İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2022/4809 · K. 2024/2703
- Esas No
- 2022/4809
- Karar No
- 2024/2703
- Karar Tarihi
- 27.05.2024
Karar Metni
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4809 E. , 2024/2703 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4809
Karar No : 2024/2703
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU : 26/08/2021 tarih ve 31580 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2021/41 yılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Türkiye'ye ihracat yapan bir firma olmaları nedeniyle kamu kurumları tarafından son bir kaç yılda kendilerinden çok yoğun belge talebinde bulunulduğu, 2020 yılının Ocak ayında haklarında herhangi bir soruşturma olmadığı halde, Türkiye'de ürün sattığı firmanın kayda alma başvurusuna bağlı olarak, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü yetkililerince Avrupa'daki üretim ve yönetim birimlerinde "yerinde inceleme" adı altında gerçekleştirilen bazı ziyaretlerde firmaları ile ilgili 3. kişilerle paylaşılmayacağı taahhüdüyle birçok hassas verinin alındığı ve bu bilgilerin kendi ithalatçıları ve yetkisiz üçüncü kişilerle paylaşıldığı, söz konusu yerinde inceleme mekanizmasının mevzuat gereği ancak bir soruşturmaya istinaden gerçekleştirilebileceği, bu konuda yetkili kurumlardan bilgi talep edildiği halde cevap alınamadığı, akabinde 26/06/2020 tarih ve 31167 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/14 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat” adlı ürün için önlemlerin etkisiz kılınması soruşturmasının açıldığı, kendilerinden mükerrer bilgi taleplerinde bulunulduğu, yaşanılan kötü tecrübe sonrası, aynı Bakanlık personelinin soruşturmayı yürüttüğü de tespit edilmesine rağmen hukuken sunulması mümkün olan tüm bilgi ve belgeler sunularak işbirliği iradesini ortaya koydukları, buna rağmen, davaya konu Tebliğ ile tamamlanan soruşturmada firmalarının işbirliğine gelmedi olarak addedildiği ve firmaya ilişkin belirlemelerin mevcut verilere göre yapıldığı, söz konusu Tebliğ'in hukuka aykırı olduğu iddia edilerek dava konusu edilen tebliğin iptali istenilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: "Sentetik filament ipliklerinden dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)" ve "sentetik veya suni devamsız liflerden dokunmuş mensucat" ithalatında uygulanan dampinge karşı önlemlerin, İtalya üzerinden yapılan ithalat ile etkisiz kılındığına yönelik şüphe duyulduğuna ilişkin Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğünün muhtelif tarih ve sayılı yazısı ve İspanya ve Almanya üzerinden etkisiz kılındığına yönelik şüphe bulunduğuna dair İthalat Genel Müdürlüğünce yapılan değerlendirmeler üzerine Kurulca re'sen inceleme başlatıldığı ve bulguların değerlendirilmesi neticesinde İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'in 38. maddesi uyarınca, 26/06/2020 tarih ve 31167 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2020/14) ile soruşturma başlatıldığı, eşyanın Avrupa Birliği ülkeleri menşeli ithalatında gümrük vergisi oranı %0 iken diğer ülkeler menşeli ithalatında gümrük vergisi oranının %8 olduğu, inceleme konusu eşya ithalatı %20 oranında ilave gümrük vergisine tabi iken Avrupa Birliği ve Serbest Ticaret Anlaşması akdedilen ülkeler menşeli olanlarının ithalatında ilave gümrük vergisinin olmadığı, diğer yandan, Çin, Güney Kore, Malezya, Tayland Krallığı, Filipinler, Bulgaristan ile Yunanistan menşeli/çıkışlı ithalatta daha önce kabul edilen dampinge karşı önlemin bulunduğu, soruşturma konusu ülkeler menşeli/çıkışlı ticaret yoluyla mevcut dampinge karşı önlemin etkisiz kılındığına kanaat getirilerek davaya konu Tebliğin yayımlandığı, davaya konu Tebliğ ile yerli üretici firmaların ithalattan kaynaklanan haksız rekabetten korunmak istenildiği, davalı firma tarafından sunulan soru formu cevabında esaslı eksikliklerin bulunduğu, Türkiye'ye önemli miktarda Almanya çıkışlı soruşturma konusu eşya ihracatı bulunan davacı firmanın, ihraç ettikleri eşyanın muhtelif Avrupa Birliği ülkelerinde, kendileri ile üretim sözleşmesi bulunan muhtelif firmalarca üretildiği iddia edilmişse de, sunulan birçok menşe belgesinde menşe ülkenin açıkça belirtilmeyip eşyanın "Avrupa Birliği" menşeli olduğu ibaresinin yer aldığı, Türkiye'ye Almanya çıkışlı