İçtihatDanıştayVergi Dairesi
Danıştay Vergi Dairesi · E. 2022/2106 · K. 2024/5155
- Esas No
- 2022/2106
- Karar No
- 2024/5155
- Karar Tarihi
- 08.10.2024
Karar Metni
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2106 E. , 2024/5155 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2106
Karar No : 2024/5155
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararında, mücbir sebebin varlığı halinde mükelleflerin ibraz ödevinin yerine getirmelerinin beklenemeyeceği ve indirim konusu yapılan vergilerin, alış belgelerinde ayrıca gösterilmiş olmasını ispatlama yükümlülüklerinin de bulunmadığı sonucuna varıldığı, uyuşmazlık konusu olayda, davacının defter ve belgelerinin 28/11/2018 tarihinde Edirne ilinde yaşanan sel felaketinde zayi olmasının da 213 sayılı Kanun’un 13. maddesinde tanımlanan mücbir sebep hallerinden biri olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle Mahkemelerince verilen ara kararıyla 2015 yılına ait defterlerin bilgisayar ortamındaki basılı bir örneği ile indirime konu edilen fatura örneklerinin dosyaya ibrazının sağlanması üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan rapora karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesinin 1. fıkrası uyarınca iki haftalık yasal süre içerisinde davalı idarenin herhangi bir itirazının bulunup bulunmadığının sorulduğu, davalı idarenin … tarih ve … sayılı cevabi yazısında özetle tarhiyatın defter ve belge isteme yazısının tebliğ edilmiş olmasına rağmen inceleme elemanına ibraz edilmemesinden kaynaklanması sebebiyle anılan tarhiyatın bilirkişi raporu doğrultusunda düzeltilmesi veya terkini hususunda itiraz edildiği, Mahkemelerince verilen ara kararı ile bu kez bilirkişi raporunda aylık olarak detaylı olarak dökümü yapılan ve kanuni defterlere gider olarak kaydedilen alış faturalarının gerçek bir mal ya da hizmet alışına yönelik olarak düzenlenmediğine ilişkin ya da fatura düzenleyicileri hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediklerine ilişkin tespit/tespitler olup olmadığı şayet bu yönde tespit/tespitler varsa buna ilişkin vergi tekniği raporları, vergi inceleme raporları ile bu raporlarla birlikte her türlü delil ve karşıt inceleme neticelerinin Mahkemelerine ibrazı ile fatura düzenleyicileri hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediklerine ilişkin vergi tekniği raporları varsa, düzenlenen rapor/raporlar üzerine idarece ne gibi işlemler yapıldığı, bu rapor/raporlara dayalı olarak komisyon geliri elde etmekten dolayı kurumlar vergisi/gelir vergisi ve ayrıca katma değer vergisi tarhiyatları yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunların nasıl tebliğ edildiği ve sonucunun ne olduğu, bu tarhiyatlarla ilgili yargı kararlarının bulunup bulunmadığı, söz konusu şahıs/şirketlerin mükellefiyetinin idarece terkin edilip edilmediği, edilmişse dava konusu yapılıp yapılmadığı, davacıya fatura düzenlediği dönemlerde katma değer vergisi beyannamelerini verip vermediklerinin Mahkemelerine bildirilmesinin istenildiği, davalı idarece gönderilen … tarih ve … sayılı cevabi yazı ekinde sadece tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin ve vergi inceleme raporunun gönderildiği, bu durumda, davalı idarenin, defter ve belgelerin yasal süresi içerisinde inceleme elemanına ibraz edilmediğine ilişkin itirazı dışında başkaca bir itirazının bulunmaması nedeniyle itirazlarına itibar edilmediği, ibraz edilen gider belgelerri hakkında olumsuz bir tespitin de bildirilmemesi ve davacının bilirkişi tarafından oluşturulan yeni beyan tablosu ile beyan edilen katma değer vergisi indirim tablosu arasındaki farkın indirim konusu yapılan bazı fiş ve faturaların e-fatura olarak düzenlenmesi sebebiyle kopyalarının temin edilememesinden kaynaklandığına dair beyanı karşısında ek bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmediği, Mahkemelerince benimsenen bilirkişi raporuna göre 2015 yılının Şubat, Temmuz, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık dönemleri için sırasıyla 3.176,68 TL, 14.985,61 TL, 1.207,38 TL, 950,74 TL, 2.560,22 TL ve 159,61 TL katma değer vergisi ve bu vergilerin üç katı tutarındaki vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık görülmediği, kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dava konusu tarhiyat azaltılmış, özel usulsüzlük cezası yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya usulüne uygun olarak elektronik ortamda tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısına karşın mücbir sebep hali ve geçerli bir mazeret olmaksızın defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, uyuşmazlık yılına ait defter ve belgelerin zayi olduğundan bahisle açılan davanın reddedildiği de dikkate alındığında, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 28/11/2018 tarihinde Edirne ilinde yaşanan sel felaketi nedeniyle iş yeri ve eki müştemilatın sular altında kaldığı, bu durumun 03/12/2018 tarihli başvuruları üzerine tanzim edilen 04/12/2018 tarihli yoklama fişinden de anlaşılacağı üzere davalı idarenin bilgisinde olduğu, olaya dair diğer resmi kurumlara başvuruda bulunulduğu gibi iş yerinin zarar gördüğü hususunun … Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuyla ortaya konulduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E: … sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda şirketin 2012 ila 2014 yıllarına air ticari defterleri ile 2012 ila 2018 yıllarına ait fatura, irsaliye ve sair resmi belgelerin zayi olduğuna karar verildiği, uyuşmazlık konusu yıla ait defter ve belgelerin zayi olduğu ancak e-defter olarak tutulduğu düşünüldüğünden sehven davaya dahil edilmediği, 2015 yılına ilişkin inceleme başlatılması üzerine zayi belgesi talebiyle açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiği, selde zayi olan ticari defter ve belgelerin bilgisayar ortamındaki kopyalarının dosyaya sunulduğu, mücbir sebep halinin her türlü delille ispat edilebileceği, defter ve belgelerini gizlemek ve vergi incelemesinden kaçırmak gibi bir amaçlarının bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından incelemeye ibraz edilemeyen defter ve belgelerin, 28/11/2018 tarihinde Edirne ilinde yaşanan sel felaketi neticesinde zayi olduğundan bahisle ibraz edilemediğinin iddia edildiği olayda 2012 ila 2014 yıllarına ait defter ve belgelerin zayi olduğuna ilişkin mahkeme kararı ile mahallinde Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunun bulunduğu, bunun yanı sıra davacının başvuruları üzerine davalı idare de dahil olmak üzere çeşitli resmi kurumlarında söz konusu maddi vakıadan haberdar edildiği görülmüştür.
