile ilgili olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın ise halen derdest olduğu ve araca ilişkin bir müsadere kararının olmadığı görülmektedir. Bu durumda, İdare Mahkemesince davacıya ait araç hakkında müsadere veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yönünde bir karar olup olmadığı araştırılarak ve davacının maddi zararının mevcut olup olmadığı tespit edilerek bir karar verilmesi gerekirken, zararın tam ve kesin olarak oluştuğu kabul edilerek verilen kararda hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 19/09/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyumuz ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.