olarak ihraç ettikleri soruşturma konusu eşyanın hangi ülkelerde üretildiği, üretici firmaların isimleri, söz konusu eşyanın hangi üretim aşamalarından geçtiği ve hammaddenin nereden tedarik edildiği gibi en temel bilgilerin sunulmadığı, davacı firma tarafından İtalya menşeli Almanya çıkışlı olarak Türkiye'ye ihraç edilen bir kısım eşyanın İtalya'da yerleşik iki firma tarafından üretildiği ifade edilerek bu firmalara ilişkin bilgilerin sunulduğu, bahsi geçen İtalya'da yerleşik firmalardan yaptıklarını iddia ettikleri eşya alımına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmadığı, bununla birlikte üretim sözleşmesi olduğu ifade edilen İtalya'da yerleşik iki firmadan davacı firmaya yapılan satışlara ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması talep edilmesine rağmen söz konusu firmalarca satışlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı ve bilgi belgelerin eksiklik bildiriminde talep edilmesine karşın anılan hususlara ilişkin cevap alınamadığı, ithalat istatistiklerinin incelenmesi neticesinde, davacı firmadan yapılan gerek 54.07 gümrük tarife pozisyonu (GTP) kapsamı gerekse 55.13 ile 16 GTP kapsamı ithalatın soruşturma döneminde yüksek oranda artış gösterdiği ve ithalat birim fiyatlarının Almanya ve İtalya menşeli olarak diğer firmalardan yapılan ithalata ve anılan ülkelerin genel ihracat birim fiyatlarına göre oldukça düşük ve ÇHC'den yapılan ithalatın birim fiyatları seviyelerinde olduğunun görüldüğü, firmanın kendisine ait üretim tesisinin bulunmadığı, buradan hareketle üretim faaliyetinde bulunmadığı anlaşılan davacının eşyayı tedarik ettiğini iddia ettiği firmalara ilişkin de bilgi sunamaması nedeniyle dampinge karşı önlemi etkisiz kıldığı tespit edilerek Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca "iş birliğine gelmedi" olarak addedildiği ve anılan Tebliğde iptali gerektirecek bir hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava, 26/08/2021 tarih ve 31580 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2021/41 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ”in iptali istemiyle açılmıştır.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un, "amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde resen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7. maddesinde yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı, 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının tanımlar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Önlemlerin Etkisiz Kılınması", yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller olarak tanımlanmış; aynı Kararın "önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesi" başlıklı 11. maddesinde ise kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği, önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikte de yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda düzenlemeler yer almış, ayrıca bazı özel durumlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, "Örnekleme" başlıklı 27. maddesinin 3. fıkrasında, soruşturmanın, bu madde hükmü uyarınca bir örnekleme ile sınırlı tutulduğu hallerde, ayrı ayrı inceleme yapmanın soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında tamamlanmasını engelleyecek kadar çok sayıda ihracatçı ve üreticinin bulunduğu haller dışında, başlangıçta seçilmemiş olan ancak gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayan ihracatçı veya üreticiler için ayrı bir damping marjı hesaplanacağı, "Önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma" başlıklı 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebilecekleri, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir ürünün Türkiye'ye, ihracatçı ülke iç piyasasındaki cari fiyatından daha düşük fiyatlarla ihraç edilmesi ve bu nedenle yerli üretim dalının ciddi bir zarara uğraması veya zarar tehdidi altında olması durumunda, yapılacak soruşturma sonucunda yeterli bulgular elde edilmesi halinde, söz konusu ürünün ithalinde dampinge karşı vergi öngörülmek suretiyle önlem alınabilecektir. Yürürlüğe konulan önlemlerin etkisiz kılınması durumunda da Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca açılacak soruşturma sonucunda, önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı takdirde aynı eşyanın başka ülkelerden ithalinde de önlem uygulanabilecektir.
