Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/2078 · K. 2024/2887
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2078 E. , 2024/2887 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/2078 Karar No:2024/2887 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kooperatifi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı kooperatife, bayilik lisansı olmadan akaryakıt satışı yaptığından bahisle Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul)... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen 57.156,00-TL tutarındaki idari para cezasının, lehe düzenleme niteliğinde olduğu belirtilen 5015 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanunun 522. maddesi ile değişik 19. maddesi uyarınca yeniden gözden geçirilmesi ve oluşacak farkın kendilerine ödenmesi talebiyle yapılan ... ve ... tarihli başvurularının reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; davacı tarafından, lehe düzenleme çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak ceza miktarına ilişkin farkın tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine, söz konusu başvuruya ait dilekçenin, başvuru hakkında değerlendirme yaparak işlem tesis etmek üzere idari para cezasının tahsil işlemlerini gerçekleştiren yetkili idareye (ilgili vergi dairesine) gönderilmediği, davacı kooperatif tarafından da lehe düzenleme çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak ceza miktarına ilişkin farkın tarafına ödenmesi istemiyle doğrudan tahsil işlemlerini gerçekleştiren ilgili vergi dairesine herhangi bir başvuru yapılmadığı, dolayısıyla davacı kooperatifin talebinin davalı idarece Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilmesi karşısında yetkili kurumca tesis edilmiş herhangi bir işlemin bulunmadığı görüldüğünden, davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuru üzerine, konuyla ilgili bilgi ve belgeler dikkate alınmak suretiyle söz konusu başvuru hakkında değerlendirme yapılması amacıyla idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde başvuru dilekçesinin yetkili kuruma (ilgili vergi dairesine) intikal ettirilmesi ve yetkili kurum tarafından bir işlem tesis edilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir işlem yapılmayarak davacının talebinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, lisansı olmadığı halde bayilik faaliyetinde bulunması nedeniyle idari para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararının davacıya tebliğ edildiği, akabinde söz konusu Kurul kararının tahsili amacıyla ilgili vergi dairesine bildirimde bulunularak tahsilat sürecinin başlatıldığı, idari para cezasının uygulanması bakımından lehe kanun düzenlemelerinin Kurul tarafından dikkate alınması gerekmekle birlikte uygulanan idari para cezasına ilişkin tahsil işlemlerinin ilgili vergi dairesi tarafından yürütüldüğü, tahsil aşamasında yapılan yasal düzenlemenin Kurum tasarrufunda olmadığı, bu hususa ilişkin olarak tahsilat yapan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yetkili olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Lisansı olmadığı halde bayilik faaliyetinde bulunması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla davacı kooperatif hakkında 57.156,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, 5015 sayılı Kanun'da düzenlenen idari para cezaları bakımından 5728 sayılı Kanun'la değişiklik yapılması üzerine davacı kooperatif tarafından, idari para cezası miktarı bakımından lehe düzenleme yapıldığından bahisle anılan düzenlemenin tarafına uygulanması suretiyle para cezasının tahsil edilmesi talebiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun zımnen reddedilmesi üzerine açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla; (...) davacının, Kurul kararı ile tesis edilen idari para cezası miktarında lehe düzenleme ile ortaya çıkan indirim miktarının tespit edilerek tahsil dairesine bildirilmesine dair isteminin usulde paralellik ilkesi gereğince Kurulca değerlendirilmesi gerekirken, bu yönde bir işlem tesis edilmeden başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddedilmesine dair işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bunun üzerine davacı kooperatif tarafından, lehe düzenleme çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda ortaya çıkacak ceza miktarına ilişkin farkın tarafına ödenmesi istemiyle davalı idareye tekrar başvurulduğu, aktarılan süre sonrasında dava konusu Kurul kararı ile başvuruların Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle reddedildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Kurulun petrol piyasası ile ilgili görevleri" başlıklı 5/B maddesinin (h) bendinde, Petrol Piyasası Kanunu hükümlerine, çıkarılan yönetmelik hükümlerine, Kurul tarafından onaylanan tarife ve yönetmeliklere, lisans hüküm ve şartlarına ve Kurul kararlarına aykırı davranıldığı durumlarda, idari para cezası vermek ve lisansları iptal etmek Kurul'un yetkileri arasında sayılmıştır. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "idarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin fiilin işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ikinci fıkrasının (a) bendinde; "ağır kusur" hâlleri sayılarak sorumluları hakkında beşyüz milyar Türk Lirası idarî para cezası uygulanacağı; (b) bendinde, "birinci derece kusur" hâlleri sayılarak sorumluları hakkında ikiyüzmilyar Türk Lirası idarî para cezası uygulanacağı; dördüncü fıkrasında, bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı; son fıkrasında ise, idarî para cezalarının miktarlarının her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 19. maddesinde, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, lisans almaksızın hak konusu yapılan tesislerin yapımına veya işletimine başlanması ile bunlar üzerinde tasarruf hakkı doğuracak işlemlerin yapılması hâlinde ikiyüzellibin Türk Lirası idari para cezası verileceği, bayiler için yine cezanın beşte birinin uygulanacağı (ellibin Türk Lirası) kurala bağlanmıştır. Öte yandan, aynı Kanun'un 19. maddesinin dördüncü fıkrasında; "Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Süresinde ödenmeyen idari para cezaları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri gereğince tahsil edilmek üzere ilgili vergi dairesine gönderilir." kuralına yer verilmiştir. 31/3/2005 tarih ve 25772 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile; toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla, bir kısım ilke ve esaslar belirlenerek çeşitli kabahatler tanımlanmıştır. Kanunun 2. maddesinde, kabahat deyiminin; Kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulamasını öngördüğü haksızlık olarak anlaşıldığı belirtilmiş; 3. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin bütün idarî para cezaları hakkında uygulanacağı kuralı getirilmiş; 5. maddesinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler hakkında da uygulanacağı öngörülmüş; 17. maddesinin 7. fıkrasında da, "idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, davacı tarafından, lisansız faaliyet gösterdiğinden bahisle verilen idari para cezasının yeniden gözden geçirilerek 1/5 oranında uygulanması istenilmekte ise de, ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla para cezası verilirken, 2005 yılı için belirlenen para cezası miktarı olan 285.784,00-TL'nin 1/5'i hesaplanarak 57.156,00-TL para cezası verildiği, bu nedenle söz konusu para cezasının tekrar 1/5 oranında uygulanmasının mümkün olmadığı, diğer yandan idari para cezasına karşı açılan davanın reddedilerek kesinleşmesi üzerine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere davacının bağlı bulunduğu ilgili vergi dairesi müdürlüğüne gönderildiği, sonrasında ise para cezasının tahsilatının sağlandığı, idari para cezasının lehe olan değişikliğin tahsilat aşamasında vergi dairesince dikkate alınacağı ve bu miktar esas alınarak tahsilat yapılacağı bu bakımdan davacının lehine bir düzenleme varsa ve buna bağlı olarak iade/indirim yapılması gerekiyorsa bu işlemlerin ilgili vergi dairesince yapılması gerektiği göz önüne alındığında, davacının talebinin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 26/06/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.