İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/468 · K. 2024/2915
- Esas No
- 2021/468
- Karar No
- 2024/2915
- Karar Tarihi
- 06.06.2024
Karar Metni
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/468 E. , 2024/2915 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/468
Karar No : 2024/2915
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarede koruma ve güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının üzerine kayıtlı facebook hesabında yaptığı paylaşımlarla üzerine atılı disiplin suçunu işlediğinin sabit olduğu ve davacının usulüne uygun olarak yapıldığı anlaşılan disiplin soruşturması neticesinde eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına yönelik olarak tesis edildiği anlaşılan davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, Cumhurbaşkanına yönelik hakaret boyutundaki paylaşımlarının, disiplin yönünden, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-l maddesinde düzenlenen, ''Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek'' kapsamında kaldığı, bu doğrultuda hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda sübuta eren fiili nedeniyle ceza yargılamasında da ''Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu''ndan dolayı cezalandırılan ve hükmün açıklanması geri bırakılan davacının, anılan eylemi nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125/D-l maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekirken, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı idarede, koruma ve güvenlik görevlisi olarak görev yapan davacının, "Facebook" olarak isimlendirilen sosyal paylaşım sitesinde adına kayıtlı hesaptan memuriyet vakarı ile bağdaşmayan paylaşımlarda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine 24/03/2016 tarihinde soruşturmacı atanarak disiplin soruşturmasına başlanıldığ, 27/11/2017 tarihli soruşturma raporu hazırlanırken davacı ile iş arkadaşı olan şahısların ifadelerine başvurulduğu, bu ifadelerde paylaşımın yapıldığı sosyal medya hesabının davacıya ait olduğu beyanlarına yer verildiği, ayrıca davacının evindeki bilgisayar üzerinde yapılan incelemede bilgisayardan videonun paylaşıldığı hesaba erişimin olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) fıkrası gereğince "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelikte ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçunu davacının işlediğinin sabit görüldüğü yönünde anılan tarihli soruşturma raporunda; davacının, "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılması gerektiği teklif edildiği ve dava konusu işlemle davacının belirtilen madde gereğince Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle de temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 25. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğu, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimsenin, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağı, düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamayacağı ve suçlanamayacağı belirtilmiş, 26. maddesinde; herkesin, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu, bu hürriyetin resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsadığı vurgulandıktan sonra devamında, hürriyetin kullanılmasının hangi amaçlarla sınırlanabileceği hükme bağlanmış ve 90. maddesinin son fıkrasında ise; usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu, usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümlerinin esas alınacağı düzenlenmiştir.
İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) ''İfade özgürlüğü'' başlığını taşıyan 10. maddesinde; '' 1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamları tarafından müdahale olmaksızın ve ulusal sınırlar dikkate alınmaksızın, görüşlere sahip olma ve bilgi ve düşünceleri edinme ve bunları yayma özgürlüğünü içerecektir. Bu madde, Devletlerin, radyo televizyon ya da sinema işletmeciliğinin izne/ruhsata bağlanması isteminde bulunmalarını engellemeyecektir. 2. Bu özgürlüklerin kullanımı, ödevler ve sorumluluklar ile yürütüleceğinden, ulusal güvenliğin, ülke bütünlüğünün ya da kamu emniyetinin yararı, düzensizliğin ya da suçun önlenmesi için, sağlığın ya da ahlakın korunması için, başkalarının şöhret ve haklarının korunması için, gizli bilginin edinilerek açığa çıkmasının önlenmesi için, yahut yargılama organlarının yetki ve tarafsızlığının muhafaza edilmesi için, hukukun öngördüğü ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan türdeki formalitelere, koşullara, kayıtlamalara ya da cezalara tabi tutulabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise, "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa'da ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda, Devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve kanunlarına sadakatla bağlı oldukları, bulundukları ve ifa ettikleri kamu görevini devlete bağlılık, itibar ve güvenine uygun biçimde tarafsızlık yükümlülüğünü de gözeterek hizmet içinde ve dışındaki davranışlarıyla yerine getirecekleri; hiç bir şekilde "siyasi ve ideolojik" amaçlı beyanda ve eylemde bulunamayacakları düzenlemelerine yer verilmiştir.
Nitekim, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde, "siyasi ve ideolojik" amaçlı ya da bu tür eylemlerin işlenmesi ve suçun sabit olması hallerinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller alt bentler halinde açıkça düzenlenmiştir. Buna göre;
a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
c) Siyasi partiye girmek,
g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
l) (Ek: 01/02/2018-7070/61 md.) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak;
fiilleri, bu haller arasında sayılmıştır.
Dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgeler ile dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun incelenmesinden; davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu sosyal medya paylaşımlarının, nitelik ve ağırlığı itibarıyla 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde sayılan fiillerle benzer mahiyette olduğu ve maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer olan eylemlere de aynı cezanın verileceği" yolundaki düzenleme kapsamına girdiği sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre, davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu sosyal medya paylaşımlarının, 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde sayılan fiillerle benzer mahiyette olduğu ve maddenin dördüncü fıkrasında yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer olan eylemlere de aynı cezanın verileceği" yolundaki düzenleme kapsamında değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararının kaldırılması ve 657 sayılı Kanun'un 125/D-l maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yerine, anılan Kanunun 125. maddesinin E-g alt bendi uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarılması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/06/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.