İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2021/5180 · K. 2024/2339
- Esas No
- 2021/5180
- Karar No
- 2024/2339
- Karar Tarihi
- 22.05.2024
Karar Metni
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5180 E. , 2024/2339 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/5180
Karar No : 2024/2339
DAVACI : ... İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (Kurum) 27/09/2021 tarih ve 61055 sayılı işlemi ile bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) 20/09/2021 tarih ve 2021/UK-ETD/292 sayılı kararı ve anılan Kurul kararının değiştirilmesi talebiyle davacı şirket tarafından yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin birbirleriyle imzalayacakları erişim sözleşmelerinin koşullarını serbestçe müzakere etmelerinin esas olduğu, davalı idarece sözleşmelere müdahale yetkisinin aşıldığı ve bu yetkinin amacına aykırı olarak kullanıldığı, serbest müzakere hakkını ortadan kaldıran ve Anayasa'da hüküm altına alınan sözleşme özgürlüğüne de aykırı olan dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu, davalı idarenin taraflar arasında sözleşme hukuku çerçevesinde ele alınması gerektiğini düşündüğü hususlar bakımından uzlaştırma prosedürünün işletilmediği ya da taraflara müzakereler için süre verildiği, dava konusu Kurul kararı ile tam aksi bir tutum sergilenerek, taraflar arasındaki sözleşmeye müdahale edilmesinin kabul edilemeyeceği, ... İletişim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş. (...) ile imzalanan sözleşmede mevzuatta ve Referans Erişim Teklifleri'nde dava konusu Kurul kararına konu hizmet ve/veya bu hizmet karşılığında bir ücret ödenmesine dair bir kural bulunmadığı, davalı idarenin aksi yöndeki kararının idarenin çelişmezliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, ...'i şebekesinde ağırlayan işletmeci olan, yani ...'e çağrı sonlandırma hizmetini bizzat vermekte olan şirketlerinden bu hizmet karşılığında ücret talep edilmesinın hukuka aykırı olduğu, dava konusu Kurul kararının 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 18. maddesi ile Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 18. maddesine aykırı olduğu, uzlaştırma prosedürünün işletilmesi koşullarının oluşmamasına rağmen ...'in kötü niyetli yaklaşımının korunduğu, ...'in uzlaştırma talebine gerekçe olarak gösterdiği hususların gerçeği yansıtmadığı, davalı idarenin ...'in uzlaştırma talebini kabul etmesinin ...'in katlanması gereken maliyetlerin kendilerine yüklenmesi anlamını taşıdığı, bir an için ağırlayan işletmeci tarafından, şebekesinden hizmet alan Sabit Mobil Şebeke Hizmeti (SMŞH) işletmecisine çağrı sonlandırma ücreti ödeneceği düşünülse ve davalı idarenin somut olay kapsamında uzlaştırma prosedürü işletebileceği varsayıldığında dahi, dava konusu Kurul kararında belirlenen ücretin hem eksik ve hatalı bir değerlendirme ürünü olması hem de uluslararası uygulamalara aykırı olması nedeniyle hukuka aykırı olduğu, dava konusu uzlaştırma kararı ile belirlenen ücretlerin nasıl tespit edildiğinin dava konusu Kurul kararından anlaşılamadığı, bir an için ağırlayan işletmeci tarafından, şebekesinden hizmet alan SMŞH işletmecisine çağrı sonlandırma ücreti ödeneceği düşünülse dahi, bu bedelin ağırlayan işletmecinin kendi çağrı sonlandırma ücretini aşacak şekilde belirlenmiş olmasının davalı idarenin yapacağı düzenlemelerde gözetmekle yükümlü olduğu uluslararası uygulamalara aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Uzlaştırma sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı, AB ülkelerinin aksine SMŞH işletmecilerinin ülkemizde henüz hizmete başlamadığı ve pazara yeni girecek işletmecinin desteklenmesine ilişkin 2009/396/EC sayılı Avrupa Birliği Komisyonu Tavsiye Kararı göz önünde bulundurulduğunda SMŞH işletmecileri için belirlenecek çağrı sonlandırma ücretlerinin geçiş döneminde hâlihazırda pazarda en yüksek sonlandırma ücreti olan TT Mobil'in sonlandırma ücreti dikkate alınarak belirlenmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, nitekim ...'in 5809 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca kendisine pazar analizleri ile getirilen bir maliyet esaslı tarife belirleme yükümlülüğü bulunmadığı, dolayısıyla pazardaki en yüksek çağrı sonlandırma ücretinin üzerinde bir ücretin SMŞH'nin çağrı sonlandırma ücreti olarak belirlenebileceği ve mobil şebeke işletmecileri arasındaki asimetrinin 01/01/2024 tarihinde kalkacağı göz önünde bulundurularak 3 yıllık kademeli bir geçiş ile (glide-path) SMŞH'ler için belirlenecek ücretin kademeli bir şekilde düşürülerek mobil şebeke işletmecilerinin çağrı sonlandırma ücretleri ile eşitlenebileceği, böylece SMŞH işletmecileri