Danıştay Dava Dairesi · E. 2021/8152 · K. 2024/3799
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/8152 E. , 2024/3799 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/8152 Karar No : 2024/3799 TEMYİZ EDEN (TARAFLAR) 1- DAVACI: ... VEKİLİ: Av. E... 2- DAVALI: ... Bakanlığı VEKİLİ: Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara Adliyesinde hizmet alımı yoluyla güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna atanan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23 ve 24. maddeleri uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonunun 28/06/2019 tarihli işleminin iptali ile yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve uğradığı manevi zararlara karşılık 20.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu işlemin dayanağı olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendinin, Anayasa Mahkemesinin 29/11/2019 tarih ve 30963 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden, dayanağı kalmayan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, iptal kararının, davacının doğrudan kamu görevine alınması sonucunu doğurmayacağı, yapılacak yeni yasal düzenleme uyarınca davacının durumu davalı idarece yeniden değerlendirileceğinden, yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ile manevi tazminat taleplerinin kabul edilmesine imkân bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal haklar ile manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, kararın redde ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından, temyize konu kararın davanın reddine yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Ankara Adliyesinde hizmet alımı yoluyla güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna atanmıştır. Ankara Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonunun ...9 tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (8) numaralı alt bendi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23 ve 24. maddeleri uyarınca görevine son verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden; İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. 2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir. Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemi yönünden ise, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, anılan istemin reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Davacının 20.000-TL manevi tazminat talebine gelince; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının 20.000,00-TL manevi tazminat talebinin reddine yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden; Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bununla birlikte, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı, ilgililer hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı yönünde olmayıp aksine, kararda; kamu görevinde çalıştırılacak kişiler hakkında, Anayasa'nın 129. maddesi uyarınca kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini teminen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması yönünde düzenlemeler getirilmesinin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu hususu açıkça belirtilmiştir. Nitekim, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, davalı idarece; davacı hakkında, anılan Kanunun 3. maddesi hükümleri çerçevesinde yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de kuşkusuzdur. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, İdare Mahkemesi kararının ...-TL manevi tazminat talebinin reddine yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın, İdare Mahkemesi kararının davacının yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin reddine yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi...... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2024 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.