Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/4647 · K. 2024/4181
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4647 E. , 2024/4181 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4647 Karar No : 2024/4181 TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- .. 2-... 3- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... İlkokulu 3-İ sınıfı öğrencisi olan ...'in gözüne kalem batması neticesinde sol gözünde meydana gelen görme kaybı olayına ilişkin olarak davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu, sınıf öğretmeninin iki saat geçtikten sonra mağdur öğrenciyi evine gönderdiği, erken müdahale ihtimalinde görme kaybının hiç olmayacağı veya bu kadar yüksek olmayacağı, mağdurun sol göz görme yetisinin kaybolduğundan bahisle küçük ... için 10.000,00-TL maddi (ıslah sonrası 153.347,93-TL) ile 100.000,00-TL manevi tazminat, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 50.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 153.347,93-TL maddi ve 200.000,00-TL manevi zararın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... ili, ... ilçesi, ... İlkokulu 3-İ sınıfı öğrencisi olan davacı küçük ...in gözüne kalem batması ile gözünde meydana gelen görme kaybı sonucunda öğrencinin okul idaresinin gözetim ve denetiminde bulunması nedeniyle davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca zararı tazmin etmesi gerektiği anlaşıldığından davacıların toplam 153.347,93-TL tutarındaki maddi zararının tazmini gerektiği; olayın oluş biçimi, dosyadaki verilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde manevi tazminatın belirlenmesi hususu ile davacı küçüğün gözünde meydana gelen görme kaybında davalı idarenin kusursuz sorumluluk sonucu tazmin yükümlülüğü bulunduğu dikkate alındığında, uğranılan elem ve üzüntünün karşılığı olarak takdiren davacı ... için 35.000,00-TL, annesi ... için 15.000,00-TL, babası ... için 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin ise reddi gerektiği sonucuna varılmış olup; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların 153.347,93-TL tutarındaki maddi tazminat isteminin 10.000,00-TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 22/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 143.347,93-TL tutarındaki kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 25/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, davacı ... için 35.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplamda 65.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu olayda; davalı idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı, ayrıca kusuruz sorumluluk ilkesine göre de tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 332/1 maddesinde; Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği hüküm altına alınmıştır. Yargılama giderlerine hükmedilmesi kamu düzeninden olduğu ve re'sen incelenmesi gerekeceğinden, bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin aleyhe bozma yasağı kapsamı dışında olduğunun kabulü gerekmektedir. İstinaf isteminin reddine karar verilen İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında davalı idarenin harçtan muaf olması sebebiyle nisbi karar harcının tahsiline yer olmadığına dair karar verilmişse de, davalı idarenin harçtan muaf olmasının davacı olduğu davalarda söz konusu olduğu, oysa davalı olduğu davalarda haksız taraf olduğu durumlarda Mahkeme kararı sonrası yargılama harçlarının davalı idarece ödenmesi gerektiği tartışmasızdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2 nci maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 11 inci maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15 nci maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16 ncı maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21 inci maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28 inci maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanunun, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda, esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden (Binde 68,31) oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir. Aktarılan Kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç ve posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanacak nispi karar harcının ise tümüyle, haksız çıkan tarafa, başka bir deyişle davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararının hüküm fıkrasının "..hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,20-TL nispi karar harcının ile 25,50-TL tutarındaki harçlara ilişkin kısmının davalı idareden tahsili için 6100 sayılı Kanun'un 339. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına.." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 05/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.