İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2022/294 · K. 2024/2118
- Esas No
- 2022/294
- Karar No
- 2024/2118
- Karar Tarihi
- 03.04.2024
Karar Metni
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/294 E. , 2024/2118 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/294
Karar No : 2024/2118
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi ... Anabilim Dalında doktor öğretim üyesi olarak çalışırken sözleşmesi sona eren davacı tarafından yeniden atanmasının uygun olmayacağına dair Kocaeli Üniversitesi Üniversite Yönetim Kurulu tarafından ... tarih ve ... nolu toplantısında alınan 12 sıra sayılı kararın iptali ile yoksun kalınan maaş ve diğer parasal hakların ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Sosyal Bilgiler Anabilim Dalında doktor öğretim üyesi olarak çalışırken sözleşmesi 02.10.2018 tarihinde sona eren davacı tarafından yeniden atanmasının talep edildiği ancak davalı idare tarafından, davacının gerekli koşulları sağlayıp sağlamadığı konusunda jüri raporu alındığı ve üç jüri raporunun da davacının asgari koşulları sağlamadığı yönünde olduğu, Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporuna göre; davacının 2015-2018 atama dönemini kapsayan yıllardaki akademik yayınlarının akademik atama yönergesinde yer alan doktor öğretim üyelerinin görev sürelerinin yeniden uzatılmasındaki temel şart olan en az 100 puanı karşılamadığı, davacının puanın 63 olduğu, yeniden atanması için gerekli olan akademik puana ulaşamadığı, 2015-2018 atama dönemini kapsayan yıllardaki akademik yayınlarının akademik atama yönergesinde yer alan doktor öğretim üyelerinin görev sürelerinin yeniden uzatılmasındaki temel şart olan en az 100 puanı karşılamadığı, bu durumda dava konusu edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesince; davacının en son 02/10/2015 tarihinde yeniden atamasının yapıldığı, işleme esas alınan Kocaeli Üniversitesi ... tarih ve ... sayılı Yönergesinin ise 22/03/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği, davacının en son 3 yıllık sözleşme süresi ile atamasının yapıldığı tarihten yaklaşık 2 yıl sonra yeniden atanmaya yönelik ek koşullar getiren yönergenin yürürlüğe girdiği, söz konusu yönerge kapsamında getirilen "...son dönem faaliyetlerinden toplamda en az 100 puana sahip olma..." ek koşulunu sağlamadığı gerekçesiyle yeniden atamasının yapılmadığı anlaşılmış ise de, davacının sözleşme süresinin 2 yıllık bir bölümünü tamamlandıktan sonra Kocaeli Üniversitesi Akademik Atama Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile getirilen 100 puana sahip olma koşulunun davacıda aranmasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olacağından, davacının belirtilen gerekçeyle yeniden atamasının yapılmaması ve ilişiğinin kesilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılarak, istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 24.01.2019 tarihinden başlatılmak kaydıyla her bir ödemenin yapılması gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faiziyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının görev süresinin uzatılmasına ilişkin yönergede yer alan asgari puan şartını sağlamadığının jüri raporlarında belirtildiği, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından,çalışmalarının olumlu ve başarılı olduğu, doçentlik ünvanı almaya hak kazandığı, hakkında açılmış herhangi bir disiplin soruşturması bulunmadığı, hizmetine ihtiyaç bulunmadığını ortaya koyabilecek somut bir gerekçe bulunmadığı, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 03/04/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez.
Somut olayda, idare mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda; davacı Hüseyin Gül'ün iki yazarlı bir uluslararası bildirisinden 8 puan, son iki yılda girilen lisans ve lisansüstü derslerinden 40 puan, SCI, SCI-Expanded, SSCI, AHCI, Educational index kapsamında alınan atıflardan 10 puan, ulusal ve uluslararası kapsamında diğer atıflardan ise 5 puan olmak üzere toplamda 63 puan aldığı böylece Doktor Öğretim Üyelerinin sürelerinin uzatılmasındaki en temel şart olan en az 100 puanı alamamış olduğu tespit edilmiştir denilmektedir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacının süresi biten sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.
Dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının parasal ve özlük hak kayıplarının ödenmesi isteminin de reddi gerektiği açıktır.