ile mobil şebeke işletmecileri arasında meydana gelecek asimetrinin de kaldırılabileceğinin değerlendirildiği ve dava konusu Kurul Kararı tesis edilerek SMŞH çağrı sonlandırma ücretinin belirlendiği, 26/08/2009 tarih ve 2009/DK-07/440 sayılı Kurul kararı ile Sabit Telefon Hizmeti (STH) işletmecilerinden çağrı sonlandırma hizmeti alacak işletmecilere STH işletmecileri tarafından sunulan çağrı sonlandırma hizmetine karşılık olarak; konuya ilişkin yapılan müzakerelerden bir sonuç alınamaması hâlinde uygulanacak STH işletmecilerinin şebekelerinde çağrı sonlandırma ücreti vergiler hariç 3,20 kr/dk olarak belirlenmesine karar verildiği, söz konusu kararın mahiyeti itibarıyla, muhtemel bir şekilde STH iştetmecileri tarafından uzlaştırma prosedürüne başvurulması hâlinde 5809 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca Kurum tarafından verilecek kararın daha önceden ilan edilmesi olduğu, benzer bir yaklaşımın SMŞH işletmecileri için de kullanılarak ... başvurusu üzerine dava konusu Kurul kararı ile ... dâhil SMŞH işletmecilerinin çağrı sonlardırma ücretleri ile ilgili uygulandığı, davacı Şirket tarafından 18.11.2021 tarihli ve CAK/5950150 sayılı başvurusunun Kurul'un 14/12/2021 tarih ve 2021/İK-ETD/392 sayılı kararı ile reddedildiği, zımni ret işleminin bulunmadığı, elektronik haberleşme sektöründe uzlaştırma sürecinin işletilmesinin çalışma ve sözleşme hürriyetine getirilen bir sınırlama olduğu, dava konusu idari işlemde uzlaştırma süreci yürütülürken gerekli olan tüm şartların incelendiği ve uzlaştırma talebine konu olayda uzlaştırma şartlarının sağlandığının görüldüğü, dolayısıyla davalı idarenin uzlaştırma yetkisini aşmadığı, dava konusu işlemin idarenin çelişmezliği ilkesine aykırı olmadığı, ...'in "SMSH Tip-3 modeli" ile piyasaya gireceği, SMŞH işletmecileri aldıkları erişim hizmeti ile davacı şirketin baz istasyonlarını kullansa da bu durumun kendi şebekelerinin olmadığı anlamına gelmediği, SMŞH işletmecisinde sonlanan çağrılar için de SMŞH işletmecisine bir ücret ödenmesinin zorunlu olduğu, mobil çağrı sonlandırma pazarında asimetrinin kalkacağı 01/01/2025-4 tarihinde davacının çağrı sonlandırma ücreti ile ...'in çağrı sonlandırma ücreti eşitleneceğinden davacının talebinin fiili olarak söz konusu tarihte gerçekleşmesinin beklenildiği, ancak 01/01/2024 tarihine kadar olan dönemde mobil çağrı sonlandırma pazarında uygulanan asimetrik çağrı sonladırma ücretlerinin ... için de eşitlik ilkesi gereği geçerli olmasının gerektiği, SMŞH'nin 2005 yılından beri düzenlenmesi ve hâlihazırda birçok işletmecinin SMŞH yetkilendirmesi bulunmasına rağmen, çift hazine payı vergilendirmesi ile birlikte diğer rekabet sorunları nedeniyle faaliyete geçen SMŞH işletmecisinin bulunmadığı, dolayısıyla SMŞH işletmecilerinin pazara girişindeki tek engelin çifte hazine payı yükümlülüğünün olmadığı, SMŞH'nin ülkemizde henüz sunulmuyor olması ve pazara yeni girecek işletmecinin desteklenmesine ilişkin AB tavsiye kararı göz önünde bulundurularak SMŞH işletmecileri için belirlenecek çağrı sonlandırma ücretlerinin geçiş döneminde hâlihazırda pazarda en yüksek sonlandırma ücreti olan TT Mobil sonlandırma ücretinin üzerinde belirlenmesinin uygun olacağı, SMŞH'lerin tamamı için (Tip-1, Tip-2 ve Tip-3) 01/01/2024 tarihine kadar asimetrik sonlandırma ücretini düzenlenmiş olsa da SMŞH işletmecilerinin mobil şebeke işletmecilerinden alacağı hizmetin türüne göre mobil şebeke işletmecilerine iç ilişkiden kaynaklanan erişim ücretlerini farklı ödemesinin söz konusu olabileceği, başka bir ifade ile Tip-1 ve Tip-2 SMŞH için ağırlayan işletmeci olarak davacı şirkete ödenecek şebeke kullanım ücretlerinin farklılaşabileceği, hizmet modelinin maliyetler üzerindeki farklılığının sonlandırma ücreti üzerinde değil, erişim ücreti üzerinden uygulanması gerekeceği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : İşletmeciler arasında herhangi bir uzlaşmazlık çıkmadan Kurul tarafından tüm işletmecileri kapsayacak şekilde ücret belirlenmesinin uzlaşma müessesesi ile bağdaşmadığı, tarafların kendi aralarında belirleyecekleri çağrı sonlandırma ücretleri ile ilgili yaşadıkları anlaşmazlık noktalarını inceleyip değerlendirmeden, ücretin adeta tarife anlayışıyla belirlendiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, ilerleyen yıllara özgü ücret belirlenmesinin de uzlaşma müessesesi ile bağdaştığının söylenemeyeceği, işletmecilere ait değişkenler ve uzlaşmazlık noktaları incelenmeden peşin olarak ücretin belirlendiği yıllarda değişen koşullar nedeniyle ücretin güncellenmesi ihtiyacı ortaya çıktığında "serbest müzakere" sürecini gözardı ederek sekteye uğratacağı kuşkusuzdur.
