Danıştay Kararı · E. 2023/2490 · K. 2024/4721
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/2490 E. , 2024/4721 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2490 Karar No : 2024/4721 DAVACI : ...Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : 01/03/2022 tarih 31765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile eklenen Maden Yönetmeliğinin 115. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemidir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin; Anayasanın 45. maddesine aykırı bir düzenleme olduğu, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı alanların madencilik faaliyetlerine açılması sonucunu doğuracağı ve binlerce yıllık zeytinlik alanlarda var olan tarihi, kültürel, ekonomik ve turistik değerlere zarar vereceği ileri sürülmüştür. 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un 20. maddesi uyarınca, zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 km mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamayacağı ve işletilemeyeceği, nitekim Danıştay Sekizinci Dairesinin daha önce de bu yönde kararının bulunduğu öne sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Anayasanın 124. maddesi uyarınca yönetmelik çıkarma yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı, yeni ekonomik ve sosyal gelişmeler ile birlikte ülkenin artan enerji ihtiyacının öncelikle yerli kaynaklardan karşılanması ve bu yöndeki faaliyetlerin zeytinlik alanlarda kayıp yaşanmadan, dengeli bir biçimde sürdürülmesi amacıyla dava konusu Yönetmeliğin yayınlandığı savunulmaktadır. Zeytinlik sahaların düzenleme altına alındığı 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girdiği 1939 yılında zamanın şartları dahilinde yurt çapında bulunan yabani zeytinlerin aşılattırılması ve bu suretle zeytin ve zeytinyağı üretiminin arttırılarak ülke ekonomisine katkı sağlamasını temin ve teşvik maksadıyla hazırlandığı, enerji kaynaklarına duyulan ülke gereksiniminin de kamu yararına haiz olduğu, enerji kaynaklarının günlük yaşamın ve üretimin en önemli yapı taşı olduğu, enerjinin kesintisiz, güvenilir ve en uygun şekilde temini ve bu faaliyetlerin uygun fiyatlarla sağlanabilmesi gerektiği belirtilmektedir. Dava konusu düzenlemenin 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanuna aykırı olmadığı, düzenlemede zeytin alanlarının daraltılması değil zeytin ağaçlarının taşınmasının söz konusu olduğu, zeytin ağaçlarının taşınmasının zeytin sahasının daraltılması anlamına gelmediği, sahanın taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise madencilik faaliyeti bitiminde sahanın rehabilite edilerek eski hale getirileceğinin taahhüt edilmesinin zorunlu olduğu ve böylelikle zeytin alanlarının daraltılmasının önüne geçildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü; İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." hükmü yer almıştır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış; 19. maddesinde, "Odalar, bu Kanun'un 2. maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." kuralı yer almıştır. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Peyzaj Mimarları Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Oda’nın; Yurt ve dünya ölçeğinde, toplum ve kamu yararı doğrultusunda, peyzaj mimarlığı mesleği ve peyzaj mimarlarına ilişkin olarak 6235 sayılı TMMOB Kanunu ve 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ve 2/12/2002 tarihli ve 24954 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda başlıca amaçları şunlardır: a) Mesleğe ilişkin ülke, kamu, toplum ve birey yararları çerçevesinde önerilerde bulunmak ve çalışmalar yapmak. b) Gelecekte de yaşanabilir insan yerleşimleri yaratmak amacı ile bilimin ve sanatın ışığında, var olan doğal ve kültürel ve tarihi kaynakları korumayı, geliştirmeyi, onarmayı ve olabildiğince en uzun süre ve en uygun biçimde yararlanmayı hedefleyerek açık ve/veya yeşil alanların peyzaj planlama, tasarım, projelendirme, uygulama ve yönetimini