Dosyanın incelenmesinden 13/2/2002 tarihli ve 24670 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2002/2) ile ÇHC (Çin Halk Cumhuriyeti), Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Malezya, Tayland Krallığı, Çin Tayvanı menşeli 54.07 GTP altında yer alan “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)”ın ithalatında ülke ve firma bazında değişen oranlarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulduğu, söz konusu önleme ilişkin son nihai gözden geçirme soruşturmasının tamamlanmasını takiben İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/3) ile mezkur ürünlerin ithalatında uygulanan önlemlerin devamına karar verildiği, 18/11/2006 tarihli ve 26350 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2006/30) ile ÇHC menşeli 54.07 GTP’si altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Filipinler Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı ürünlere teşmil edildiği, 22/8/2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2015/41) çerçevesinde, ÇHC menşeli 54.07 GTP’si altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Bulgaristan Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı ürünlere teşmil edildiği, 7/5/2019 tarihli ve 30767 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2019/15) çerçevesinde, ÇHC menşeli 54.07 GTP’si altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Yunanistan menşeli/çıkışlı ürünlere teşmil edildiği, ÇHC menşeli 55.13, 55.14, 55.15 ve 55.16 GTP’leri altında yer alan “sentetik veya suni devamsız liflerden dokunmuş mensucat”ın ithalinde, 15/2/2001 tarihli ve 24319 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2001/2) kapsamında dampinge karşı önlem yürürlüğe konulduğu, ithalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/4) ile tamamlanan nihai gözden geçirme soruşturması kapsamında anılan önlemin devamına karar verildiği, 22/8/2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2015/40) çerçevesinde, ÇHC menşeli 55.13, 55.14, 55.15 ve 55.16 GTP’leri altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Bulgaristan Cumhuriyeti ve Polonya Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı ürünlere teşmil edildiği, ithalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2019/15) ile ÇHC menşeli 55.13, 55.14, 55.15 ve 55.16 GTP’leri altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Yunanistan menşeli/çıkışlı ürünlere teşmil edildiği, önlem konusu ülkeler menşeli “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)” ve “sentetik veya suni devamsız liflerden dokunmuş mensucat” ithalatında uygulanan dampinge karşı önlemlerin İspanya, İtalya ve Almanya üzerinden yapılan ithalat ile etkisiz kılındığına yönelik re’sen yapılan değerlendirmeler üzerine Bakanlık tarafından bir incelemeler sonucunda önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılması ve açılan soruşturmanın usul ve esaslarının belirlenmesine ilişkin dava konusu Tebliğin yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde özetle; Türkiye'ye ihracat yapan bir firma olmaları nedeniyle kamu kurumları tarafından son bir kaç yılda kendilerinden çok yoğun belge talebinde bulunulduğu, 2020 yılının Ocak ayında haklarında herhangi bir soruşturma olmadığı halde, Türkiye'de ürün sattığı firmanın kayda alma başvurusuna bağlı olarak, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü yetkililerince Avrupa'daki üretim ve yönetim birimlerinde "yerinde inceleme" adı altında gerçekleştirilen bazı ziyaretlerde firmaları ile ilgili 3. kişilerle paylaşılmayacağı taahhüdüyle birçok hassas verinin alındığı ve bu bilgilerin kendi ithalatçıları ve yetkisiz üçüncü kişilerle paylaşıldığı, söz konusu yerinde inceleme mekanizmasının mevzuat gereği ancak bir soruşturmaya istinaden gerçekleştirilebileceği, bu konuda yetkili kurumlardan bilgi talep edildiği halde cevap alınamadığı, akabinde 26/06/2020 tarih ve 31167 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2020/14 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat” adlı ürün için önlemlerin etkisiz kılınması soruşturmasının açıldığı, kendilerinden mükerrer bilgi taleplerinde bulunulduğu, yaşanılan kötü tecrübe sonrası, aynı Bakanlık personelinin soruşturmayı yürüttüğü de tespit edilmesine rağmen hukuken sunulması mümkün olan tüm bilgi ve belgeler sunularak işbirliği iradesini ortaya koydukları, buna rağmen, davaya konu Tebliğ ile tamamlanan soruşturmada firmalarının işbirliğine gelmedi olarak addedildiği ve firmaya ilişkin belirlemelerin mevcut verilere göre yapıldığı, söz konusu Tebliğ'in hukuka aykırı olduğu iddialarıyla söz konusu Tebliğin iptali istemiyle dava açmıştır.
