İçtihatDanıştayİkinci Dairesi
Danıştay İkinci Dairesi · E. 2023/1318 · K. 2024/967
- Esas No
- 2023/1318
- Karar No
- 2024/967
- Karar Tarihi
- 06.05.2024
Karar Metni
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1318 E. , 2024/967 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/1318
Karar No : 2024/967
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ...
II-(DAVALILAR):
1-...
2-... Bakanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
3- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 08/12/2022 tarih ve E:2021/1070, K:2022/6365 sayılı kararının, davacı tarafından davanın reddine yönelik kısım ve vekalet ücreti ile yargılama giderleri yönünden, davalı idareler tarafından iptale ve iptal kararı nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımları yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: (B) grubu komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 25-29/06/2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinin 2 ve 3. fıkralarının, 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almak kaydıyla'' ibaresinin iptaline karar verilmesi, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde yer alan "sözlü sınavda" ibaresinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 08/12/2022 tarih ve E:2021/1070, K:2022/6365 sayılı kararıyla;
Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek,
Dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrası yönünden,
Düzenlemede sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorunda olduğu kuralına yer verildiği, söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu,
Öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanun'a uygun olarak yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisinin bulunduğu, bu kapsamda söz konusu Yönetmelik hükmü ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı,
Bu nedenle, Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı,
28. maddesinin 3. fıkrası yönünden,
Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla fıkranın iptal edildiği ve kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 tarih ve E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği,
Davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden,
Davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı,
25-29/06/2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptali istemi yönünden,
Danıştay Beşinci Dairesinin 10/12/2019 tarih ve E:2016/21730, K:2019/6424 sayılı kararıyla 25-29/06/2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/03/2022 tarih ve E:2020/2003, K:2022/807 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, 25-29/06/2015 tarihleri arasında (B) grubu komiser yardımcılarına yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptali istemine ilişkin olarak bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmediği gerekçeleriyle,
Kısmen iptale, kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine, yargılama giderlerinin yarı yarıya paylaştırılmasına, 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasının ve bu kısım yönünden davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu; sınav kurulu üyelerinin sadece rütbe yönünden değil, her anlamda donanımlı personelden oluşması gerektiği; dava ettiği diğer hususlarda haklı olduğunun karar ile ortaya çıktığı; buna rağmen yargılama giderleri ve davalı idareler lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kararın hakkaniyetli olmadığı belirtilerek Daire kararının Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrası ile aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idareler tarafından, iptali istenen idari işlemlerin ve dayanağı Yönetmelik hükümlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olduğu, bahse konu Yönetmelik'te, dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olunması şartının arandığı, sözlü sınavında başarı barajının aday lehine düşük tutulduğu, elli puan alma şartı konulmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, sözlü sınavın, adaylara önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle icra edildiği, bu yönüyle farklı komisyonlar tarafından farklı değerlendirme yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adayların değerlendirme kriterlerinin Yönetmelik'te açıkça ortaya konulduğu, dolayısıyla, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile bu hükümlere dayanılarak tesis edilen idari işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın temyize konu kısımları usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen iptal yolundaki Danıştay İkinci Dairesinin 08/12/2022 tarih ve E:2021/1070, K:2022/6365 sayılı kararının temyize konu kısımlarının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. 06/05/2024 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.