Nitekim uyuşmazlık konusu edilen karara dayanak alınan itiraz incelendiğinde, öncelikli uyuşmazlık konusunun çağrı sonlandırma ücretinin tutarı olmadığı, SMŞH sunan işletmelere ait bir telefon numarasının ağırlayan şirkete ait bir telefon abonesi tarafından aranıldığı takdirde çağrı sonlandırma ücreti alınıp alınamayacağına ilişkin olduğu, davalı kurum tarafından bu konu çözüme kavuşturularak uzlaşmazlık giderildikten sonra ücret belirlemenin taraflara bırakılması, bu hususta yeni bir uyuşmazlık çıkması halinde bu kez ücrete ilişkin karar alınması gerekirken, taraflar arasında hiçbir şekilde müzakere edilmemiş bir konuda doğrudan karar alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (Kurum) 27/09/2021 tarih ve 61055 sayılı işlemi ile bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (Kurul) 20/09/2021 tarih ve 2021/UK-ETD/292 sayılı kararı ve anılan Kurul kararının değiştirilmesi istemiyle davacı şirket tarafından yapılan 18/11/2021 tarih ve CAK/5950150 sayılı başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4. maddesinde, her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesinin, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesinin Devletin yetki ve sorumluluğu altında olduğuna işaret edilmiş ve ilgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde göz önüne alınacak ilkeler sayılmıştır.
Aynı Yasanın "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır: ...
d) Bu Kanun çerçevesinde gerektiğinde işletmeciler arasında uzlaştırma prosedürünü işletmek, uzlaşma sağlanamadığı takdirde ilgili taraflar arasında aksi kararlaştırılıncaya kadar geçerli olmak üzere gerekli tedbirleri almak.
...
j) Kullanıcılara ve erişim kapsamında diğer işletmecilere uygulanacak tarifelere, sözleşme hükümlerine, teknik hususlara ve görev alanına giren diğer konulara ilişkin genel kriterler ile uygulama usul ve esaslarını belirlemek, tarifeleri onaylamak, tarifelerin denetlenmesine ilişkin düzenlemeleri yapmak.
...
t) Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da dâhil erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti kısıtlayan, mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak...";
"Erişim anlaşmaları ve uzlaşmazlıkların çözümü" başlıklı 18. maddesinde, "(1) Erişim anlaşmaları taraflar arasında ilgili mevzuata ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla serbestçe müzakere edilerek imzalanır. Taraflar arasında erişim talebinden itibaren azami iki ay içerisinde anlaşma tesis edilememesi veya mevcut erişim sözleşmesinde bu Kanun kapsamında herhangi bir anlaşmazlık vuku bulması hâlinde Kurum, taraflardan herhangi birinin başvurusu üzerine, belirleyeceği esaslar çerçevesinde taraflar arasında uzlaştırma prosedürü işletmeye ve/veya geçici ücretin belirlenmesi de dâhil olmak üzere, kamu menfaati açısından gerekli gördüğü diğer tedbirleri almaya veya uzlaştırma talebini reddetmeye yetkilidir. (2) Kurum, uzlaştırma sürecinde tarafların anlaşamaması hâlinde, erişim anlaşmasının anlaşmazlık konusu olan hüküm, koşul ve ücretlerini, belirlenen istisnai hâller hariç olmak üzere iki ay içerisinde belirlemeye yetkilidir. Belirlenen hüküm, koşul ve ücretlerin işletmeciler tarafından, mevzuat ve Kurum düzenlemeleri çerçevesinde aksi kararlaştırılıncaya kadar uygulanmasına devam olunur.
(3) Erişim anlaşmaları imzalanmasını müteakip Kuruma sunulur. Kurum ilgili mevzuata ve Kurum düzenlemelerine aykırılık hâllerinde işletmecilerden anlaşmalarda değişiklik yapılmasını ister. İşletmeciler Kurumun değişiklik isteğini yerine getirmekle yükümlüdür.
(4) Erişim anlaşmaları, ticarî sırlar dışında alenîdir.
(5)Bu maddenin uygulanma usul ve esasları Kurum tarafından belirlenir." kuralları yer almıştır.
Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 5. maddesinde, bu Yönetmeliğin uygulanmasında göz önüne alınacak temel ilkeler sayılmış, "Arabağlantı" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Kurum, bir işletmecinin arabağlantıya izin vermemesinin veya aynı sonucu doğuracak şekilde makul olmayan süre ve şartlar ileri sürmesinin, rekabet ortamının oluşumunu engellediğine veya ortaya çıkacak durumun son kullanıcıların aleyhine olduğuna karar vermesi hâlinde, söz konusu işletmeciyi arabağlantı yükümlüsü olarak belirleyebilir.
(2) Tüm işletmeciler, talep gelmesi hâlinde birbirleriyle arabağlantı müzakerelerinde bulunmakla yükümlüdürler. Tarafların anlaşamamaları hâlinde Kurum, işletmecilere arabağlantı sağlama yükümlülüğü getirebilir.
