Danıştay Dava Dairesi · E. 2022/2609 · K. 2024/2586
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2609 E. , 2024/2586 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2609 Karar No : 2024/2586 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...'ın baro levhasına avukat olarak yazılmasına dair İstanbul 1 No.lu Barosu Yönetim Kurulu'nun... tarih ve ...sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen... tarih ve ... sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; baro levhasına yazılma talebiyle başvuran ... hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği, bu kararın istinaf aşamasında olduğu ve henüz kesinleşmediğinin görüldüğü, bu durumda, baro levhasına avukat olarak yazılma talebinde bulunan ... hakkındaki kovuşturmanın mahkeme kararının kesinleşmesi ile sona ereceği, davacı hakkındaki 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesi kapsamında bulunan suç nedeniyle kovuşturma sürecinin devam ettiği, bu sebeple davacının baro levhasına yazılma talebinin kovuşturma sonuna kadar bekletilmesi gerektiğinden, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Türkiye Barolar Birliğinin İddiaları : Suçluluğu mahkeme kararı ile hükmen sabit görülmeyen kişinin masumiyet karinesi gereği suçlu sayılamayacağı, söz konusu ilke gereğince davaya konu ısrar kararının verildiği, idari yargı mercilerinin idareye verilen takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. Davalı Yanında Davaya Katılanın İddiaları : Yargılama sürecinde yapmış olduğu açıklamalar ile esasa etkili iddialarının kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, İdare Mahkemesince müdahale talebinin kabulüne dair kararın esas kararla birlikte verilmesi nedeniyle hukuki dinlenilme hakkının ihlaline sebebiyet verildiği, zira dosyada verilen yürütmeyi durdurma kararı ile birlikte avukatlık yapma hakkının elinden alındığı, bu karara karşı itiraz hakkının kullandırılmadığı, öte yandan hakkında açılan ceza davasında kesinleşmiş bir hükmün bulunmadığı, takdir hakkı kullanılırken ilgili hakkında salt ceza davası açılmasının, kişinin çalışma hakkını engelleyecek ve masumiyet karinesini ortadan kaldıracak biçimde yorumlanmaması gerektiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, davalı yanında davaya katılanın adli yardım istemi Dairemizce kabul edildiğinden, temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından ilgilisine iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 07/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.