İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2022/5449 · K. 2024/4369
- Esas No
- 2022/5449
- Karar No
- 2024/4369
- Karar Tarihi
- 10.09.2024
Karar Metni
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/5449 E. , 2024/4369 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5449
Karar No : 2024/4369
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Barolar Birliği
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'nin baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin kabulüne ilişkin İzmir Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; yürütülen mesleğin bir kamu hizmeti olmasının yanında önem ve özelliği de dikkate alındığında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa Kabulde Engeller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen katalog suçlardan olan terör örgütü propagandası yapmak suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin Esas:... sayılı sayılı dosyası üzerinden dava açılan müdahilin baro levhasına yazılma isteminin kovuşturma sona erinceye kadar beklenilmesinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olacağı sonucuna varıldığından ilgilinin baro levhasına yazılmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, diğer yandan, müdahil tarafından, yargılama konu suçun katalog suçlardan olmadığı ileri sürülmekte ise de, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1., 2. ve 7. maddesinin ikinci fıkrası düzenlemeleri gereğince adı geçene isnat edilen fiillerin gerek niteliği gerekse 2 yıldan fazla hapis cezasını gerektirebilecek olması sebebiyle bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince;1136 sayılı Kanun'un 5. maddesi birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunulması halinde avukatlığa alınma isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi konusunda idareye takdir hakkı tanındığı, idare mahkemesi kararı sonrasında adı geçen hakkında silahlı terör örgütü propagandası yapmak, görevi yaptırmamak için direnmek, halkı kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne kışkırtmak suçlarından beraat kararı verildiği, her ne kadar beraat kararları kesinleşmemiş ise de, bu aşamada takdir yetkisinin ilgili aleyhine kullanılmasının masumiyet karinesi ile çelişeceği, ilgili hakkında ilk derece mahkemesince beraat kararı verilen yargılama dışında Avukatlık Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değerlendirilebilecek bir kovuşturma bulunmadığı da göz önününde bulundurulduğunda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "davacı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle dava açılış sırasında tahsil edilmeyen toplam 368,30-TL yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacı idareye tamamlattırılması için Mahkemesince İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına" ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, kararın yargılama giderleri yönünden temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Türkiye Barılar Birliği Başkanlığı tarafından, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı Adalet Bakanlığının temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı, davacı Bakanlığın harçtan muaf olmasına karşın, tahsil edilmeyen harçların Bakanlığa tamamlattırılması için vergi dairesine müzekkere yazılmasına hükmedilmesi nedeniyle temyiz edilmiş olup; temyiz incelemesi Mahkeme kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden yapılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Harçdan müstesna işlemler" başlıklı 13. maddesinin (j) bendinde; "Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri"nin harçtan muaf olduğu, bu kapsamda davacı Adalet Bakanlığı'nın yargılama harçları ile temyiz, istinaf ve itiraz harçlarından muaf olduğu açıktır.
Bu itibarla; temyiz incelemesine konu davanın reddine dair kararın hüküm fıkrasında yer alan ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görülen; "...davacı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle dava açılış sırasında tahsil edilmeyen toplam 368,30-TL yargılama giderinin kararın kesinleşmesinden sonra davacı idareye tamamlattırılması için Mahkemesince İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, ..." ibaresinin kararın hüküm fıkrasından çıkarılmak suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı Türkiye Barolar Birliğinin temyiz istemi yönünden;
Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının istinaf istemi kabul edilerek İdare Mahkemesince verilen iptal kararı kaldırılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Davalı İdare tarafından sunulan temyiz dilekçesinde ise sehven Bölge İdare Mahkemesince istinaf istemlerinin reddine karar verildiği belirtilerek temyiz isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Bu itibarla; davalı Türkiye Barolar Birliğince sehven verildiği değerlendirilen temyiz dilekçesi ile yapılan temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararınına yönelik davacı Adalet Bakanlığının temyiz isteminin reddine, kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 10/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.