(3) Arabağlantı, teknik ve ekonomik olarak uygun olacağı kanıtlanabilen ve Kurum tarafından uygun görülen herhangi bir arabağlantı noktasından temin edilir. İşletmeci, bunların haricinde bir noktadan arabağlantı talep etmesi hâlinde, temin edilecek noktanın maliyetini üstlenir.
(4) Kurum, 8'inci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ilgili işletmecinin talebi üzerine, arabağlantının teknik ve ticari alternatiflerinin bulunduğu veya arabağlantıyı sağlamak için gerekli kaynakların bulunmadığı gerekçeleriyle arabağlantı yükümlülüğünün sınırlandırılmasına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğin "Uzlaşmazlıkların çözümü" başlıklı 18. maddesinde ise "(1) İlgili işletmeciler arasında, yeni bir erişim talebinden itibaren azami iki ay içerisinde anlaşma tesis edilememesi veya mevcut erişim sözleşmesinde bu Yönetmelik kapsamında herhangi bir anlaşmazlık vuku bulması hâlinde taraflardan herhangi biri Kurumdan uzlaştırma prosedürünün işletilmesini talep edebilir.
...
(5) Kurum, söz konusu bilgi ve belgelerin alındığı tarihten itibaren otuz gün içinde, işletmecilere ilgili mevzuat kapsamında getirilen yükümlülükleri, Kurum tarafından aynı veya benzer hususlarda yapılan düzenlemeleri, talep konusu hizmetin ekonomik ve teknik açıdan alternatiflerinin varlığı ve bu maddede öngörülen uzlaştırma prosedürü dışındaki müzakere, arabuluculuk da dâhil tarafların başvurabileceği uyuşmazlık çözüm yollarının mevcut uzlaşmazlığı daha etkin bir şekilde giderme olasılığı gibi hususları dikkate alarak uzlaştırma talebini kabul edip etmeyeceğine karar verir. Talebin reddedilmesi durumunda ilgili işletmecilere bildirimde bulunulur. Kurum, uzlaştırma talebini kabul etmesi hâlinde ilgili işletmecileri uzlaştırma toplantısına davet eder. Uzlaşmazlık konularının söz konusu toplantıda tutanak altına alınması ile uzlaştırma süreci başlatılır.
(6) Kurum, uzlaştırma sürecinde tarafların anlaşamaması hâlinde, taraflarca sunulan bilgi ve belgeleri 5'inci maddede belirtilen ilkeler doğrultusunda nitelik ve nicelik itibarıyla değerlendirerek erişim anlaşmasının anlaşmazlık konusu olan hüküm, koşul ve ücretlerini uzlaştırma sürecinin başladığı tarihten itibaren iki ay içerisinde belirlemeye yetkilidir. Ancak, uzlaştırma talebinin daha önce sunulmayan bir hizmete ilişkin olması, talebin içeriğinin kapsamlı bir çalışma ve bilgi toplama süreci gerektirmesi ve Kurumun gerekli gördüğü diğer istisnai hâllerde bu süre en fazla iki ay daha uzatılabilir.
...
(10) Müteakip Kurum düzenlemeleri aksini gerektirmedikçe veya ilgili mevzuat çerçevesinde işletmecilerin mutabakatıyla aksi kararlaştırılmadıkça, Kurumun belirlediği hüküm, koşul ve ücretlerin uygulanmasına devam olunur.
" kurallarına yer verilmiştir.
5809 sayılı Kanun ile uzlaştırma prosedürüne ilişkin olarak belirli hâllerde Kurul'a yetki verildiği, bu yetki kapsamında davacı şirket ile ... şirketi arasında uzlaştırma konusuna ilişkin müzakerelerden sonuç alınamaması üzerine dava konusu Kurul kararının 1. maddesi ile ... tarafından sunulan çağrı sonlandırma hizmeti ücretlerinin belirlendiği, yine bu yetki kapsamında uzlaştırma konusuna ilişkin müzakerelerden sonuç alınamaması hâline yönelik olarak dava konusu Kurul kararının 2. maddesinin tesis edildiği, dava konusu Kurul kararının 2. maddesinin söz konusu işletmecilerin uzlaştırma süreçlerine başvurmadan doğrudan uygulayabileceği bir düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı, bu kapsamda 5809 sayılı Kanun'da belirtilen süreçlere uygun olarak düzenlendiği anlaşılan dava konusu kurul kararında üst normlara aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, davacı iddialarının dava konusu işlemlerin iptalini gerektirir nitelik taşımadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'in, "dava konusu Kurul kararının iki işletmecinin arasında gerçekleşen/gerçekleşecek olan uzlaştırma prosedürüne ilişkin olduğundan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerine karşı açılan davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği dikkate alındığında, Danıştay'ın ilk derece sıfatıyla bakacağı işlemlerden olmadığı anlaşılan davanın görev yönünden reddi gerektiği" yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşı; dava konusu Kurul kararının 2. maddesinin SMŞH işletmecilerinin tamamını ilgilendiren genel düzenleyici mahiyette olduğu anlaşıldığından davaya Danıştay'ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakabileceğine oyçokluğu ile karar verilerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
... İletişim ve Bilgi Teknolojileri A.Ş. (...)'nin 29/03/2021 tarih ve ....BTK.2021.195 sayılı, 01/06/2021 tarih ve ....BTK.2021.292 sayılı ile 08/06/2021 tarih ve ....BTK 2021.306 sayılı yazılarıyla davalı idareye yapılan başvurularda özetle, mobil şebeke işletmecileri şebekelerinden başlayarak ... mobil numaralarında sonlandırılacak çağrılar için sonlandırma ücretlerinin belirlenmesi amacıyla mobil şebeke işletmecileri ile toplantılar yapıldığı, ancak söz konusu sonlandırma ücretleri hususunda uzlaşılamadığı belirtilerek Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 18. maddesi gereği uzlaştırma talebinde bulunulmuştur.
