Danıştay Onuncu Dairesi · E. 2023/2438 · K. 2024/987
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2438 E. , 2024/987 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2438 Karar No : 2024/987 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- .. Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 06/04/2023 tarih ve E:2023/1834, K:2023/1911 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in Ek-1 sayılı listesinde yer alan "9.B.1 Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlıkları altındaki tüm işlem satırlarının (SUT kodları) karşılık geldiği işlem puanlarının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 06/04/2023 tarih ve E:2023/1834, K:2023/1911 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesi, 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi ile 5. fıkrasına yer verilerek, Dairelerinin 08/02/2023 tarih ve E:2022/7762, K:2023/295 sayılı kararıyla; davaya konu Tebliğin tam olarak hangi hükümlerinin iptalinin istenildiğinin açıkça anlaşılamadığı, dava dilekçesinin bir bütün hâlinde uyumlu olmadığı, sonuç ve istem kısmında iptali talep edilen maddelerin dışında başkaca hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği, böylece dava konusu istemin tereddüte yer bırakılmayacak şekilde ifade edilmediği belirtilerek, Tebliğ'in hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının dava konusu edildiği açıkça gösterilerek, bu kısım ya da kısımlara yönelik iptal isteminde bulunulması, iptali istenilen her bir düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin farklı hususlara yönelik düzenlemeler bakımından ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bu karar üzerine yenilenen dilekçede ise davaya konu Tebliğ'in hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının dava konusu edildiği hususu konusunda dava dilekçesinin reddi yolundaki karara uygun olacak şekilde bir açıklamaya yer verilmediği, sonuç olarak yenilenen dilekçede öncesinde reddedilen dava dilekçesindeki aynı yanlışlığın yapıldığının anlaşıldığı, Bu durumda; Dairelerinin 08/02/2023 tarih ve E:2022/7762, K:2023/295 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesini gerektirecek herhangi bir eksiklik bulunmadığı, 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in Ek-1 sayılı listesinde yer alan "9.B.1 Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlıkları altındaki tüm işlem satırlarının (SUT kodları) karşılık geldiği işlem puanlarının iptali ve yürütmelerinin durdurulmasının talep edildiği, dava konusu işlemlerin tümünde aynı değişiklik yapıldığı, dolayısıyla tüm iptal taleplerinin aynı nedene dayandığı, genetik testlerde sadece %10 oranında puan artışı yapılmasının, testlerin maliyetinin bile dava konusu işlem uyarınca yapılacak ödemeleri aşması sonucunu doğurduğundan, bu testlerin yapılmasını imkânsız hale getirdiği, tüm talepler aynı nedene dayandığı için iptali istenilen her bir düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin farklı hususlara yönelik düzenlemeler bakımından ayrı ayrı açıklanması gerekmediği, davanın reddine ilişkin kararın davacının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFLARIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : İLGİLİ MEVZUAT : Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır."; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükümleri yer almıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." denilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmış; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin ve davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönünden inceleneceği; 15. maddesinde ise, anılan maddelere uygun olmayan dilekçelerin otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği, dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin çeşitli kararlarında; mutlak bir açıklık veya net bir taleple ortaya konulmamış olsalar bile ulusal mahkemelerin, başvurucunun iddialarının esasına ilişkin meseleyi araştırmak için belirli bir tahkikatı yürütmeleri gerektiği, ortaya konulan davaya dair resen araştırma yapılmamasının adil yargılanma hakkının ihlali olduğu yönünde gerekçelere yer verildiği görülmektedir. (Dattel (No.2)/ Lüksemburg). Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un sistematiğinin pek çok düzenleme bakımından "dava konusunu" temel aldığı da (idari dava türleri, görev ve yetki kuralları, dava açma sürelerine ilişkin kurallar vb. gibi) dikkate alındığında, dava konusunun net olarak belirlenmesi, uyuşmazlığın çözümü için yapılması gereken ilk ve en önemli tespittir. Bu tespit yapılırken, mahkemelerin bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınmaları gerekir. Diğer yandan, Kanunun 15/5. maddesinde düzenlenen hususun aynı yanlışlıkların tekrarlanması olduğu, ancak bu durumda davanın reddedileceği, aynı yanlışlık kapsamına girmeyen durumlarda ise yeniden dilekçe ret kararı verilmesi gerektiği açıktır. Dilekçenin reddedilmesi üzerine verilen yenileme dilekçesinde yanlışlıklardan bir kısmının düzeltilmesi hâlinde ise, artık aynı yanlışlığın varlığından söz edilemeyecektir. Uyuşmazlık konusu olayda; davacı Sendika tarafından, 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in Ek-1 sayılı listesinde yer alan "9.B.1 Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlıkları altındaki tüm işlem satırlarının (SUT kodları) karşılık geldiği işlem puanlarının iptali istemiyle dava açıldığı; Dairenin 27/09/2022 tarih ve E:2022/5440, K:2022/4155 sayılı kararıyla dava dilekçesinin reddine karar verildiği; dilekçe ret kararı üzerine, davacı Sendika tarafından yenilenen dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in hangi maddelerinin veya maddelerin hangi kısımlarının dava konusu edildiği açıkça gösterilerek, bu kısım ya da kısımlara yönelik iptal isteminde bulunulması, iptali istenilen her bir düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık sebeplerinin ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin farklı hususlara yönelik düzenlemeler bakımından ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle dava açılması gerektiği gerekçesiyle Dairenin 08/02/2023 tarih ve E:2022/7762, K:2023/295 sayılı kararı ile dava dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı Sendika tarafından yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlıkların yapıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Davacı Sendika tarafından, dava dilekçesinde, 01/06/2022 tarih ve 31853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile genetik testler için belirlenen puanlarda %10 artış yapıldığı ve testlerinin maliyetinin dahi dava konusu Tebliğ uyarınca yapılacak ödemeleri aşması sonucunu doğurduğu ileri sürülerek, dilekçenin konu ve sonuç bölümünde anılan Tebliğin Ek-1 sayılı listesinde yer alan "9.B.1 Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlıkları altındaki tüm işlem satırlarının (SUT kodları) karşılık geldiği işlem puanlarının iptalinin istendiği belirtilmektedir. İptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin somut, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makul ve ciddi bir ilginin bulunması gerekmektedir. Davacı tarafından, dava konusu edilen Tebliğin Ek-1 sayılı listesinde yer alan "9.B.1 Moleküler Sitogenetik Tetkikler", "9.C. Moleküler Genetik Tetkikler" ve "9.C.1. Onkolojik Moleküler Tetkikler" başlıkları altındaki tüm işlem satırlarının (SUT kodları) karşılık geldiği işlem puanlarının tümüne yönelik hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dilekçesinde, davanın konusu açıkça belirtilmesine ve idari yargıda egemen olan resen araştırma ilkesine rağmen davacının talebinin dilekçe ret usulü ile sınırlanmasının 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasında hüküm altına alınan amaç ile uyumlu olmayacağı gibi hakkaniyete de uygun düşmeyeceği, bu haliyle davacının dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinde aynı yanlışlıklar yapıldığı gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 06/04/2023 tarih ve E:2023/1834, K:2023/1911 sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştay Onuncu Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 06/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.