İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2023/12780 · K. 2024/6023
- Esas No
- 2023/12780
- Karar No
- 2024/6023
- Karar Tarihi
- 31.10.2024
Karar Metni
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12780 E. , 2024/6023 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/12780
Karar No : 2024/6023
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...3- ... 4- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin, anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İli ... İlçesi ... Köyü eski ... parsel sayılı taşınmazın eski yerinden tahsis yapıldığı, bu parsel yönünden tesis edilen işlemin toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine uygun olduğu, bu kısım yönünden işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ... sayılı parsel içerisinden yol güzergahı geçirilerek taşınmazın %19 oranında küçültüldüğü ve eski parsel değerinin düşürüldüğü, işlem öncesinde tam hisseli olan söz konusu parselin, %19 oranındaki kısmının başka parsele taşındığı, taşınan kısmın ise, taşındığı parsellerde hisseli hale getirildiği, kenar sınırlarında 1 m aralıkla dikilmiş 2 sıra halinde 10-15 yaşında 1000’e yakın kavak ağaçlarının ve mevcut arazi yapısının korunmadığı, ..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin hisseli yapısının toplulaştırma sonrasında da diğer parsellere taşındığı ve hisseli şekilde tahsis yapıldığı, anılan parsellerin dağıtımının toplulaştırma mevzuatına uygun olmadığı, ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellere ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem kısmen iptal edilmiş, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne yer verilmiştir.
Arazi toplulaştırması sonuçlarına karşı işlemin tebliğinden veya başka bir şekilde işlemden haberdar olunmasından itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılması mümkün olup, bu hususa ilişkin olarak mevzuatta özel bir dava açma süresi düzenlenmemiştir.
6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a 19/04/2018 tarih ve 7139 sayılı Kanunla eklenen Ek-9. maddesinin 7. fıkrasında, "... Arazi toplulaştırması sonuçlarına karşı tescil tarihinden itibaren on yıl içerisinde dava açılabilir." denilmekle beraber, bu süre arazi toplulaştırması işlemlerine karşı tescil tarihinden itibaren on yıl içerisinde her zaman dava açılabileceğine ilişkin özel bir dava açma süresi olarak düzenlenmemiş, söz konusu işlemlerin ilgililerine tebliğ edilmediği ve başka bir şekilde bu işlemlerden haberdar olunmadığı durumlarda, on yıllık bir dava açma süresi getirilmiştir, başka bir anlatımla, arazi toplulaştırması sonuçlarına karşı açılabilecek davaların her halükarda on yıllık azami bir süreyle sınırlandığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı parsellerin maliki olan ...'nün, toplulaştırma işlemlerine ilişkin davalı idareye sunduğu 15/09/2017 tarihli dilekçesi ile bire bir uyumlu olarak... numaralı parsellerin planlanarak, bizzat ...'ye 10/02/2018 ve 16/02/2018 tarihlerinde teslim edildiği,... tarafından imzalanan yer teslim tutanaklarının dosyaya sunulduğu, 25/01/2019 tarihinde tapuda tescil işlemlerinin tamamlandığı, ...'nün 25/12/2019 tarihinde vefat ettiği, ...'nün mirasçıları tarafından 14/09/2020 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu toplulaştırma işlemini, taşınmazların maliki olan ... bizzat imzaladığı 10/02/2018 ve 16/02/2018 tarihli yer teslim tutanakları ile öğrenmiş olup dava konusu etmemiştir. Toplulaştırma işleminin iptali istemiyle açılacak davada, dava açma süresinin toplulaştırma işleminin öğrenilmesinden itibaren başlayacağı ve bu sürenin de 60 gün olduğu hususu dikkate alındığında, bu sürenin geçirilmesinden çok sonra davacının mirasçıları tarafından 14/09/2020 tarihinde açılan iş bu davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığından, esastan incelenerek verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında menfaatleri ihlal edilenler tarafından, tam yargı davaları ise idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden (e) bendinde ise, süre aşımı yönünden de inceleneceği; altıncı fıkrasında, ehliyet hususunun davanın her safhasında dikkate alınacağı kurala bağlanmış; aynı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği belirtilmiştir.
07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 3083 sayılı Kanun uyarınca arazi toplulaştırma uygulama alanı ilan edilen, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... parsel sayılı parsellerin maliki olan ...'nün, toplulaştırma işlemlerine ilişkin davalı idareye sunduğu 15/09/2017 tarihli dilekçesi ile bire bir uyumlu olarak ... numaralı parsellerin planlanarak, bizzat ...'ye 10/02/2018 ve 16/02/2018 tarihlerinde teslim edildiği, 25/01/2019 tarihinde tapuda tescil işlemlerinin tamamlandığı, ...'nün 25/12/2019 tarihinde vefat ettiği, 14/09/2020 tarihinde de adıgeçenin mirasçıları tarafından görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen 14. maddenin 3. fıkrasında yer alan ilk inceleme konularının, maddede yer verilen sıralamaya uygun olarak değerlendirilmesi gerektiğinden ehliyet hususunun süre aşımından önce incelenmesi zorunludur.
Toplulaştırma projesinde yapılan işlemlerin ...'nün 15/09/2017 tarihli dilekçesine uygun olarak ve adı geçenin muvafakatı ile yapıldığı, aynı şekilde toplulaştırma işlemine ilişkin bilgilendirmeler ve yer tesliminin davacıların babası ...'ye yapıldığı, son olarak 25/01/2019 tarihinde de tapuda tescil işlemlerinin tamamlanarak toplulaştırma işleminin kesinleştiği, belirtilen hukuki duruma göre, dava konusu işlemin öncelikle ... yönünden hukuki sonuç doğurduğu, bir başka ifade ile öncelikle adı geçen şahsın menfaatini etkilediği, ...'nün ise gerek yer teslimi ve gerekse tapuda tescil işlemleri üzerine süresi içerisinde dava açma iradesinin bulunmadığı halde babalarının 25/12/2019 tarihinde vefat etmesinden sonra mirasçılarının, dava açma hakkına sahip olduğu halde dava açmayan ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunan taşınmaz maliki .....nün iradesi hilafına dava açamayacakları, bir başka anlatımla, toplulaştırma işlemi sonucunda menfaati etkilenen miras bırakanın iradesi hilafına mirasçılarının izleyen yıllarda dava açmayacakları, zira, malikin vefatından ve dava açma süresi geçirildikten sonra mirasçılarının yeniden dava açma ehliyetine sahip olamayacakları, vefat durumunun mirasçılar yönünden yeniden dava açma hakkı sağlamayacağı, bu duruma göre, davanın güncel menfaat yokluğu nedeniyle ehliyet yönünden reddedilmesi gerekirken esasa girilerek karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.