İthalatta haksız rekabete ilişkin önlemlerin etkisiz kılınmasına ilişkin İtalya, İspanya ve Almanya ihracat istatistiklerinin uluslararası kaynaklardan incelenmesi neticesinde, anılan ülkelerin Türkiye’ye 54.07 GTP kapsamı eşya ihracatında hızlı bir artış bulunduğunun görüldüğü, Türkiye’ye ihracatta birim fiyatlar hızlı bir şekilde düşerek anılan ülkelerin genel ihracat birim fiyatlarına göre belirgin şekilde farklılaştığı, İtalya, İspanya ve Almanya’nın dampinge karşı önleme tabi ülkelerden olan ÇHC’den 55.13, 55.14, 55.15, 55.16 GTP’leri kapsamı önemli miktarda ithalatı bulunduğunun görüldüğü, anılan eşya grubunda 2017-2019 döneminde İtalya’nın ÇHC’den 16-17 bin ton, İspanya ve Almanya’nın ise 10-11 bin ton seviyelerinde ithalatının bulunduğunun tespit edildiği, İtalya’nın anılan eşyadan miktar bazında Türkiye’ye ihracatının aynı üründeki toplam ihracatındaki payının inceleme döneminde önemli oranda arttığının görüldüğü, söz konusu oran 2017 yılında %2 seviyesinde iken 2019 yılında %4’e, 2020 yılının ilk ayında ise %13’e yükseldiği, İtalya’nın söz konusu ihracatındaki birim fiyatlarına bakıldığında genel birim fiyatlarında önemli bir değişiklik olmazken Türkiye’ye ihracatta birim fiyatlarda ciddi bir düşüş görüldüğü, bu kapsamda, anılan ülkenin Türkiye’ye ihracat birim fiyatı 2019 yılından itibaren hızlı bir düşüş göstererek 2017-2019 yılları ile 2020 Ocak ayında sırasıyla 15, 21, 11 ve 4 ABD Doları/Kg olarak gerçekleştiği bulgularına ulaşıldığı görülmektedir.
Bu durumda, yapılan incelemeler sonucunda İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca, İtalya, İspanya ve Almanya menşeli/çıkışlı 54.07 GTP altında kayıtlı “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)” ile 55.13, 55.14, 55.15, 55.16 GTP’lerinde tanımlı “sentetik veya suni devamsız liflerden dokunmuş mensucat” ithalatına ilişkin olarak Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasına karar verilmesine yönelik dava konusu Tebliğin mevzuata uygun olduğu ve davacı iddialarının dava konusu işlemi kusurlandıracak nitelikte bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
MADDİ OLAY :
26/08/2021 tarih ve 31580 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2021/41 sayılı “İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğin iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 19. maddesinde, üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için, o ülkede yeni bir ürün imal edilmesi veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılmasının gerektiği, aynı Kanun'un 20. maddesinde, esas amacının, Türkiye tarafından belirli ülkelerin eşyasına uygulanan hükümleri aşmak olduğu tespit edilen veya yapılan araştırma sonucunda hakkında bu yönde bir kanaat oluşan bir işçilik veya işlemle üretilmiş eşyanın, 19. maddeye dayanılarak o ülke menşeli sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un, "amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde resen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7. maddesinde yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı, 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının tanımlar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Önlemlerin Etkisiz Kılınması", yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller olarak tanımlanmış; aynı Kararın "önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesi" başlıklı 11. maddesinde ise kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği, önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikte de yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda düzenlemeler yer almış, ayrıca bazı özel durumlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, " İşbirliğine gelinmemesi" başlıklı 26. maddesinde ilgili taraflardan birinin, verilen süreler içinde gerekli bilgiyi sağlamaması ya da bu bilgiye ulaşılmasını reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması veya yanlış ya da yanıltıcı bilgi vermesi hallerinde söz konusu taraf işbirliğine gelmemiş addedileceği, bu durumda geçici veya nihai belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz, mevcut verilere göre yapılabileceği, "Örnekleme" başlıklı 27. maddesinin 3. fıkrasında, soruşturmanın, bu madde hükmü uyarınca bir örnekleme ile sınırlı tutulduğu hallerde, ayrı ayrı inceleme yapmanın soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında tamamlanmasını engelleyecek kadar çok sayıda ihracatçı ve üreticinin bulunduğu haller dışında, başlangıçta seçilmemiş olan ancak gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayan ihracatçı veya üreticiler için ayrı bir damping marjı hesaplanacağı, "Önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma" başlıklı 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebilecekleri, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir ürünün Türkiye'ye, ihracatçı ülke iç piyasasındaki cari fiyatından daha düşük fiyatlarla ihraç edilmesi ve bu nedenle yerli üretim dalının ciddi bir zarara uğraması veya zarar tehdidi altında olması durumunda, yapılacak soruşturma sonucunda yeterli bulgular elde edilmesi halinde, söz konusu ürünün ithalinde dampinge karşı vergi öngörülmek suretiyle önlem alınabilecektir. Yürürlüğe konulan önlemlerin etkisiz kılınması durumunda da Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca açılacak soruşturma sonucunda, önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı takdirde aynı eşyanın başka ülkelerden ithalinde de önlem uygulanabilecektir.
