İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/328 · K. 2024/3076
- Esas No
- 2021/328
- Karar No
- 2024/3076
- Karar Tarihi
- 13.06.2024
Karar Metni
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/328 E. , 2024/3076 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/328
Karar No : 2024/3076
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; denetimli serbestlik tedbirinin uygulamasındaki amaç kişinin iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması olsa da, "kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak" fiilini işlediği sabit olan (adli soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde de görüldüğü üzere) davacının, mesleğinin gerektirdiği hassasiyete aykırı bir tutum takındığı ve bahsi geçen fiillerin yüz kızartıcı nitelikte olduğu hususları birlikte ele alınarak, söz konusu fiillerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, denetimli serbestlik tedbiri ile kişinin topluma kazandırılması ve iyileştirilmesi amaçlarını barındırdığından, mahiyeti itibariyle bireysel menfaatlerin ön planda tutulduğu bir tedbir olmakla birlikte, infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının mesleğinin gerektirdiği hassasiyetin aksi davranışlarda bulunduğu, dolayısıyla söz konusu olayda bireysel menfaatlerin geri planda tutularak kamu menfaatlerinin üstün tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; denetimli serbestlikle iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması amaçlanan davacının, "kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak" fiili sabit olmakla birlikte, iyileştirilmesi ve topluma kazandırılması amacından uzaklaşılarak, fiil ile doğuracağı sonuç arasında adil bir denge gözetilmeksizin, söz konusu fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenmiş bulunan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan beraat etmiş olsa da, kararda uyuşturucu madde kullandığı tespitine yer verildiği, yine soruşturma kapsamında davacı tarafından uyuşturucu madde kullandığının kabul edildiği, üzerine atılı olan fiilin sübuta erdiği, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Danıştay Beşinci Dairesince Dairemize devredilen dosya, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Bayburt M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, 20/04/2016 tarihinde bulunduğu araçta, üstünde ve ikametgahında uyuşturucu madde bulunması üzerine hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlamasıyla yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, disiplin yönünden ise tanık beyanları, tahlil sonuçları, soruşturma raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı hakkında uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiiline karşılık geldiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının verildiği, temyizen incelenen davanın bu kararın iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanun'un anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan dava sonucunda yapılan ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının bu fiilleri işlediğine dair yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin kanıt bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Olayda; adli yargı süreci sonunda, davacı hakkında delil yetersizliğinden beraatine karar verilmiş ise de, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan hakkında işlem yapılan şahısların telefonundaki mesaj kayıtları, tanık beyanları, tahlil sonuçlarında uyuşturucu kullandığının tespitine ilişkin rapor ile soruşturma raporunun ve eklerinin incelenmesi sonucunda; davacının üzerine atılı suçun disiplin hukuku açısından sübuta erdiği anlaşıldığından, davacının fiiline uygun disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 13/06/2024 tarihinde, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı hukuka ve usule uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.