İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2021/6841 · K. 2024/3682
- Esas No
- 2021/6841
- Karar No
- 2024/3682
- Karar Tarihi
- 07.10.2024
Karar Metni
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6841 E. , 2024/3682 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6841
Karar No : 2024/3682
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN_KONUSU : Davacıların yakını ...'ın, başka bir suçun şüphelisi olan dava dışı ... isimli şahıs tarafından 30/01/2006 tarihinde ateşli silahla vurulması neticesinde vefat etmesinde, olay mahallinde görevde olan polis memurlarının ihmali olduğu ileri sürülerek baba ... ve anne ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi (miktar artırımıyla toplam 235.488,00 TL) ve 100.000,00 TL manevi; kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 27/06/2018 tarih ve E:2015/3392, K:2018/2256 sayılı bozma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile ... yönünden 83.184,00 TL, ... yönünden 152.304,00 TL maddi tazminatın 20.000,00 TL'lik kısmı için idareye başvurulan 28/11/2014 tarihinden, miktar artırım dilekçesi ile artırılan 215.488,00 TL'lik kısmı için miktar artırım dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği 01/04/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte; baba ... ve anne ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL, kardeşler ..., ... ve ... için ise ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın idari başvurunun yapıldığı 28/11/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davacılar tarafından, gerek maddi gerekse de manevi tazminat bakımından faiz başlangıç tarihinin olay tarihi olması gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, tazminat istemlerine konu olaya ilişkin olarak idarelerinin hizmet kusuru nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı gibi olayda kusursuz sorumluluk ilkesine de dayanılamayacağı, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Davacılar ... ve ...'ın Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne, Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısımları Yönünden İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, davacılar ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın, Hükmedilen Maddi Tazminatın Miktar Artırım Dilekçesi ile Artırılan Kısmına İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, miktar artırım dilekçesi ile artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idareye başvurunun yapıldığı 28/11/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "Hükmedilen 235.488,00-TL (... yönünden 83.184,00-TL, ... yönünden 152.304,00-TL) maddi tazminatın; 20.000,00-TL'lik kısmı için (idareye başvurulan) 28/11/2014 tarihinden, ıslah edilen 215.488,00-TL'lik kısmı için (ıslah dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği) 01/04/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizleriyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine," şeklindeki kısmının, "Hükmedilen 235.488,00-TL (... yönünden 83.184,00-TL, ... yönünden 152.304,00-TL) maddi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 28/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
C) Temyize Konu Kararın, Reddedilen Manevi Tazminat Nedeniyle Davalı İdare Lehine Hükmedilen Vekalet Ücretine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve Mahkeme kararı tarihi itibarıyla uyuşmazlığa uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde, " (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava, manevi tazminat açısından toplam 350.000,00 TL'lik istemle açılmıştır. İdare Mahkemesince, istemin 90.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne, 260.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, hükmedilen manevi tazminat tutarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 12.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat talebi üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 3. fıkrası uyarınca takdir edilen maktu 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine karar verildiği görülmektedir.
Kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinde, manevi tazminat istemlerinde hükmolunacak avukatlık ücretine ilişkin özel düzenleme yapılmış olup, manevi tazminat isteminin kısmen reddi durumunda, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek nispi ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyecektir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince davacıların manevi tazminat isteminin reddedilen kısmı kabul edilen kısmından daha fazla olduğu için, reddedilen 260.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden davalı idare lehine, kabul edilen manevi tazminat yönünden davacılar vekili lehine belirlenen vekalet ücretini geçmeyecek şekilde Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenen avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda; temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının "Reddedilen manevi tazminat talebi üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3 maddesi uyarınca takdir edilen maktu 2.040,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine," şeklindeki kısmının, "Reddedilen manevi tazminat talebi üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir edilen 12.500,00 TL vekalet ücretinin davacılar tarafından davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1..Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.