İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2021/5628 · K. 2024/2915
- Esas No
- 2021/5628
- Karar No
- 2024/2915
- Karar Tarihi
- 13.05.2024
Karar Metni
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5628 E. , 2024/2915 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/5628
Karar No : 2024/2915
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kaymakamlığı /...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda ... Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2019 tarihli ve E:2015/566, K:2019/3023 sayılı bozma kararına uyularak, davanın reddi yolunda... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN ÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 13/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parseli kapsayan alanda ... Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu olayda; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu; davaya konu taşınmaz yönünden, yapılaşma/yerleşme yoğunluklarının belirlenmesi açısından uygulama imar planı ile nazım imar planı arasında bir uyumsuzluk olduğu, ayrıca nazım imar planının kendi içinde de yoğunluk kategorilerinin belirlenmesi bakımından kopukluk, dengesizlik ve tutarsızlıklar bulunduğu yönündeki tespitlere istinaden, dava konusu işlemde kamu yararına, şehircilik-planlama ilkelerine ve hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Altıncı Dairesinin 24/04/2019 tarihli ve E:2015/566, K:2019/3023 sayılı kararıyla, dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında gösterimi yapılan park alanının ve yol gerekliliğinin araştırılmadığı, sosyal donatı alanlarının miktarı ve yeterliliği konusunda bir açıklamada bulunulmadığı, bu haliyle eksik bilirkişi raporu esas alınarak verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Temyize konu kararla; yukarıda belirtilen bozma kararına uyularak yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak hazırlanan raporda; dava konusu taşınmazın batısında öngörülen park alanının, aktif yeşil alan niteliğiyle "alt ölçekli park alanı" olarak bölgedeki diğer sosyal donatı alanları ile bütünleştiği ve diğer sosyal donatı alanlarının kullanımının bütünleyicisi olduğu böylece, komşuluk biriminde sosyal donatı kullanımlarından oluşan bir odak olarak ortaya çıktığı ve dolayısıyla, dava konusu taşınmazda park alanı kullanımının öngörülmesinin plan bütünlüğü içinde planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olduğu, dava konusu taşınmazın ortasında öngörülen 15 metre enkesitli yol yönünden yapılan incelemede; yolun taşınmazın içinde bulunduğu komşuluk birimi için ana dağıtıcı ve toplayıcı yol görevini gördüğü, bu çerçevede söz konusu yolun komşuluk birimi ile ... yerleşiminin merkezini birbirine bağlayan ana ulaşım bağlantısı olarak kullanıldığı ve toplu taşıma güzergahının da parçası olduğu, dolayısıyla, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu komşuluk biriminde ana toplayıcı ve dağıtıcı yol görevini üstlenen, bu kapsamda ... ulaşım sisteminin de tamamlayıcı parçası olan, ... Sokak ve devamındaki ... Sokak'ın dava konusu planlarda 15 metre enkesitli taşıt yolu olarak öngörülmesinin planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına uygun olduğu yönündeki tespitlere istinaden dava konusu işlemin planlama ilkeleri ve şehircilik esaslarına, ilgili mevzuat hükümlerine ve kamu yararına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konu olayda, davacı idare tarafından dava konusu taşınmaza getirilen yol fonksiyonları ve park fonksiyonu yönünden bakılan davanın açıldığı, bu kapsamda Danıştay Altıncı Dairesince davacının talebi doğrultusunda anılan taşınmaza getirilen yol ve park fonksiyonu yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş olmasına karşın, bozma kararı üzerine verilen temyize konu mahkeme kararı ve bu karara esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaza getirilen 15 metre yol ve yeşil alana dair tespitlere yer verilmekle birlikte 15 metre yol yönünden yolun güzergahı, dava konusu ada içinde aldığı kavis ve trafik güvenliği açısından uygun olup olmadığı ve yolun başka bir yere kaydırılmasının veya alternatif yol güzergahının belirlenmesinin mümkün olup olmadığı hususlarında inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, ayrıca taşınmazın batı kısmından geçen 10 metre yol ile doğu kısmındaki iki yapı adasını bölen 12 metre yola dair inceleme ve değerlendirme bulunmadığı dikkate alındığında bilirkişi raporunun hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; davacı idarenin ana itiraz konularından olan yol kullanımlarına yönelik söz konusu değişikliğin planlama esasları ve ulaşım açısından uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için aralarında ulaşım alanında bir uzmanın olduğu bilirkişinin de yer aldığı yeni oluşturulacak bilirkişi heyetinin katılımıyla mahallinde yaptırılacak keşif ve sonucunda düzenlenecek rapor doğrultusunda uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, bozma kararında belirtilen tespitlere karşın eksik bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.