Danıştay Altıncı Dairesi · E. 2023/2257 · K. 2024/1360
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2257 E. , 2024/1360 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2257 Karar No : 2024/1360 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :1- ... 2-... ... 20-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3-... Valiliği İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2020/9115, K:2023/2220 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 7269 sayılı Kanun'un 2. ve 14. maddeleri uyarınca jeolojik etüt raporu ile ekli pafta/haritalarda sınırları gösterilen alanın afete maruz bölge ilanına ilişkin 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının ve anılan karar uyarınca tesis edilen ... Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali ile 7269 sayılı Kanun'un 2. maddesinin Anayasa'ya aykırılık olduğu iddiasıyla iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 02/03/2023 tarih ve E:2020/9115, K:2023/2220 sayılı kararıyla; Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, Dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu alanda yer kayması riskinin devam ettiği ve afete maruz bölge kararının kaldırılmasının can ve mal kaybına yol açabileceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu 12/05/2020 tarih ve 2520 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca afete maruz bölge olarak belirlenen alanda 7269 sayılı Kanunun 14. maddesi ve 12/07/1993 tarih ve 5986 sayılı Genelge uyarınca yapı ve ikamete izin verilmemesi ve alanda su, elektrik, yol gibi altyapı hizmetleri verilmemesine ilişkin ... Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün ...tarih ve E... sayılı işleminde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dosyada bulunan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği ve bilirkişi raporuna itirazlar ile dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığı, bilirkişilerce güncel durumun dikkate alınmadığı, alanda devinimli trafik yükünün, 1992 yılında devlet yolunun Karandu kaymasından 500 m batı kesimdeki kaya zemin üzerine çıkarılmasıyla son bulduğu, 1998-2003 döneminde yüksek standartlı devlet yolunun ... -... kaymalarının en tehlikeli bölümü üzerine özel tasarımla yerleştirildiği, bu özel tasarımın, yolun yanı sıra her iki kaymanın da duraylılığını (sağlamlığını) yadsınamaz oranda arttırdığı, dolayısıyla, 1989 yılında alınan alan açısından kararların 1992 yılı sonrası, özellikle 1998 yılı sonrasında hiçbir geçerliliğinin kalmadığı, buna rağmen Daire tarafından, güncel durum tesisine ilişkin somut veri tespiti yapılmaksızın yalnızca 1989-1990 yıllarında yapılan tespitleri esas alan önceki raporlara atıf yapan bilirkişi raporu ile yetinilerek hüküm tesis edildiği, oysa toprak yapısı yönünden yapılan değerlendirmenin yalnızca dava konusu alan için değil, tüm ... hatta Karadeniz Bölgesi için geçerli olduğu, bu konuda basit çözüm önerilerinin uygulanması sureti ile sorunların giderilebileceği halde, bölgenin afet bölgesi ilan edilerek tüm bir köyün boşaltılmasına karar verildiği, afetlerin genel hayata etkililiğine ilişkin temel kurallar hakkında yönetmelik hükümleri incelendiğinde; somut olayda hakkında afete maruz bölge kararı verilen bölgenin mevcut nüfusu, hane sayısı, söz konusu afetlerde zarar gören yapı sayısının azlığı ve köy merkezinde hiçbir zarar oluşmadığı göz önüne alındığında; afetlerin o yerin genel hayatına etkili olmadığı neticesine ulaşılacağı, nitekim ilk afetin meydana geldiği 1989 tarihinde köy merkezinde hiçbir zarar oluşmadığı, afet neticesinde yalnızca üç evin yıkıldığı, cumhurbaşkanı kararının dayanağı olan bilimsel raporların ve jeolojik etüt raporların güncel ve isabetli olmadığı, doğal afetin ilk kez gerçekleştiği 1989 yılından bu yana hiçbir araştırma, tedbir ya da önlem alınmamasına ek olarak; bu tarihlerden günümüze kadar afete maruz bölge olarak ilan edilen bölgeler ve aynı bölgede yer alan sair yerlerde muhtelif yıllarda alınan tapu kayıt ve tescil işlemlerinin devam ettiği, diğer yandan anayasal düzenlemelerin somut olay çerçevesinde değerlendirilmesi halinde mülkiyet hakkının, adil yargılanma hakkının, yaşam hakkının, konut dokunulmazlığının, yerleşme hürriyetinin, kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan ve “hukuk devleti ilkesinin” önkoşulları arasında bulunan “hukuki güvenlik ilkesi” ve “belirlilik ilkesi”nin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuş olup, ... Valiliğince savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemleri yerinde ve Anayasa'ya aykırılık iddiaları ciddi görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 02/03/2023 tarih ve E:2020/9115, K:2023/2220 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcı ile fazladan ödenen ...-TL harcın istemi hâlinde davacılara iadesine, 4.Kesin olarak, 12/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.