Her ne kadar davacı tarafından 2015 yılına ait defter ve belgelerin zayi olduğundan bahisle 16/10/2019 tarihinde açılan dava, 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de sözü edilen davanın çekişmesiz yargı işlerinden oduğu ve çekişmesiz yargı kararlarının kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve mükelleflerin defter ve belgelerin zayi olduğu hususunu Ticaret Mahkemesinden alacakları zayi belgesi ile ispat edebilecekleri gibi diğer resmi makamlardan alacakları hukuken geçerli başka belgelerle de ispat edebilecekleri dikkate alındığında, olayda 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 13. maddesinde öngörülen mücbir sebep halinin var olduğu sonucuna ulaşıldığından yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca uyuşmazlık dönemleri için re'sen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin salındığı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, dava dilekçesinde, defter ve belgelerin vergi incelemesine ibraz edilmemesinin nedeni olarak 28/11/2018 tarihinde Edirne ilinde yaşanan sel felaketi nedeniyle iş yeri ve eki müştemilatın sular altında kalmasının gösterildiği, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E…., K: … sayılı kararıyla; 2012 ila 2014 yıllarına ait envanter, defter'i kebir ve yevmiye defteri ile 2012 ila 2018 yıllarına ait fiş, fatura ve benzeri belgelerin zayi olduğunun tespitine ve davacıya zayi belgesi verilmesine hükmedildiği, uyuşmazlık yılı olan 2015 yılına ait envanter, defter'i kebir ve yevmiye defterinin selde zayi olduğundan bahisle açılan davanın ise ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E…., K:… sayılı kararıyla su baskınından itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dilekçesi ekinde sözü edilen mahkeme kararlarının yanı sıra selden dolayı işyerinde bulunan bir kısım araç, makine, ekipman ve teçhizatın zarar gördüğüne yönelik … Sulh Hukuk Mahkemesinin … D.İş sayılı dosyasıyla alınan bilirkişi raporu, 02/01/2019 tarihinde kayda alınan Sosyal Güvenlik Kurumu Edirne İl Müdürlüğüne verilen dilekçe, 12/09/2019 tarihinde davalı idareye yapılan başvuru dilekçesinin de dava dosyasına sunulduğu görülmüştür.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasının (3) numaralı bendinde, bu Kanun'a göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi re'sen tarh nedeni olarak sayılmıştır.
213 sayılı Kanun'un 256. maddesinde defter ve belgelerin vergi idaresinin yetkili makam ve memurlarına ibraz ve inceleme için arz edilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Kanun'un 13. maddesinin (2) numaralı fıkrasında da vergi ödevinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler mücbir sebep hali olarak sayılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri 34. maddesinde de, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni deftere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Katma değer vergisi indiriminden yararlanabilmek için, 3065 sayılı Kanun'un 34. maddesinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilme ve bu vesikaların defterlere kaydedilme şartı aranmıştır.
Beyan esasına dayalı olan Türk vergi sisteminde, idarece aksi ortaya konulmadığı müddetçe, mükellefler beyanlarının doğruluğu karinesinden yararlanırlar. Bu ilkeden hareketle, beyanları üzerinden yasal haklardan yararlanan mükelleflerin defter ve belgeleri, zamanaşımı süresi içerisinde vergi idaresinin incelemeye yetkili elemanları tarafından her zaman incelenebilir. Böyle bir inceleme için defter ve belgelerin, mükelleften istenildiğinde incelemeye yetkili olanlara ibrazı zorunludur. Defter ve belgelerin haklı bir sebep olmaksızın incelemeye ibraz etmeyen mükellefler, beyanlarının doğruluğu karinesinden yararlanamazlar.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü bendinde, bu Kanun'a göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik edilmemiş olması veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara, herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi hali re'sen tarh sebepleri arasında sayılmıştır.
Uyuşmazlık yılına ait defter ve belgelerin ibraz edilmesine ilişkin 05/11/2020 tarihli yazının, 10/11/2020 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği; ancak, davacı tarafından herhangi bir ek süre talebinde bulunulmadığı, 213 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirtilen mücbir sebeplerden herhangi biri belirtilmeksizin defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği tartışmasızdır.
Vergi Mahkemesince, yargılama esnasında dosyaya sunulan yasal defter kopyaları (bilgisayar çıktıları) üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunun anlaşıldığı; olayda, tasdiksiz defterlere yapılan kayıtların yasal defterlere yapılmış kayıt olarak kabulüne olanak bulunmadığı, yasal defterlere kaydedilmeyen mal alış ve gider faturalarında yer alan katma değer vergilerinin indirime konu olamayacağı ve katma değer vergilerinin yasal defterlere kaydedilmiş olma şartının gerçekleşmediği dikkate alındığında, yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden yazılı gerekçeyle tarhiyatın azaltılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 08/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.