Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/7120 · K. 2025/1406
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7120 E. , 2025/1406 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/7120 Karar No : 2025/1406 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hazır Beton Tic. AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya İli, Manavgat İlçesi, ... Mahallesi, ... (yeni ... ada, ...) parsel sayılı taşınmaza ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile plana yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararın iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazın bir kısmının “Manavgat Büyük Ova Koruma Alanı” sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktaysa da 23/10/2018 tarihli ve 204 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının Eki Kararın Büyük Ova Koruma Alanları başlıklı 1.maddenin 2.fıkrasında "Kararın yayımı tarihi itibari ile ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izin verilmiş olan alanlar kapsam dışındadır” düzenlemesine yer verildiği hususu ile davaya konu Antalya İli, Manavgat İlçesi, 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı planlama çalışmaları aşamasında dava konusu taşınmazın mevcut durumu dikkate alınmadan, alanda yeterli teknik analiz çalışması yapılmadan plan kararı getirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planının planlama esasları, şehircilik ilkeleri, kamu yararına ve hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; dava konusu nazım imar planının yapımı çalışmalarında ilgili kurum görüşlerinin alındığı, bu kapsamda Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dava konusu taşınmazın tarım alanı olduğuna yönelik kurum görüşünde bulunulduğu, taşınmazın tarım dışı kullanımına yönelik herhangi bir merci kararının bulunmadığı görülmekle birlikte, dava konusu parselin tarım arazisi niteliğinde olduğu ve tarım dışı amaçla kullanılması yönünde herhangi bir izin kararının bulunmadığı, plan yapımı aşamasında da tarım arazisi olduğuna yönelik kurum görüşü verildiği dolayısıyla bu parselin tarım dışı amaçla kullanım için planlanmasının hukuken mümkün olmadığı, dava konusu nazım imar planı ile parselin tarım arazisi olarak belirlenmesinde planlama ilkeleri ile kamu yararına, dolayısıyla hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya İli, Manavgat İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın tarım alanı olarak belirlenmesine ilişkin Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı ile plana yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi kararının, taşınmaza hazır beton tesisi inşaatı yapılmak amacıyla Manavgat Belediyesi tarafından 23.02.1995 tarihli yapı ruhsatı verildiği,yine aynı belediye tarafından 14.08.2000 tarihinde yapı kullanma izin belgesi verildiği ve üzerinde fiilen çimento üretiminde kullanılan tesis ve yapılar bulunduğu bu nedenle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 3.maddesinde "Herhangi bir sahanın her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı" vurgulandıktan sonra tanımlar başlıklı İşlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5. maddesinde; “Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlemiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır,” şeklinde nazım ve uygulama imar planlarının tanımları yapılmıştır. Aynı Kanunun 8.maddesi 1. fıkrasının (b) bendinde “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” hükmü getirilmiştir. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. Maddesinin (i) bendinde, "Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin, "Genel planlama esasları" başlıklı 7. maddesinde; "Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: a) Planlar, kamu yararı amacıyla yapılır. b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir.... e) Planlar, diğer kademedeki planların büyütülmesi veya küçültülmesi yolu ile elde edilemez... i) Planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin biraraya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşur.... j) Planların hazırlanmasında plan türüne göre katılım sağlanmak üzere anket, kamuoyu yoklaması ve araştırması, toplantı, çalıştay, internet ortamında duyuru ve bilgilendirme gibi yöntemler kullanılarak kurum ve kuruluşlar ile ilgili tarafların görüşlerinin alınması esastır...." düzenlemeleri yer almıştır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir."; 2. maddesinde, "Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar."; 13. maddesinde de, "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir. Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır. Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler. Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır. Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir."; geçici 1. maddesinde ise, "11.10.2004 tarihinden önce tarım arazileri; gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış ve tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise söz konusu arazinin istenilen amaçla kullanımı için, altı ay içerisinde Bakanlığa müracaat edilmesi, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışı kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirası ödenmesi şartıyla izin verilir."; geçici 4. maddesinde de, "11/10/2004 tarihinden önce, gerekli izinler alınmadan tarım dışı amaçlı kullanıma açılmış bulunan arazilerin tarımsal bütünlüğü bozmuyor ise istenilen amaçla kullanımı için, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içerisinde Bakanlığa başvurulması, hazırlanacak toprak koruma projesine uyulması ve tarım dışı kullanılan tarım arazilerinin her metre karesi için beş Yeni Türk Lirası ödenmesi şartıyla izin verilir. Söz konusu arazi ve tesislerin istenilen amaçla kullanımı için çeşitli kurumlardan alınması gerekli ruhsat, izin gibi işlemler, Bakanlığa başvuru tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde tamamlanıncaya kadar başvuru sahipleri faaliyetlerine devam ederler. Bu süreler içerisinde gerekli izinleri alamayanların üretim faaliyetleri ilgili idarelerce durdurulur. Tarım arazisi vasfından çıkarılan araziler, ilgili kuruluşlarca başvuru sahibinin isteği doğrultusunda vasfını değiştirir." hükümleri yer almaktadır. 10.07.2019 tarihli ve 30827 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 04.07.2019 tarihli ve 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21.maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'na eklenen Geçici 6. Maddesinde: "19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar izinli kabul edilir.” hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık üzerinde fiilen çimento üretiminde kullanılan tesis ve yapıların bulunduğu taşınmazın dava konusu 2018 tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planında tarım alanı olarak planlanması ve davacı şirket tarafından bu plan kararına karşı yapılan itirazın reddi üzerine anılan işlem ile 1/25000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının dava tarihinden sonra 23/10/2018 tarihli ve 204 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile belirlenen Manavgat Büyük Ova Koruma Alanı sınırları içerisinde kaldığı ve Cumhurbaşkanlığı Kararının Eki Kararın Büyük Ova Koruma Alanları başlıklı 1.maddenin 2.fıkrasında "Kararın yayımı tarihi itibari ile ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izin verilmiş olan alanlar kapsam dışındadır” düzenlemesine yer verildiği görülmektedir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa, 7181 sayılı Kanun ile getirilen Geçici 6. maddede "19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar izinli kabul edillir" hükmü yer almaktadır. Bölge İdare Mahkemesince dava konusu nazım imar planının yapımı sürecinde Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı işlemi ile taşınmazın tarım alanı olduğunun belirtildiği, taşınmazın tarım dışı kullanımına yönelik herhangi bir merci kararının bulunmadığı, plan yapımı aşamasında da tarım arazisi olduğuna yönelik kurum görüşü verildiğinden parselin tarım dışı amaçla kullanım için planlanmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de uyuşmazlığa konu taşınmaza Manavgat Belediyesi tarafından 23.02.1995 tarihinde yapı ruhsatı, 14.08.2000 tarihinde ise yapı kullanma izin belgesi verildiği ve üzerinde çimento üretiminde kullanılan tesis ve yapılar bulunan taşınmazın fiilen hazır beton üretim tesisi olarak faaliyet gösterdiği görülmüştür. Yukarıda anılan tespitler dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlem tarihinde yukarıda anılan geçici 6. maddenin yürürlüğe girmediği görülmekle birlikte Manavgat Büyük Ova Koruma Alanı sınırlarının belirlenmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararında ilgili mevzuatı uyarınca tarım dışı kullanma izin verilmiş olan alanların kapsam dışında tutulmuş olduğu, 5403 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. madde uyarınca arsa vasfı kazanmış parsellerin tarım dışı amaçla kullanılması için izin almasına gerek bulunmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda uyuşmazlık konusu taşınmazın 19/7/2005 tarihinden önce yasal izinleri alınarak yapılaşmasını tamamladığı ve fiilen hazır beton üretim tesisi olarak kullanılmak suretiyle arsa vasfını kazanmış olduğu görüldüğünden, taşınmazın bulunduğu alanda yeterli teknik analiz çalışması yapılmadan ve mevcut durumu dikkate alınmadan tarım alanı kullanım kararı getirilmesine ilişkin dava konusu nazım imar planının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi Kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/03/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.