İçtihatDanıştayBeşinci Dairesi
Danıştay Beşinci Dairesi · E. 2022/3217 · K. 2024/455
- Esas No
- 2022/3217
- Karar No
- 2024/455
- Karar Tarihi
- 05.03.2024
Karar Metni
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3217 E. , 2024/455 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3217
Karar No : 2024/455
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/04/2022 tarih ve E:2020/2640, K:2022/2212 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller işlediği gerekçesiyle 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun Geçici 45. maddesi delaletiyle mülga 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 29.maddesinin son fıkrası gereğince askeri hakimlik mesleğinden çıkartılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı Askeri Hakimler Disiplin Komisyonunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/04/2022 tarih ve E:2020/2640, K:2022/2212 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 29. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddiası ise ciddi görülmemiş,
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetiminin, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılacağı, bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerektiği,
Anayasa'nın 38. maddesinin 1. fıkrasında ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde düzenlenen ve ceza hukukuna ilişkin evrensel bir ilke olan işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırma yapılamayacağına ilişkin kuralın disiplin hukuku bakımından da uygulanması gerektiği,
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının üzerine atılı eylemlerin "2015- Mart 2016" dönemine ilişkin olduğunun görüldüğü, söz konusu tarih itibarıyla mülga 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 29.maddesinde askeri hakimler hakkında uyarma ve kınama cezası dışında herhangi bir disiplin cezasının öngörülmediği, dava konusu meslekten çıkarma cezasının söz konusu eylem tarihinden sonra, 31/7/2016 tarih ve 29787 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 669 sayılı KHK ile değişik 29. maddede yapılan düzenlemeye dayalı olarak verildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, davacının üzerine atılı eylemlerin işlendiği tarihte yürürlükte bulunmayan Mülga 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 29. maddesinin son fıkrası uyarınca cezalandırılması mümkün olmadığından, davaya konu meslekten çıkartma kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu kararın somut delillere dayanmakta olduğu, eylem tarihlerinde yürürlükte bulunan (mülga) 357 sayılı Kanun'un 22. maddesi kapsamında disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemine esas teşkil eden "Hizmetin ve hâkimlik mesleğinin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini düzenleyememesi" hükmü gereğince davacı hakkında bu yasal düzenlemeye dayanarak Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi tesis edilebileceği, dava konusu işlemin dayanağı 357 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki düzenlemeler ile disiplin cezasına konu eylem tarihinde yürürlükte bulunan 22. maddesindeki düzenlemeler karşılaştırıldığında; 29. maddedeki düzenlemelerin 22. maddeye nazaran davacının lehine olduğu, idarenin elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde takdir hakkını kullandığı ve dava konusu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemişitr.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/04/2022 tarih ve E:2020/2640, K:2022/2212 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 05/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, davacının mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller işlediği gerekçesiyle 926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun Geçici 45. maddesi delaletiyle mülga 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu'nun 29.maddesinin son fıkrası gereğince askeri hakimlik mesleğinden çıkartılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı Askeri Hakimler Disiplin Komisyonunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Personel Kanunu’nun Geçici 45. maddesinin atıf yaptığı mülga 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu’nun 29. maddesinde, askeri hakimlere, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Müsteşarın Başkanlığında Milli Savunma Bakanı tarafından seçilecek iki birinci sınıf hakimden oluşan komisyonca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verilebileceği düzenlenmiştir.
Anılan Kanun'un "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında "Meslekten çıkarma cezası; bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, son fıkrasında da "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının tanışmış olduğu müşteki ...’a kendisini terör suçlarına bakan savcı olarak tanıttığı, müştekinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle tazminat alabileceğini söyleyerek eşi Avukat ...’a yönlendirdiği, müştekiye eşinin, kuzeni olduğunu söylediği, vekaletname vermesini sağladığı, bir tanığın da, davacının eşinin bürosuna geldiği zamanlarda kendisini Avukat ... olarak tanıttığını beyan ettiği, eşi Avukat ...’ın, sigortadan tahsil ettiği tazminat tutarını müştekiye göndermediği iddiasıyla davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda üzerine atılı eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğünden, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Personel Kanunu’nun Geçici 45. maddesinin atıf yaptığı mülga 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu’nun 29. maddesinin son fıkrası gereğince 08/12/2017 tarih ve 2017/1 sayılı Milli Savunma Bakanlığı Askeri Hakimler Disiplin Komisyonu Kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yaptığı itirazın Askeri Hakimler Disiplin Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı Kararı ile reddedilerek disiplin cezasının kesinleştiği, bu arada davacının 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 87/a maddesi ile 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 116. maddesine göre görevinden istifa etmek suretiyle ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, UYAP sisteminde kayıtlı belge ve bilgilerden, davacının meslekten çıkarma cezasına konu üzerine atılı eylemleri nedeniyle hakkında açılan davada; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, anılan kararın 23/06/2023 tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği görülmüştür.
Dava dosyasındaki mevcut soruşturma raporu, müşteki ve tanık ifadeleri ile soruşturma raporu ekindeki bilge ve belgelerin ve ceza mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı üzerine atılı eylemin subüt bulduğu ve mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Askeri Hakimler Disiplin Komisyonu Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz isteminin kabulü ve temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.