İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2021/9174 · K. 2024/3498
- Esas No
- 2021/9174
- Karar No
- 2024/3498
- Karar Tarihi
- 06.06.2024
Karar Metni
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9174 E. , 2024/3498 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9174
Karar No : 2024/3498
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan davacının, zimmet filini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ...günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; soruşturma ile ilgili bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının görevli bulunduğu trafik tescil şubesinde yapmış olduğu işlemler sırasında zimmetine para geçirdiğinin sabit olduğu, zira kendi ifadesiyle görev yaptığı birimdeki işlerden kaynaklı bir miktar parayı hazine hesabına yatırmadığını belirtip soruşturma açıldıktan sonraki süreçte de uhdesinde alıkoyduğu söz konusu meblağı farklı tutarlarda hazine hesabına yatırmaya başladığının anlaşıldığı; öte yandan, soruşturmaya konu fiille ilgili olarak davacı hakkında "zimmet" suçundan açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının basit zimmet suçu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği; bu durumda, soruşturma sonucunda ortaya çıkarılan davranışın zimmet suçuna denk gelen bir fiil olduğu, bunun da meslekten çıkarmayı gerektiren fiiller arasında sayıldığı, işlenen suçun ve yapılan görevin niteliği gözönünde bulundurularak alt ceza uygulamasına gidilmeden davacının meslekten çıkarılmasına yönelik olarak alınan dava konusu disiplin kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 1500,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğünün 01/02/2004 günlü, 2004/68 sayılı Genelge'sinin Devlet memurluğundan çıkarma başlıklı bölümünde, soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletebilme, vekili vasıtasıyla savunma yapabilme haklarının bulunduğunun belirtilmiş olmasına rağmen kendisine bu hakların tanınmadığı, hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması gerektirdiği, İdare Mahkemesi kararının Danıştay içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmına gelince;
659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinde "Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir." hükmü bulunmaktadır.
Temyize konu idare Mahkemesi kararında, 17/12/2013 tarihinde yapılan duruşmaya davalı idareyi temislen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Hukuk İşleri ve Soruşturma Şube Müdürünün katılması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareyi verilmesine hükmedilmiş ise de; 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinde vekalet ücretine hükmedilecek görevler arasında şube müdürlerine yer verilmediğinden, duruşmada şube müdürünce temsil edilen davalı idare lehine, daha önce hukuk müşaviri tarafından süresinde savunma verilmiş olması nedeniyle kararının verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için maktu olarak belirlenen 750,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği; bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasında yer alan "duruşmalı işler için belirlenen 1500,00-TL" ibaresinin "750,00-TL" olarak düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın, davalı taraf lehine olan vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2024 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49.maddesinde; " 1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
" hükmüne yer verilmiştir.
Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek nitelikte düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır.
Temyiz istemine konu Mahkeme kararında, davanın reddi yolundaki hüküm kurulmakla birlikte, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesinde vekalet ücretine hükmedilecek görevler arasında şube müdürlerine yer verilmediği halde, duruşmaya şube müdürünün katılması nedeniyle davalı idare lehine duruşmalı işler için öngörülen vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir.
Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyorum.