Danıştay Dava Dairesi · E. 2022/466 · K. 2024/1975
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/466 E. , 2024/1975 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/466 Karar No : 2024/1975 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü - (E - Tebligat) VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : .. İplik Tekstil Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli ...-..., ... ile ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen eşyaya ait menşe belgelerinin sonradan kontrolleri çerçevesinde yürütülen yurt dışı araştırmasında ihracatçı firmalar tarafından verilen yanlış bilgiler nedeniyle anılan belgelerin ihracatçı ülke makamlarınca düzenlenmediğinin tespiti üzerine, eşyanın AB menşeli olmadığı kabul edilerek tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük ve dampinge karşı vergi ile dampinge karşı vergi üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:...sayılı kararıyla, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, doğru olmadığı tespit edilen belgenin, ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylandığına ilişkin herhangi bir tespit ve incelemenin yapılmadığı, ithale konu eşyanın menşeini ispat etmekte olan EUR.1 belgesi yönünden aksi bir durumun gümrük idaresince yeterli ve açık bir saptama ile ortaya konulmadığı, öte yandan söz konusu belgenin sahteliği konusunda herhangi bir iddia ve tespitte de bulunulmadığı anlaşıldığından, eşyanın AB menşeli olmadığı kabul edilerek tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük, dampinge karşı vergi ve bahsi geçen vergi üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu eşyanın dampinge karşı vergi ve ek mali yükümlülük alınmasını gerektiren bir ülkeden ithal edildiğine dair idarece yapılmış herhangi bir tespitte bulunulmadığı anlaşıldığından, davacı adına tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük ile dampinge karşı vergi ve bu vergi üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket adına tescilli ...-..., ... ile ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithal edilen eşyaya ait menşe belgelerinin sonradan kontrolleri çerçevesinde yürütülen yurt dışı araştırmasında ihracatçı firmalar tarafından verilen yanlış bilgiler nedeniyle anılan belgelerin ihracatçı ülke makamlarınca düzenlenmediğinin tespiti üzerine, eşyanın AB menşeli olmadığı kabul edilerek tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük ve dampinge karşı vergi ile dampinge karşı vergi üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanun'a aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; 16. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun'un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun'a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Atıfta bulunulan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, "gümrük vergileri" deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü, 9. fıkrasında, "ithalat vergileri" deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği belirtilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş; 195. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, geçici bir anti-damping vergisi veya fark giderici vergi uygulandığı, (b) bendinde, kanunen alınması gereken vergi tutarının, bir bağlayıcı tarife ve menşei bilgisine istinaden belirlenen tutarlardan yüksek olduğu, (c) bendinde, vergi tutarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen seviyenin altında kaldığı hallerde, hesaplanan vergilerin Gümrük Vergileri Tahakkukunu İzleme Defterine kaydedilip özel durumunun defterde belirtileceği öngörülmüş; 198. maddesinin 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrasında ise, 195. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği; ancak, belgeyi onaylayan idarenin eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veya bilmesi gerektiği durumlar hariç olmak üzere, doğru olmadığı tespit edilen belgenin ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması halinde vergilerin yükümlüden tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde dış ticaretin, ülke ekonomisinin yararına düzenlenmesini sağlamak amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler konulması ve kaldırılması, bu yükümlülüklere ilişkin esasların tespit edilmesi ve oluşan fonların kullanılmasının anılan Kanun hükümlerine göre yürütüleceği; 2. maddesinde, Bakanlar Kurulunun bu Kanun kapsamındaki konularda düzenlemeler yapmaya yetkili olduğu; 3. maddesinde ise, ithalat, ihracat veya dış ticaret işlemleri üzerine konulan ek mali yükümlülüklerin nevi, miktarı, tahsili, takibi ve iadesi, gerektiğinde bütçeye irat kaydedilmesi, bir fonda toplanması ve fonun kullanım esaslarının Bakanlar Kurulu kararında gösterileceği hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 4458 sayılı Kanun'un 198. maddesine 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrada yer alan, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin madde metninde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde sonradan istenilemeyeceği yolundaki düzenleme iyiniyetli yükümlülerin korunması amacıyla getirilmiştir. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla getirilen ve bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olmasını ifade eden ticaret politikası önlemi niteliğindeki dampinge karşı vergi ile 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca dış ticaretin, ülke ekonomisi yararına düzenlenmesi amacıyla konulan ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine konulan ek mali yükümlülük, tercihli tarife nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen bir vergi niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, anılan fıkrada öngörülen koşullar yönüyle değerlendirme yapma imkanı bulunmayan olayda, uyuşmazlık konusu eşyanın iddia edildiği gibi dampinge karşı vergi ve ek mali yükümlülük alınmasını gerektiren bir ülkeden ithal edildiğine dair idarenin herhangi bir tespitinin de olmadığı anlaşılmış olup, eşyanın menşeinin kabul edilmeyerek davacı adına tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük ile dampinge karşı vergi ve bu vergi üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisine vaki itirazın zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.