yaşama geçirmek, peyzaj mimarlığında toplumun her kesimindeki insana hizmet edecek kamu ve toplum yararını oluşturacak çalışmalar yapmak. c) Peyzaj mimarlığı alanında, kentleşme ve sanayileşme süreçlerinde ve toplumu ilgilendiren üretim süreçlerinde toplum yararını ve kamusal çıkarları öncelikle ele alan politikaların hayata geçirilmesi için çalışmak, görüş, rapor, belge oluşturmak, gerektiğinde hukuksal mücadele yollarını tesis etmek. ç) Üyelerin mesleki dayanışma içinde olmalarını sağlamak, aralarında iletişim ağı kurmak, mesleki yapılarını bilimsel kurallar içinde güçlendirip geliştirmek, ülkesel ölçekte peyzaj mimarlığı çalışmalarında daha üretken ve çağdaş bir meslek grubu olarak yer almaları için mesleğin ve üyelerin değişen toplumsal ve ekonomik yapı içindeki konumlarını izlemek, değerlendirmek, bu temel üzerinde meslek üye bazında düzenlemeler ve girişimler önermek ve/veya yapmak. d) Peyzaj mimarlığı alanındaki gelişmeleri ülke yararına uygun şekilde yaygınlaştırmaya çalışmak, bunun için yurt içi ve yurt dışı ilişkilerde bulunmak ve çalışmalar gerçekleştirmek. e) Başta oda üyeleri olmak üzere, emeğin hakkıyla değerlendirilmesi, insanca yaşanacak ortamların oluşturulması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi için çalışmalar yapmak. f) Ülkemizde ve dünyada doğal, kültürel ve tarihi varlıkların korunması için peyzaj mimarlığı bilimi ve etiği çerçevesinde çalışmalar yapmak. g) TMMOB, bağlı odaları ile yurt içi ve dışı meslek kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, demokratik kitle örgütleri ve diğerleri ile amaçları doğrultusunda ortak çalışmalar yapmak. ğ) Meslek ile ilgili kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, tebliğ, standart, şartname ve diğerlerine ilişkin görüş vermek, kanuni düzenlemelerin hazırlanması ve uygulaması sürecinde çalışma yapmak ve bu doğrultuda ilgili kurumlarla işbirliği içinde bulunmak. h) Peyzaj mimarlığı hizmetlerinin kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ, standartlar ve şartnameler açısından uygunluğunu denetlemek ve hizmet sürecinde meslektaşlar arasında haksız rekabeti önlemek ve buna ilişkin düzenlemelerin sağlanması yönünde çalışmalar yapmak. ı) Peyzaj mimarlığı eğitiminin ülke gereksinimlerine göre geliştirilmesini sağlamak için, bakanlıklar ve gerek yurt içi ve gerekse yurt dışındaki eğitim, öğretim ve araştırma kuruluşları ile ilişki kurmak ve ortak çalışmalar yapmak. i) Meslek onurunu ve üye haklarını korumak. j) Mesleğin her alanda etik kurallar çerçevesinde gelişimini izlemek ve denetlemek. k) Peyzaj mimarlığı konusundaki gelişmeleri tartışmaya açarak, kamuoyuna ve meslektaşların ilgisine ve bilgisine sunmak. l) Üyelerin öğrenim sonrası gelişimleri ile ilgili çalışmalar yapmak, kurumsal ve uygulamaya yönelik bilgi birikiminin artırılmasına katkıda bulunmak amacı ile yayın, öğretim, eğitim, proje, seminer, sempozyum, kongre ve benzeri çalışmalar yapmak ve çalışmalara katılmak, yarışmalar düzenlemek, düzenlenen yarışmalara danışman ve jüri üyeleri önermek ve yarışma şartnamelerinin hazırlanmasına katkıda bulunmak. m) Mesleğe ilişkin yayın, kitap, dergi, elektronik yayın, şartname, iç düzenleme ve standartların yayını ve satışı yolu ile üyelere aktarımını sağlamak, etkinlik ve benzeri üretimlerini süreli, süresiz yayınlar ile çeşitli iletişim yolları ile üyelere ve kamuoyuna duyurmak. n) Peyzaj mimarlığı hizmetlerine ilişkin olarak, bu dalda faaliyet gösteren kişi ve kuruluşların kanuni düzenlemeler doğrultusunda çalışmalarını tescil etmek, denetlemek, izlemek ve buna ilişkin belge, ödül, uyarı, ceza ve benzeri iş ve eylemlerde bulunup serbest meslek mensuplarının çalışmalarının sicilini tutmak. o) Mesleğin uygulaması sürecinde üyelerin karşılaşacakları kanun dışı ve haksız her türlü davranışa karşı önlemler almak ve yargı yoluna başvurmak, taraf olmak, bilirkişilik, eksperlik, danışmanlık ve benzeri hizmetlerde bulunmak. ö) Uzmanlık alanına giren konularda