İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/4803 · K. 2024/5564
- Esas No
- 2021/4803
- Karar No
- 2024/5564
- Karar Tarihi
- 16.10.2024
Karar Metni
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4803 E. , 2024/5564 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/4803
Karar No : 2024/5564
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kaymakamlığı (... İlçe Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Tekirdağ İli, Kapaklı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine ilişkin ... tarihli, ... sayılı, ... tarihli, ... sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi kararlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:..., sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, eş değer alan ayrılmadığı, teknik döküm ve hesaplamaların olmaması nedeniyle plan değişikliğinin teknik belirsizlikler barındırdığı, şehircilik ilkelerine, planlama esasları ve tekniklerine uygun hazırlanmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu plan değişiklikleri ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ve 1/5000 ölçekli planlardaki resmi kurum alanı(sağlık tesis alanı) olan işlevinin "ticaret alanı" olarak değiştirildiği, söz konusu plan değişikliklerinin gerekçesinin, Tekirdağ Valiliği Yatırım, İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca dava konusu parselde yapılması düşünülen sağlık tesisi yatırımının kentin başka bir bölgesine kaydırılması neticesinde dava konusu parselin ve yakın çevresinin yeniden ele alınması olduğu, bu gerekçe dikkate alındığında söz konusu parseldeki sağlık yatırımı için ihtiyaç kalmadığının anlaşıldığı, diğer yönlerden incelendiğinde ise bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtildiği üzere dava konusu plan değişikliklerinde üst ölçekli planlardaki gösterim ve plan kararlarının alt ölçekli planlarda uygulamaya esas teşkil edecek şekilde düzenlendiği ve plan hiyerarşisine uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından dava konusu plan değişikliklerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bilirkişi raporunun lehlerine olduğu, davaya konu taşınmazın daha önce yapılan parselasyon işlemi sırasında kendi taşınmazlarından kesilen düzenleme ortaklık payından üretildiği şimdi de gelinen noktada dava konusu imar planı değişiklikleriyle anılan taşınmazın satışa çıkarıldığı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu bu nedenle ve temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
... Büyükşehir Belediye Başkanlığının tarafından; sağlık tesisi yatırımının kentin bir başka bölgesine kaydırıldığı, taşınmazda kent ana merkezinde yoğunluğu azaltacak yapıda fonksiyonların yer alacağı aynı zamanda mevcut kentsel hizmetlerin planlandığı koridorun güçlendirileceği bir kentsel alt merkez ortaya çıkarmak amacıyla tesis edilen plan değişikliği işleminin hukuka ve planlama hiyerarşisine uygun olduğu ileri sürülerek temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
... Belediye Başkanlığı tarafından; dava konusu imar planı değişikliği öncesinde sağlık tesis alanı olarak belirlenen yer ile ilgili projede yer değişikliğine gidilmesi üzerine ticaret alanı olarak ayrılmasının bölgenin ihtiyacı sonucu olduğu, plan değişikliğinin 3194 sayılı İmar Kanunu'na, ilgili yönetmeliklere ve şehircilik esaslarına uygun olduğu ileri sürülerek temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 101. maddesi uyarınca Hazine malları konusunda genel yetkili kuruluş Milli Emlak Genel Müdürlüğü olup anılan Genel Müdürlük aynı Kararnamenin 99. maddesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının hizmet birimleri arasında sayıldığından ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca, davacı Maliye Hazinesi yerine, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ilçe teşkilatı olan Çerkezköy Kaymakamlığı'nın davacı olarak alınması suretiyle, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tekirdağ İli, Kapaklı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda ... tarihli, ... sayılı, ... tarihli, ... sayılı Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi kararları doğrultusunda 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapılan değişiklikle anılan taşınmazın sağlık tesis alanı olan fonksiyonunun ticaret alanı olarak değiştirildiği, anılan değişikliğin 01.06.2018-02.07.2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, daha sonra ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararı ile parselasyon işlemi tesis edilmek suretiyle anılan taşınmazın ... sayılı (18 adet) parsel olarak tapuda tescil edildiği, 06.11.2018 tarihinde anılan taşınmazların satışı amacıyla ihale yapıldığı, davacı tarafından yapılan başvuruya 07.12.2018 tarihinde verilen cevap sonrası 29.01.2019 tarihinde anılan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükteki şekliyle 5. maddesinde; "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Günümüzde plansız ve aşırı kentleşme olgusu sağlıklı kentleşmenin önündeki en ciddi engel olduğundan kentsel gelişmenin yönlendirilmesinde imar planlaması ile yön, şekil ve büyüklükle ilgili belirlemeler yapılması zorunludur. Kentsel planlama sürecinde zorlayıcı, kısıtlayıcı ve yönlendirici kararların tümü birden rol oynar. Çağdaş bir kentin oluşturulması ve yaşatılması için aşırı yapılaşmanın etkisinden korunmuş kent estetiği ve kentleşme kalitesini yükseltici alanların oluşturulması zorunludur.