Anılan başvurulara ilişkin olarak davalı idarece taraflar arasında uzlaştırma süreçleri işletilmiştir.
Dava konusu 20/09/2021 tarih ve 2021/UK-ETD/292 sayılı Kurul kararı ile, ...'in uzlaştırma taleplerine ilişkin mobil şebeke işletmecilerinin Kuruma gönderdiği yazılar, uzlaştırma toplantılarında ileri sürülen görüşler, ilgili mevzuat ve Kurum düzenlemeleri kapsamında yapılan incelenmeler sonucunda, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4, 6, 15 ve 18. maddelerine, Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 5, 6, 9 ve 18. maddelerine ve ilgili diğer mevzuata istinaden,
1. Mobil şebeke işletmecilerine ... tarafından sunulan çağrı sonlandırma hizmeti için; Ek'te yer alan ücretlerin uygulanması,
2. Sanal Mobil Şebeke Hizmeti (SMŞH) işletmecilerinin şebekelerinde sonlandırılmak üzere bu işletmecilerden çağrı sonlandırma hizmeti alacak işletmecilere SMŞH işletmecileri tarafından sunulan çağrı sonlandırma hizmetine karşılık olarak; konuya ilişkin yapılan müzakerelerden sonuç alınamaması hâlinde, anlaşmazlığın vuku bulduğu tarihten itibaren geçerli olmak üzere Ek'te yer alan ücretlerin SMŞH işletmecilerinin şebekelerinde çağrı sonlandırma ücretleri olarak belirlenmesi" hususlarına karar verilmiştir.
Davacı şirket tarafından 18/11/2021 tarih ve CAK/5950150 sayılı başvuru dilekçesi ile; 2021/UK-ETD/292 sayılı Kurul kararının 1. maddesinin ağırlayan işletmeci konumundaki davacı şirketi istisna tutacak şekilde ve anılan Kurul kararının 2. maddesinin ağırlayan işletmecileri hariç tutacak şekilde değiştirilmesine karar verilmesi, bu talepler yerinde görülmediği takdirde, anılan Kurul kararı ile belirlenen ücretlerin, ...'i şebekesinde ağırlayan işletmeci konumundaki davacı şirket tarafından uygulanan ücretleri aşmayacak şekilde belirlenmek suretiyle değiştirilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Bu başvurunun cevap verilmemek suretiyle (zımnen) reddi üzerine, 20/09/2021 tarih ve 2021/UK-ETD/292 sayılı Kurul kararının ve anılan Kurul kararının değiştirilmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır. İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:
a) Serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması.
b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi.
...
ç) Herkesin, makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi.
d) Aksini gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması hâlleri dışında, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması.
e) Bu Kanunda aksi belirtilmedikçe ya da objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenilirlik, verimlilik, açıklık, şeffaflık ve kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi.
...
ı) Bu Kanunda, ilgili mevzuatta ve yetkilendirmelerde açıkça belirlenen durumlar haricinde, işletmecilerin, arabağlantı da dâhil olmak üzere erişim ücretleri ile hat ve devre kiralarını da kapsayacak biçimde, elektronik haberleşme hizmeti sunulması karşılığı alacakları ücretleri serbestçe belirlemesi.
...
j) Elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulmasında ve bu hususlarda yapılacak düzenlemelerde tarafsızlığın sağlanması...";
"Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinde, "(1) Kurumun görev ve yetkileri şunlardır: ...
d) Bu Kanun çerçevesinde gerektiğinde işletmeciler arasında uzlaştırma prosedürünü işletmek, uzlaşma sağlanamadığı takdirde ilgili taraflar arasında aksi kararlaştırılıncaya kadar geçerli olmak üzere gerekli tedbirleri almak.
...
j) Kullanıcılara ve erişim kapsamında diğer işletmecilere uygulanacak tarifelere, sözleşme hükümlerine, teknik hususlara ve görev alanına giren diğer konulara ilişkin genel kriterler ile uygulama usul ve esaslarını belirlemek, tarifeleri onaylamak, tarifelerin denetlenmesine ilişkin düzenlemeleri yapmak.
