Danıştay Kararı · E. 2021/7362 · K. 2024/11253
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/7362 E. , 2024/11253 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/7362 Karar No : 2024/11253 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri Dr. ... İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bank Asya hesabına terör örgütü liderinin talimatıyla para yatırmadığı, olağan bankacılık işlemleri yaptığı, hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, terör örgütü liderinin talimatı ile sendikaya üye olmadığı, sendikaya üye olma hakkının Anayasal bir hak olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile terör örgütüne yardım etme suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan mahkeme kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararı ile "...Sanıklar hakkında örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan belirlenen temel cezaların 5237 sayılı TCK’nın 220/7 nci maddesi gereğince indirilmesi sırasında, anılan kanun maddesinde değişiklik yapan 02.07.2012 tarih, 6352 sayılı Kanunun amacı, gerekçesi, yardım teşkil ettiği kabul edilen eylemlerin niteliği, meydana gelen tehlikesinin ağırlığı gibi hususlar gözetilerek dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, makul bir indirim yapılması ve belirlenen indirim oranının ilgili ve yeterli gerekçelerinin de karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde fazla ceza tayini, ..." gerekçesiyle bozulduğu, bozma kararı sonrasında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiği, dolayısıyla davacının anılan suçtan mahkumiyet kararının kesinleşmediği anlaşıldığından, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, İdare Mahkemesince davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün değil, söz konusu Ceza Mahkemesi kararında yer alan delillerin dikkate alınması ve Yargıtay bozma kararının davacının örgütle iltisak ve irtibatı yönünden hukuki durumunda bir değişiklik yaratmadığı dikkate alındığında, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sırasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/07/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.