Danıştay Kararı · E. 2022/423 · K. 2024/1094
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/423 E. , 2024/1094 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/423 Karar No : 2024/1094 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı adına ... Havalimanı ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Teknoloji ve Satış Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına ... yılında tescilli ... adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin idarece belirlenen aynı eşyanın satış bedeline yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyanı üzerine tahakkuk ettirilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin ihtirazi kayda konu kısmına vaki itirazların zımnen reddine dair işlemlerin iptali ile fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, davacı adına tescilli dava dışı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak aynı eşyanın satış bedeli yöntemine göre kıymet tespiti yapılarak ek tahakkuk ve para cezası kararlarının alınması üzerine ihtirazi kayıtla aynı eşyanın satışı bedeli yöntemine göre beyan edilen serbest dolaşıma giriş beyannamelerine istinaden özel tüketim ve katma değer vergisi tahakkukları yapılmış ise de, ithal edilen eşya aynı eşya olmadığı gibi, beyan edilen kıymetin gerçeği yansıtmadığı yolunda gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları, gerekse eşyayı ihraç eden firma nezdinde bir tespit yapılmadığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Eşyanın kıymetinin aynı eşyanın satış bedeline yükseltilmesi suretiyle ihtirazi kayıtla beyanı üzerine tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ....'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 27/10/2020 tarih ve E:2016/9402, K:2020/4271 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz isteminin, kararın, faiz istemine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik bölümüne gelince; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, olayda, serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin 2015 yılında tescil edildiği, vergilerin geri verilmesinde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle iade edilmesine ilişkin yasal değişikliğin ise 07/11/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır. Buna göre, fazla ödemeye konu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilmiş olması karşısında, gümrük yükümlülüğünün başladığı beyannamenin tescil tarihi itibarıyla 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faiz oranında hesaplanacak faiziyle iade edilmesi gerekmekte olup, anılan tarihte yürürlükte olmayan hükme dayanılarak tecil faiziyle iadeye ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmamakla birlikte yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hususun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, "fazladan tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine," ilişkin hüküm fıkrasından söz konusu ibarenin çıkarılarak "fazladan tahsil edilen vergilerin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.