mahkemelere, kişi ve kuruluşlara bilirkişilik, teknik müşavirlik, eksperlik, hakemlik ve benzeri hizmetlerin verilmesi amacı ile eğitim seminerleri düzenlemek ve belgelendirmek. p) Mesleki uzmanlıklarla ilgili belgelendirme çalışmaları yapmak, bu amaçla eğitim seminerleri düzenlemek. r) Peyzaj mimarlarının çalışma olanaklarının artırılması ve mesleki etkinliğin sağlanması amacı ile kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlarla ilişki kurmak, peyzaj mimarlığı hizmetlerine dair nitel ve nicel ihtiyaçlarını gözeterek, eğitim ve öğretim kurumlarına plan ve program önerilerinde bulunmak. s) Üyelerinin özlük, ekonomik ve demokratik hakları ile ilgili olarak çalışmalar yapmak. ş) Sayılan amaçların gerçekleştirilmesi sürecinde ülke düzeyinde şube, bölge, il ve ilçe temsilcilikleri kurmak, temsilciler belirlemek, bilirkişiler ve mesleki denetim görevlileri belirlemek, peyzaj mimarlığına ve oda faaliyetlerine ilişkin araştırma merkezi, eğitim merkezi gibi teknik birimler ile kongre ve sempozyum düzenleme kurulu, oda yayın danışma kurulu gibi organlar oluşturmak, bilim danışmanlar kurulu gibi akademik çalışma grupları tesis etmek ve üyelere yönelik sosyal ve kültürel çalışmalar yapmak amacı ile kütüphane, müze, lokal gibi gerekli mekanlar oluşturmak, işletmek veya işletmeye vermek. t) Öğrenci üye komisyonları aracılığı ile, peyzaj mimarlığı eğitimi alan öğrenicilerin sosyal, kültürel, sanatsal gereksinimlerinin karşılanmasına katkı sağlamak, mesleki deneyim kazanmaları amacıyla yaz okulları ve gençlik kampları düzenlemek, staj olanakları sağlamak." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, dava dilekçesinin ehliyet yönünden de ilk incelemeye tabi tutulacağı, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; bu hususta Kanun'a aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde yer alan ve iptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasakoyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, İdare Hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır. Dava konusu Yönetmelik hükmünde, ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda, madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca izin verilebileceği belirtilmiştir. Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda ise, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine izin verilebilmesi için madencilik faaliyeti yürütecek kişinin madencilik faaliyetleri bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığınca uygun görülecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek saha ile eşdeğer büyüklükte zeytin bahçesi tesis edeceğini taahhüt etmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Görüldüğü üzere, dava konusu düzenleme ile, tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlarda madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine imkan tanınmış ve bunun şartları düzenlenmiştir. TMMOB ve bu Birliğin bir üyesi olan Peyzaj Mimarları Odasının kuruluş amacı; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak ve meslek disiplinini ve ahlâkını korumaktır. Bu kapsamda, Birlik kapsamındaki her meslek odasının amacının, Kanun'da belirtilmiş faaliyet alanlarının kendi mesleklerini ilgilendiren kısımları ile sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Yukarıda hükmüne yer verilen, gerek 6235 sayılı Kanun'da, gerekse Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Peyzaj Mimarları Odası Ana Yönetmeliği'nde, Peyzaj Mimarları Odasının faaliyet alanı; peyzaj mimarlığı mesleğine yönelik iş ve işlemlere yönelik olup, dava konusu Yönetmelik hükmü ile düzenlenen zeytincilik veya madenciliğe ilişkin herhangi bir mesleki faaliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda, davacı Odanın kuruluş amacı ve faaliyet alanı ile dava konusu işlem birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin davacı Odanın menfaatini etkilemediği, bu nedenlerle davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.