Dosyanın incelenmesinden, Ticaret Bakanlığınca yapılan soruşturmada; 54.07 gümrük tarife pozisyonunda sınıflandırılan "sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar" olarak belirtilen eşyanın ÇHC, Güney Kore, Malezya, Tayland, Çin Tayvanı menşei ithalatında 2002/2 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile yürürlüğe konulan önlemin 2015/3 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile devamına karar verildiği, bu önlemin 2006/30, 2015/41 ve 2019/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğler ile sırasıyla Filipinler, Bulgaristan ve Yunanistan menşeli eşyaya teşmil edildiği, öte yandan 55.13, 55.14, 55.15, 55.16 gümrük tarife pozisyonunda sınıflandırılan eşyaların ÇHC menşeli ithalatında 2001/2 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında uygulanan dampinge karşı önlemin nihai gözden geçirme soruşturması sonucu 2019/4 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile devamına karar verildiği, 2015/40 sayılı Tebliğ ile söz konusu eşyalar için uygulanan önlemin, Bulgaristan ve Polonya; 2019/15 sayılı Tebliğ ile Yunanistan menşeli ürünlere teşmil edildiği, 2020/14 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile İspanya, İtalya ve Almanya menşeli “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat(giyim için olanlar)" ve sentetik veya suni devamsız liflerden dokunmuş mensucat" eşya gruplarının ithalatına yönelik olarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma başlatıldığı, soruşturma dönemi olarak 01/01/2017 tarihi ile 30/06/2020 tarihleri arasındaki dönem esas alınarak yürütülen soruşturma kapsamında soruşturma için gerekli bilgilerin temini amacıyla soru formu gönderildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafından soru formu cevabı sunulduğu, soruşturma kapsamında esaslı bilgi ve belgeleri sağlamayan firmaların İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca iş birliğinde bulunmadı olarak addedildiği, bu durumda, önlemlerin etkisiz kılınmasına yönelik belirlemeler için, olumlu ya da olumsuz eldeki mevcut veriler kullanıldığı açıklamalarına yer verildiği, davacı Texsolutions Gmbh firmasınca soru formuna sunulan cevaplarda esaslı eksikliklerin bulunduğu tespit edilerek firmaya eksiklik bildirimi yapıldığı, anılan firma tarafından eksiklik bildiriminde talep edilen esaslı eksikliklerin tamamlanmadığının görüldüğü, Almanya'da yerleşik bulunan anılan firmanın Türkiye'ye önemli miktarda Almanya çıkışlı soruşturma konusu eşya ihracatı bulunduğu, sunulan soru formu cevabında Türkiye'ye ihraç edilen eşyanın muhtelif Avrupa Birliği ülkelerinde, Texsolutions Gmbh firması ile üretim sözleşmesi bulunan muhtelif firmalarca üretildiği iddia edildiği, Almanya çıkışlı soruşturma konusu eşyaya ilişkin sunulan birçok menşe belgesinde eşyanın "Avrupa Birliği" menşeli olduğu ibaresinin yer aldığı ve menşe ülkenin açıkça belirtilmediğinin görüldüğü, anılan firma tarafından Türkiye'ye Almanya çıkışlı olarak ihraç edilen soruşturma konusu eşyanın hangi ülkelerde üretildiği, üretici firmaların isimleri, söz konusu eşyanın hangi üretim aşamalarından geçtiği ve ham maddenin nereden tedarik edildiği gibi en temel bilgilerin sunulmadığından talep edilen eksiklik bildirimine ilişkin sunulan cevapta da anılan hususlara yanıt alınamadığı, davacı firmaca İtalyan menşeli Almanya çıkışlı olarak Türkiye'ye ihraç edilen bir kısım eşyanın İtalya'da yerleşik iki firma tarafından üretildiği ifade edilerek bu firmalara ilişkin bilgilerin de sunulmadığı, Texsolutions Gmbh firmasının İtalya'da yerleşik söz konusu firmalardan yaptığını iddia ettiği soruşturma konusu eşya alımına ilişkin bilgi ve belgelerin sunulmadığı, eksiklik bildiriminde de talep edilmesine rağmen anılan eksikliklerin giderilmediği, diğer taraftan Texsolutions Gmbh ile üretim sözleşmesi bulunduğu ifade edilen iki firmadan da anılan firmaya yaptığı satışlara ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması talep edilmesine rağmen söz konusu firmalarca