İçtihatDanıştayVergi Dairesi
Danıştay Vergi Dairesi · E. 2022/4352 · K. 2024/7372
- Esas No
- 2022/4352
- Karar No
- 2024/7372
- Karar Tarihi
- 11.12.2024
Karar Metni
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2022/4352 E. , 2024/7372 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4352
Karar No : 2024/7372
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-...(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İmalat San.ve Tic. Ltd.Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla ... sayılı haciz bildirimi ile davacı adına kayıtlı banka hesapları üzerine uygulanan e-haciz işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ... Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İmalat San.ve Tic. Ltd.Şti'ye ait vergi borçlarının ödenmemesi ve şirket malvarlığından da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin davacının ... Mah. ... Cad. ... Sok. ... Apt. No:... .../... adresinde ...'ın ikamet ettiği ve alıcı muhatabın tanınmadığının imzasız beyan edildiği, muhatabın yeni adresinin bilinmediğinden muhtar tasdiki ile 17/01/2014 tarihinde iade edildiği, davacının adreste tanınmaması ve adreste başkasının ikamet ettiğinin tespit edildiğinden aynı adrese yeniden tebliğe çıkartılmasına gerek olmadığı değerlendirilmekle birlikte, davalı idari tarafından yapılan araştırmada davacının başkaca adres bilgisine ulaşılamadığı ve mernis adresinin de olmaması nedeniyle, ödeme emirlerinin 17/09/2014 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emirlerinin ilanen tebliğine ilişkin ilan yazısının muhtarlığa gönderildiğine dair belge, ilan tutanağı, ilan listesi tutanağı örneğinin dosyaya sunulduğu, ödeme emirlerinin 17/09/2014 tarihinde davacıya usule uygun bir şekilde ilanen tebliğinden sonra söz konusu ödeme emirlerinin davacı tarafından süresi içinde dava konusu yapılmadığı dikkate alındığında, amme alacağının cebren tahsili yolunda davacıya tebliğ edilen ödeme emirleri ile takip edilen vergi borçları nedeniyle davacının banka hesaplarına tatbik edilen dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Asıl borçlu ... Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İmalat San.ve Tic. Ltd. Şti'nin 02/09/2013 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen kaydının silindiği, bu tarihten sonra adı geçen şirketin haklara sahip olmasının veya borçlu kılınmasının mümkün olmadığı, hukuk aleminde olmayan bir şirket hakkında ödeme emri düzenlenip şirkete tebliğ edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İmalat San.ve Tic. Ltd.Şti'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, şirket ortağı sıfatıyla ... sayılı haciz bildirimi ile davacı adına kayıtlı banka hesapları üzerine uygulanan e-haciz işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, bu Kanun'a göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlarca tutanakla tespit edilen adresler (İlgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla) ve bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir vesikalarında tespit edilen adresler olduğu düzenlenmesine, 102. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, tebliğ olunacak evrakı muhtevi zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve keyfiyetin muhatap ile posta memuru tarafından taahhüt ilmühaberine tarih ve imza konulmak suretiyle tesbit olunacağı, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde, posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, muhatabın geçici olarak başka bir yere gittiği, bilinen adresinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde keyfiyet ve beyanda bulunanın kimliğinin tebliğ alındısına yazılarak altı beyana yapana imzalatılacağı, imzadan imtina ederse, tebliği yapanın bu ciheti, şerh ve imza edeceği ve tebliğ edilemeyen evrakı çıkaran mercie iade olunacağı, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin edilecek münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılacağı, aynı maddenin son fıkrasında da adreste bulunamama halinin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyetinden biri veyahut bir zabıta huzurunda taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza atılmak suretiyle tespit olunacağı düzenlenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinde; limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında, 01/07/2015 tarihine kadar maddede belirtilen hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacağı, 12. fıkrasında, altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçlarının, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmeyeceği ancak ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumluluklarının, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam edeceği, (15) numaralı fıkrasında ise, bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edileceği, bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği, hazinenin bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmayacağı, tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının ... Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İmalat San.ve Tic. Ltd. Şti'nin 27/06/2006-21/07/2008 tarihleri arasında %50 hisse ile ortağı olduğu, adı geçen şirket adına vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ... sayılı, ... sayılı ve ... sayılı ödeme emirlerinin 12/02/2013 tarihinde posta yoluyla, ... sayılı ödeme emrinin ise 29/12/2013 tarihinde ilanen şirkete tebliğ edildiği, söz konusu ödeme emirleri içeriği borçların şirket tarafından ödenmemesi ve şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine ilgili dönemde şirket ortağı olan davacı adına ortak sıfatıyla 13/01/2014 tarih ve ..., ... , ...sayılı ödeme emirlerinin düzenlenerek 17/09/2014 tarihinde ilanen tebliğ edildiği, ödeme emirlerinin dava açılmayarak kesinleşmesi üzerine amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kayıtlı banka hesapları üzerine uygulanan e-haciz işleminin kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Vergi Mahkemesince ödeme emri aşamasında incelenebilecek nitelikteki iddiaların haciz aşamasında değerlendirilebilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiş ise de, asli borçlu olan asıl amme borçlusu şirket hakkında yapılan takibat sonucunda amme alacaklarının asıl amme borçlusundan tahsil edilemediği veya tahsil edilemeyeceği ortaya konulduktan sonra ancak fêri borçlu şirket ortağı hakkında takibat yapılabileceğinden, davacı tarafından adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açılmamış olsa bile bu husus hacze karşı açılan davalarda da borcum yoktur kapsamında incelenebilecektir.
Uyuşmazlıkta, asıl borçlu ... Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İmalat San.ve Tic. Ltd. Şti'nin 02/09/2013 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen kaydının silindiği, dava konusu haciz işleminin dayanağı şirket hakkında düzenlenen ... sayılı ödeme emrinin şirket ticaret sicilinden kaydı silindikten sonra 29/12/2013 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, ... Bilgi İşlem Bilgisayar Elektronik İmalat San.ve Tic. Ltd. Şti'nin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş olacağından, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket adına tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin yapılamayacağı, yapılan işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması mümkün olmadığı dikkate alındığında, ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirket tüzel kişiliği adına kesinleşen ve şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil edilemeyen vergi borcu bulunmaması nedeniyle, dava konusu haciz işleminin haczin dayanağı şirket hakkında düzenlene ... sayılı ödeme emrinden kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, aynı Kanun'un geçici 7. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca tasfiyesiz olarak ticaret sicilinden terkin edilen şirketler yönünden aynı maddenin (15) numaralı fıkrasında, alacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanların mahkemeye başvurarak tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyasını isteyebilecekleri de açıktır.
Diğer taraftan, dava konusu haciz işleminin şirket hakkında düzenlenen ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden ise, davacı hakkında düzenlenen 13/01/2014 tarih ve ..., ... , ... sayılı ödeme emirlerinin davacının ... ... Mah. ... Cad. ... Sok. ... Apt. No:... .../... adresinde 17/01/2014 tarihinde davacıya tebliğ edilmeye çalışıldığı, söz konusu adreste ...'ın ikamet ettiği ve alıcı muhatabın tanınmadığının imzasız beyan edildiği, muhatabın yeni adresinin bilinmediği hususu tebligat alındısı üzerine şerh düşülerek muhtara imzalatılarak tebliğ alındısının iade edilmesi sonrasında, söz konusu ödeme emirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 102.maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan haline aykırı şekilde ikinci kez tebliğe çıkarılmadan ilanen tebliğ edildiği dikkate alındığında, ilanen tebliğ koşullarının oluşmadığı ve ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinin görülmesi nedeniyle, amme alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, dava konusu haciz işleminin şirket hakkında düzenlenen ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında bu sebeple hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.