...
t) Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da dâhil erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti kısıtlayan, mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak...";
"Erişim anlaşmaları ve uzlaşmazlıkların çözümü" başlıklı 18. maddesinde, "(1) Erişim anlaşmaları taraflar arasında ilgili mevzuata ve Kurum düzenlemelerine aykırı olmamak kaydıyla serbestçe müzakere edilerek imzalanır. Taraflar arasında erişim talebinden itibaren azami iki ay içerisinde anlaşma tesis edilememesi veya mevcut erişim sözleşmesinde bu Kanun kapsamında herhangi bir anlaşmazlık vuku bulması hâlinde Kurum, taraflardan herhangi birinin başvurusu üzerine, belirleyeceği esaslar çerçevesinde taraflar arasında uzlaştırma prosedürü işletmeye ve/veya geçici ücretin belirlenmesi de dâhil olmak üzere, kamu menfaati açısından gerekli gördüğü diğer tedbirleri almaya veya uzlaştırma talebini reddetmeye yetkilidir. (2) Kurum, uzlaştırma sürecinde tarafların anlaşamaması hâlinde, erişim anlaşmasının anlaşmazlık konusu olan hüküm, koşul ve ücretlerini, belirlenen istisnai hâller hariç olmak üzere iki ay içerisinde belirlemeye yetkilidir. Belirlenen hüküm, koşul ve ücretlerin işletmeciler tarafından, mevzuat ve Kurum düzenlemeleri çerçevesinde aksi kararlaştırılıncaya kadar uygulanmasına devam olunur.
(3) Erişim anlaşmaları imzalanmasını müteakip Kuruma sunulur. Kurum ilgili mevzuata ve Kurum düzenlemelerine aykırılık hâllerinde işletmecilerden anlaşmalarda değişiklik yapılmasını ister. İşletmeciler Kurumun değişiklik isteğini yerine getirmekle yükümlüdür.
(4) Erişim anlaşmaları, ticarî sırlar dışında alenîdir.
(5)Bu maddenin uygulanma usul ve esasları Kurum tarafından belirlenir." kuralları yer almıştır.
Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin "İlkeler" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında,aşağıdaki temel ilkeler göz önüne alınır.
a) Etkin ve sürdürülebilir rekabet ortamının sağlanması ve korunması,
b) Niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenilirlik, verimlilik,açıklık, şeffaflık ve kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi,
...
d) Eşit şartlardaki kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi, hizmetlerin benzer konumdaki kullanıcılar tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması,
e) Kullanıcıların talep ettikleri hizmetlerin dışında herhangi bir hizmeti satın almak zorunda bırakılmaması,
f) Kullanıcıların makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke, altyapı ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi,
g) Elektronik haberleşme hizmetleri karşılığı alınacak ücretlerin mümkün olduğu ölçüde hizmetin etkin olarak sağlanması maliyetine dayalı olması,
ğ) Bir hizmetin maliyetinin diğer bir hizmetin ücreti yoluyla desteklenmesinden veya karşılanmasından kaçınılması,
h) Ücretlerin; rekabetin engellenmesine, bozulmasına veya kısıtlanmasına neden olacak şekilde belirlenmemesi,
ı) Kullanıcıların özel durumlarının dikkate alınması.";
"Arabağlantı" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Kurum, bir işletmecinin arabağlantıya izin vermemesinin veya aynı sonucu doğuracak şekilde makul olmayan süre ve şartlar ileri sürmesinin, rekabet ortamının oluşumunu engellediğine veya ortaya çıkacak durumun son kullanıcıların aleyhine olduğuna karar vermesi hâlinde, söz konusu işletmeciyi arabağlantı yükümlüsü olarak belirleyebilir.
(2) Tüm işletmeciler, talep gelmesi hâlinde birbirleriyle arabağlantı müzakerelerinde bulunmakla yükümlüdürler. Tarafların anlaşamamaları hâlinde Kurum, işletmecilere arabağlantı sağlama yükümlülüğü getirebilir.
(3) Arabağlantı, teknik ve ekonomik olarak uygun olacağı kanıtlanabilen ve Kurum tarafından uygun görülen herhangi bir arabağlantı noktasından temin edilir. İşletmeci, bunların haricinde bir noktadan arabağlantı talep etmesi hâlinde, temin edilecek noktanın maliyetini üstlenir.
(4) Kurum, 8'inci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ilgili işletmecinin talebi üzerine, arabağlantının teknik ve ticari alternatiflerinin bulunduğu veya arabağlantıyı sağlamak için gerekli kaynakların bulunmadığı gerekçeleriyle arabağlantı yükümlülüğünün sınırlandırılmasına karar verebilir.";
"Uzlaşmazlıkların çözümü" başlıklı 18. maddesinde, "(1) İlgili işletmeciler arasında, yeni bir erişim talebinden itibaren azami iki ay içerisinde anlaşma tesis edilememesi veya mevcut erişim sözleşmesinde bu Yönetmelik kapsamında herhangi bir anlaşmazlık vuku bulması hâlinde taraflardan herhangi biri Kurumdan uzlaştırma prosedürünün işletilmesini talep edebilir.
...
(5) Kurum, söz konusu bilgi ve belgelerin alındığı tarihten itibaren otuz gün içinde, işletmecilere ilgili mevzuat kapsamında getirilen yükümlülükleri, Kurum tarafından aynı veya benzer hususlarda yapılan düzenlemeleri, talep konusu hizmetin ekonomik ve teknik açıdan alternatiflerinin varlığı ve bu maddede öngörülen uzlaştırma prosedürü dışındaki müzakere, arabuluculuk da dâhil tarafların başvurabileceği uyuşmazlık çözüm yollarının mevcut uzlaşmazlığı daha etkin bir şekilde giderme olasılığı gibi hususları dikkate alarak uzlaştırma talebini kabul edip etmeyeceğine karar verir. Talebin reddedilmesi durumunda ilgili işletmecilere bildirimde bulunulur. Kurum, uzlaştırma talebini kabul etmesi hâlinde ilgili işletmecileri uzlaştırma toplantısına davet eder. Uzlaşmazlık konularının söz konusu toplantıda tutanak altına alınması ile uzlaştırma süreci başlatılır.