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
İmar planları, durağan, değişmeyen, statik belgeler değillerdir. İmar planlarının hazırlanmasında planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin, öngörülenden daha hızlı bir biçimde değişmesi mevcut imar planlarının bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara da bu değişimin yansıtılması gerekmektedir. Bu değişimin imar planlarına yansıtılması bakımından mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçlar geliştirilmiştir. Başka bir ifadeyle, bu düzenlemeler, imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişikliklere gidilebileceği, planlama sürecinin dinamik yapısının kaçınılmaz bir sonucudur.
Öte yandan, kentleşmenin hızlı bir biçimde gerçekleştiği ve kentsel alandaki yapılaşma baskılarının ciddi oranda arttığı ülkemizde imar planlarının öngörüsünün üzerinde yeni koşulların oluşması halinde belli öngörülere göre hazırlanmış yürürlükteki imar planlarının, üst ölçekten en alt ölçeğe kadar yenilenmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, sadece plan kapsamına alınan belirli bir yerin plan içindeki durumu incelenerek sonuca varılamayacağı, planlanan alanın özel niteliklerinin yanı sıra planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin koşulları, taşınmazın bulunduğu bölgenin genel özellikleri, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmazın resmi kurum(sağlık tesisi) alanından ticaret alanına dönüştürülmesine yönelik dava konusu imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açıldığı görülmekte olan davada, idare mahkemesince; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor da göz önünde bulundurulmak suretiyle, eş değer alan ayrılmadığı, teknik döküm ve hesaplamaların olmaması nedeniyle imar planı değişikliğinin teknik belirsizlikler barındırdığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf incelemesi sonucu idari dava dairesince, sağlık tesisi yatırımının kentin başka bir bölgesine kaydırılması nedeniyle söz konusu parseldeki sağlık yatırımına ihtiyaç kalmadığı ve işlemin plan hiyerarşisine uygun olarak hazırlandığı gerekçeleriyle anılan mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu kararda, davaya konu taşınmazdan kaldırılan sağlık tesisi alanının ve yerine getirilen ticaret alanı kullanımının plan geneline, planlama alanı ile etki alanına şehircilik ilkeleri gibi yönlerden olumlu ve olumsuz etkilerinin yeterince irdelenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeni oluşturulacak bir bilirkişi heyeti marifetiyle, dava konusu imar planlarında ayrılan sağlık tesisi alanlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirlenen standartlara uygun olup olmadığı, planlama alanı ve etki alanında sağlık tesisi alanına ihtiyaç bulunup bulunmadığı, mevcut ticaret alanlarının yeterli olup olmadığı, plan genelinde ve plan değişikliğine konu alanda yeni bir ticari alana ihtiyaç bulunup bulunmadığı, davaya konu taşınmazın, davaya konu bölgenin, alan, konum, nüfus, trafik v.s gibi yönlerden ticari alan olarak belirlenmesinin uygun olup olmadığı, üst ölçekli planlara uygunluk gibi açılardan değerlendirilmek suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.