da Texsolutions Gmbh firmasına yapıldığı iddia edilen satışlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, Texsolutions Gmbh firması soruşturmaya ilişkin temel bilgileri sunmaması nedeniyle İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca "iş birliğinde bulunmadı" olarak addedilerek anılan firmaya ilişkin belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz mevcut verilere göre yapıldığı, ithalat istatistiklerinin incelenmesi neticesinde, ithalatta haksız rekabete ilişkin önlemlerin etkisiz kılınmasına ilişkin İtalya, İspanya ve Almanya ihracat istatistiklerinin uluslararası kaynaklardan incelenmesi neticesinde, anılan ülkelerin Türkiye’ye 54.07 GTP kapsamı eşya ihracatında yüksek oranda artış olduğunun görüldüğü, Türkiye’ye ihracatta birim fiyatlar önemli ölçüde düşerek anılan ülkelerin genel ihracat birim fiyatlarına göre belirgin şekilde farklılaştığı, söz konusu ihracattaki birim fiyatlarına bakıldığında genel birim fiyatlarında önemli bir değişiklik olmazken Türkiye’ye ihracatta birim fiyatlarda ciddi bir düşüş görüldüğü, bu kapsamda, anılan ülkelerin Türkiye’ye ihracat birim fiyatında 2019 yılından itibaren hızlı bir düşüş gösterdiği bulgularına ulaşıldığı, Texsolutions Gmbh firmasından yapılan gerek 54.07 GTP kapsamı gerek 55.13-16 GTP'ler kapsamı ithalatın soruşturma döneminde yüksek oranda artış gösterdiği ve ithalat birim fiyatlarının Almanya ve İtalya menşeli diğer firmalardan yapılan ithalata göre ve anılan ülkelerin genel ihracat birim fiyatlarına göre oldukça düşük ve Çin Halk Cumhuriyeti' nden yapılan ithalat birim fiyatları seviyelerinde olduğunun görüldüğü, firmanın kendisine ait üretim tesisi bulunmadığı, firma tarafından ihraç edilen soruşturma konusu edilen ürünlerin hangi firmalarca nerede, hangi üretim aşamaları gerçekleştirilerek üretildiğine dair bilgi ve belgelerin sunulmadığı, bu kapsamda dampinge karşı önlemlerden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir işlem sonucunda Türkiye ile anılan firma arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğinin değerlendirildiği, ayrıca soruşturma döneminde firma tarafından soruşturma konusu ürünlerde Türkiye'ye yapılan ihracatın miktarındaki yüksek artış ve birim fiyatlarındaki düşüklüğün dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığına işaret ettiği değerlendirilmiş, dava konusu 2021/41 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında, tabloda gösterildiği şekilde, Almanya'da yerleşik Texsolutions Gmbh firmasınca İtalya'dan ithal ettiği Çin Halk Cumhuriyeti menşei eşyalar için 110 gr/m2 ağırlığının üstü için %42,44, 110 gr/m2 ağırlığının altı için %21,13; Almanya'dan ithal ettiği Çin Halk Cumhuriyeti menşei eşyalar için %44 dampinge karşı önlem oranın belirlenerek yürürlüğe konulmasına karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca, 54.07 gümrük tarife pozisyonu (GTP) kapsamı "sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)" ve 55.13, 55.14, 55.15, 55.16 gümrük tarife pozisyonunda sınıflandırılan eşyaların gerçekte Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olmasına rağmen, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için getirilen önlemleri etkisiz kılmak amacıyla menşe yanıltması yapılmak suretiyle Texsolutions Gmbh firması tarafından İtalya ve Almanya'dan ithal edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, 54.07, 55.13, 55.14, 55.15, 55.16 gümrük tarife istatistik pozisyonundaki eşyalar için mevcut damping önlemlerinden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucu yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılınarak önlemin iyileştirici etkisinin Texsolutions Gmbh firması tarafından azaltıldığı sonucuna varılarak, soruşturma konusu eşyaların, tabloda belirtildiği şekilde, davacı tarafından Almanya ve İtalya'dan ithalatında, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı tutarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin Tebliğ'in mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.