(6) Kurum, uzlaştırma sürecinde tarafların anlaşamaması hâlinde, taraflarca sunulan bilgi ve belgeleri 5'inci maddede belirtilen ilkeler doğrultusunda nitelik ve nicelik itibarıyla değerlendirerek erişim anlaşmasının anlaşmazlık konusu olan hüküm, koşul ve ücretlerini uzlaştırma sürecinin başladığı tarihten itibaren iki ay içerisinde belirlemeye yetkilidir. Ancak, uzlaştırma talebinin daha önce sunulmayan bir hizmete ilişkin olması, talebin içeriğinin kapsamlı bir çalışma ve bilgi toplama süreci gerektirmesi ve Kurumun gerekli gördüğü diğer istisnai hâllerde bu süre en fazla iki ay daha uzatılabilir.
...
(10) Müteakip Kurum düzenlemeleri aksini gerektirmedikçe veya ilgili mevzuat çerçevesinde işletmecilerin mutabakatıyla aksi kararlaştırılmadıkça, Kurumun belirlediği hüküm, koşul ve ücretlerin uygulanmasına devam olunur.
" kurallarına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sözlük anlamı ile "düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek" olarak tanımlanan "düzenleme", kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir. Yasama organının yasama tasarrufları dışında, idare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. "Kural işlemler" (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar konulmuş olması zorunlu olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi gerekir.
Aktarılan mevzuata göre, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun görev ve yetkileri arasında, bu Kanun çerçevesinde gerektiğinde işletmeciler arasında uzlaştırma prosedürünü işletme, uzlaşma sağlanamadığı takdirde ilgili taraflar arasında aksi kararlaştırılıncaya kadar geçerli olmak üzere gerekli tedbirleri alma, ara bağlantı ve ulusal dolaşım da dâhil erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirleme ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapma, elektronik haberleşmenin sağlanması amacıyla imzalanan anlaşmaların rekabeti kısıtlayan, mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak bulunmakta olup Kurum'un taraflar arasında erişim talebinden itibaren azami iki ay içerisinde anlaşma tesis edilememesi veya mevcut erişim sözleşmesinde bu Kanun kapsamında herhangi bir anlaşmazlık vuku bulması hâlinde, taraflardan herhangi birinin başvurusu üzerine, belirleyeceği esaslar çerçevesinde taraflar arasında uzlaştırma prosedürü işletmeye ve/veya geçici ücretin belirlenmesi de dâhil olmak üzere, kamu menfaati açısından gerekli gördüğü diğer tedbirleri almaya veya uzlaştırma talebini reddetmeye, uzlaştırma sürecinde tarafların anlaşamaması hâlinde, Kurum'un erişim anlaşmasının anlaşmazlık konusu olan hüküm, şart ve ücretlerini, belirlenen istisnaî hâller hariç olmak üzere iki ay içerisinde belirlemeye de yetkili olduğu, belirlenen hüküm, şart ve ücretlerin işletmeciler tarafından, mevzuat ve Kurum düzenlemeleri çerçevesinde aksi kararlaştırılıncaya kadar uygulanmasına devam olunacağı açıktır.
Davalı idare tarafından, SMŞH'nin ülkemizde henüz sunulmuyor olması dikkate alınarak pazara yeni girecek işletmecinin desteklenmesi kapsamında AB tavsiye kararı göz önünde bulundurularak SMŞH işletmecileri için belirlenecek çağrı sonlandırma ücretlerinin geçiş döneminde hâlihazırda pazarda en yüksek sonlandırma ücreti olan TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş.'nin sonlandırma ücretinin üzerinde belirlenmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, ayrıca mobil şebeke işletmecileri arasındaki asimetrinin 01/01/2024 tarihinde kalkacağı göz önünde bulundurularak, 3 yıllık kademeli bir geçiş ile SMŞH işletmecileri ile mobil şebeke işletmecileri arasında meydana gelecek asimetrinin de kaldırılabileceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla pazardaki en yüksek çağrı sonlandırma ücretine eklenecek marj ile elde edilecek tutarın SMŞH işletmecilerinin çağrı sonlandırma ücreti olarak belirlenebileceği dikkate alınarak, sektörde tecrübe edilen ... İletişim Hizmetleri A.Ş. ve TT Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. arasında uygulanan marjı esas alan yöntemin SMŞH işletmecilerinin çağrı sonlandırma ücretleri olarak belirlenmesinin uygun olabileceği gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının tesis edildiği beyan edilmiştir.
