İçtihatDanıştayVergi Dairesi
Danıştay Vergi Dairesi · E. 2023/2074 · K. 2024/3549
- Esas No
- 2023/2074
- Karar No
- 2024/3549
- Karar Tarihi
- 18.09.2024
Karar Metni
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/2074 E. , 2024/3549 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2074
Karar No : 2024/3549
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Yeminli mali müşavir olan davacı adına, ... İzosyonat ve Kimyasal Maddeler İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlemiş olduğu üretim tasdik raporlarına istinaden özel tüketim vergisi kaybına neden olduğundan bahisle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla, 2011 yılının Nisan ilâ Eylül ve Kasım dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ödeme emirlerinde yer alan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergilerinin tahsili amacıyla asıl borçlu şirkete düzenlenen ödeme emrinin 16/04/2014 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, asıl borçlu şirketin 28/11/2014 tarihinde 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu ve bu işlemlerle tahsil zamanaşımı süresinin 31/12/2019 tarihine kadar uzadığı, ancak bahsi geçen işlemlerden sonra belirtilen tarihe kadar tahsil zamanaşımı süresini kesebilecek veya durdurabilecek başkaca bir durumun gerçekleşmediği göz önünde bulundurulduğunda, tahsil zamanaşımına uğradığı görülen borçların davacıdan istenmesinde hukuka uyarlık görülmediği; bunun yanında, bahsi geçen borçlara ilişkin olarak tahsilatlar yapıldığı ve bu tahsilatların tahsil zamanaşımını kestiği iddia edilmişse de; bahsedilen bu ödemelerin cüzi tutarlı nakden, hesaben ve kayden ödemeler olması sebebiyle 6183 sayılı Kanun'un aradığı anlamda gerçek bir ödeme sayılamayacağından tahsil zamanaşımını kesmesinin mümkün olmadığı; öte yandan, 3568 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrasında yer alan, yeminli malî müşavirlerin yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumlu oldukları, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları kuralı karşısında, davacının, yalnızca ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilen cezalardan sorumlu olduğu, tekerrür uygulanmasını gerektiren eylemin ilgili şirketin bizzat kendisinden kaynaklandığı, davacının buna bir dahlinin söz konusu olmadığı dikkate alındığında, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirleri ile aranılan kamu alacaklarının asıl borçlusu olan davacının işlemlerini tasdik ettiği şirketin Batman Vergi Dairesi Müdürlüğünün mükellefi olduğu, dolayısıyla, uyuşmazlık konusu kamu alacakları ile ilgili olarak, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da öngörülen takip ve tahsil işlemleri bakımından, işlemleri tasdik edilen asıl mükellefin katma değer vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesinin yetkili bulunduğu, bu durumda, davacı adına, asıl borçlu şirketin bağlı bulunduğu Batman Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, davacının bağlı bulunduğu yetkili olmayan Seğmenler Vergi Dairesi Müdürlüğünce ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 30/07/1995 tarih ve 22359 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 18 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğun tespitine ilişkin bölümünde, sorumluluğu tespit edilen yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği düzenlendiğinden dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : 18 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğun tespitine ilişkin bölümünde sorumluluğu tespit edilen yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği kurala bağlandığından temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Yeminli mali müşavir olan davacı adına, ... İzosyonat ve Kimyasal Maddeler İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlemiş olduğu üretim tasdik raporlarına istinaden özel tüketim vergisi kaybına neden olduğundan bahisle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla, 2011 yılının Nisan ilâ Eylül ve Kasım dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede, beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 12. maddesinin 1. fıkrasında yeminli mali müşavirlerin, gerçek ve tüzel kişilerin veya bunların teşebbüs ve işletmelerinin mali tablolarının ve beyannamelerinin mevzuat hükümleri, muhasebe prensipleri ile muhasebe standartlarına uygunluğunu ve hesapların denetim standartlarına göre incelediğini tasdik edecekleri; 2. fıkrasında tasdik edecekleri belgeler, tasdik konuları ile tasdike ilişkin usul ve esasların; gerçek ve tüzel kişilerin mükellefiyet şekilleri, iş kolları ve ciroları, döviz kazandırıcı işlemleri, ithalat ve ihracatları, yatırımın miktarları ve nevileri ile belgelerin ibraz edileceği merciiler esas alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği; 4. fıkrasında ise, yaptıkları tasdikin doğruluğundan sorumlu oldukları, yaptıkları tasdikin doğru olmaması halinde, tasdikin kapsamı ile sınırlı olmak üzere, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, yaptıkları tasdikin kapsamını düzenleyecekleri raporda açıkça belirtecekleri hüküm altına alınmıştır.
3568 sayılı Kanun'un 12. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin son fıkrasında tasdik işlemi yapılırken aranacak asgari bilgi, şekil şartları ile tasdike ilişkin diğer usul ve esasların Bakanlıkça çıkartılacak tebliğlerle belirleneceği, yukarıda belirtilen konuların ve belgelerin tasdikine ilişkin olarak Bakanlıkça tebliğ çıkartılmadıkça, yeminli mali müşavirlerin bu konu ve belgelerle ilgili olarak tasdik işlemi yapamayacakları; 8. maddesinde yeminli mali müşavirlerin, tasdik konuları ile ilgili olarak karşıt incelemeler yapabilecekleri; 20. maddesinin 2. fıkrasında ise, inceledikleri ve sonucunda tasdik raporu düzenledikleri konu ve belgelerin gerçeği yansıtmaması ve doğru olmaması halinde, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan Vergi Usul Kanunu ve 3568 sayılı Kanun hükümleri uyarınca mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, bu sorumluluğun yerine getirilmesinde Borçlar Kanunu'nun "Tam Teselsül" hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Mezkur Yönetmeliğin 7. maddesinin son fıkrasıyla verilen yetkiye dayanarak çıkarılan ve yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile bunlara ekli mali tablolar ve bildirimlerin yeminli mali müşavirlerce tasdikine ilişkin usul ve esasların belirlendiği 30/07/1995 tarih ve 22359 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 18 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğun tespitine ilişkin bölümünde ise sorumluluğu tespit edilen yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan yasal düzenlemeler birlikte incelendiğinde; yeminli mali müşavir sıfatına sahip kişilerin vergi kaybına neden olan fiile iştirakının bulunduğunun, asıl borçlu şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun iddia edilmesi halinde, yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği açıktır.
Bu durumda, öncelikle dava konusu ödeme emirlerinin yukarıda aktarılan düzenlemelere uygun şekilde yeminli mali müşavir olan davacının anılan dönemde bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünce düzenlenip düzenlenmediği hususunun ortaya konulması, ilgili takibatın bahsi geçen dönemde davacının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünce yapıldığının tespit edilmesi halinde ise uyuşmazlığn esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, davacı adına, asıl borçlu şirketin bağlı bulunduğu Batman Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından ödeme emirlerinin düzenlenmesinin icap ettiği gerekçesiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.