Dava konusu Kurul kararı incelendiğinde, ... şirketi tarafından davalı idareye Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin 18. maddesi gereği uzlaştırma talebinde bulunulması üzerine, uzlaştırma toplantılarının üzerinden 3 ay geçmesine rağmen taraflar anlaşamadığından, hem mobil şebeke işletmecilerine ... tarafından sunulan çağrı sonlandırma hizmeti için karar ekinde yer alan ücretlerin uygulanması hem de SMŞH işletmecilerinin şebekelerinde sonlandırılmak üzere bu işletmecilerden çağrı sonlandırma hizmeti alacak işletmecilere SMŞH işletmecileri tarafından sunulan çağrı sonlandırma hizmetine karşılık olarak, konuya ilişkin yapılan müzakerelerden sonuç alınamaması hâlinde, anlaşmazlığın vuku bulduğu tarihten itibaren geçerli olmak üzere karar ekinde yer alan ücretlerin SMŞH işletmecilerinin şebekelerinde çağrı sonlandırma ücretleri olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Bu bağlamda, 5809 sayılı Kanun'da uzlaştırma prosedürüne ilişkin olarak belirli hâllerde Kurul'a yetki verildiği, bu yetki kapsamında davacı şirket ile ... şirketi arasında uzlaştırma konusuna ilişkin müzakerelerden sonuç alınamaması üzerine dava konusu Kurul kararının 1. maddesi ile ... tarafından sunulan çağrı sonlandırma hizmeti ücretlerinin belirlendiği, yine bu yetki kapsamında uzlaştırma konusuna ilişkin müzakerelerden sonuç alınamaması hâline yönelik olarak dava konusu Kurul kararının 2. maddesinin tesis edildiği, dava konusu Kurul kararının 2. maddesinin söz konusu işletmecilerin uzlaştırma süreçlerine başvurmadan doğrudan uygulayabileceği bir düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı, bu kapsamda dava konusu Kurul kararının 5809 sayılı Kanun'da belirtilen süreçlere uygun olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, SMŞH'nin ülkemizde henüz hizmete girmediği ve mobil şebeke işletmecilerinin çağrı sonlandırma ücretleri arasında asimetrinin devam edeceği 01/01/2024 tarihine kadar SMŞH işletmecilerinin çağrı sonlandırma hizmeti ücretlerinde de asimetrinin düzenlendiği dikkate alındığında, davacının iddialarının dava konusu işlemleri kusurlandırıcı mahiyette olmadığı görülmektedir.
Bu itibarla, dava konusu Kurul kararının ve anılan Kurul kararının değiştirilmesi istemiyle davacı şirket tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin kararın üst hukuk kurallarına uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 22/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
İşletmeciler arasında herhangi bir uzlaşmazlık çıkmadan Kurul tarafından tüm işletmecileri kapsayacak şekilde ücret belirlenmesinin uzlaşma müessesesi ile bağdaşmadığı, Kurul'un hakem rolüne ters düşecek şekilde tarafların hangi konularda uzlaşamadıkları ile ilgilenmediği anlamına geldiği ve taraflara uzlaşmadıkları takdirde "peşinen ücreti belirlerim" mesajını verdiği, böyle bir uygulamanın istisnai olan bir yetkinin istisna olmaktan çıkarılarak genel bir yetkiye dönüştürülmesi sonucunu doğuracağı, tarafların kendi aralarında belirleyecekleri çağrı sonlandırma ücretleri ile ilgili yaşadıkları anlaşmazlık noktalarını inceleyip değerlendirmeden, ücretin adeta tarife anlayışıyla belirlendiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, ilerleyen yıllara özgü ücret belirlenmesinin de uzlaşma müessesesi ile bağdaştığının söylenemeyeceği, işletmecilere ait değişkenler ve uzlaşmazlık noktaları incelenmeden peşin olarak ücretin belirlendiği yıllarda değişen koşullar nedeniyle ücretin güncellenmesi ihtiyacı ortaya çıktığında "serbest müzakere" sürecini gözardı ederek sekteye uğratacağı kuşkusuzdur. Böyle bir yöntemin, ne uzlaşma müessesesinin amacı ile ne de Kurul'un hakem rolü ile bağdaştığını söylemek zordur.
Öte yandan, dava konusu Kurul kararı ile belirlenen çağrı sonlandırma ücretinin bütün mobil işletmeciler için geçerli olacak şekilde eşit belirlendiği ileri sürülebilir ise de; sektörde faaliyet gösteren işletmecilerin değişkenleri aynı olmadığından, böyle bir amaç, söz konusu yöntemi meşru kılmayacaktır. Zira her bir işletmecinin değişkenleri farklı farklıdır.
Sanal mobil hizmeti işletmecisinin, mobil işletmecinin, altyapısını kullandığı dikkate alındığında, abone sayısı fazla olan mobil işletmeci, abone sayısı az olan diğer mobil işletmecilere göre daha fazla maliyet üstlenecektir. Mobil işletmeciler arasında çağrı sonlandırma ücretinin eşit belirlenmesi, abone sayısı fazla olan işletmeci ile az olan işletmeci arasında haksız rekabete yol açacaktır.
Ayrıca, sanal mobil işletmecilerin, mobil işletmeciler ile imzaladıkları erişim ve arabağlantı sözleşmeleri kapsamında tesis erişim ve arabağlantı ücretleri tüm mobil işletmeciler için eşit olarak belirlenmemiş ise, çağrı sonlandırma ücretinin tüm mobil işletmeciler için eşit belirlenmesi de haksız rekabete neden olacaktır.
Açıklanan nedenlerle, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun 20/09/2021 tarih ve 2021/UK-ETD/292 sayılı kararı ve anılan Kurul kararının değiştirilmesi istemiyle davacı şirket tarafından yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu işlemlerin iptali gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.