Danıştay İkinci Dairesi · E. 2023/3054 · K. 2025/547
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3054 E. , 2025/547 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/3054 Karar No : 2025/547 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... vasisi ... VEKİLİ: Av. ... II-(DAVALILAR): 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... 3- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/9292, K:2023/2896 sayılı kararının, redde yönelik kısmının davacı tarafından, iptale yönelik kısmının davalı idareler tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve K:... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinin iptaline ve işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/9292, K:2023/2896 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 153. maddesinde; 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde; 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10, 37 ve geçici 1. maddelerinde yer alan konu ile ilgili kurallar aktarılarak, Düzenleyici işlem yönünden, Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 tarih ve 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 tarih ve E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiği ve anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesinin ayrıca karara bağlandığı, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. maddenin yürürlükten kaldırıldığı, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümlerinin düzenlendiği, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği, 23/03/1979 tarih ve 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı, Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı, Bireysel işlem ile işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden, Dosyanın incelenmesinden, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesince, görüntülü kayıt kapasitesinin arttırılması, kaydedilen görüntüler içerisinde güvenlik kuvvetlerine yönelik şiddet kullanan veya kamu düzeni ve güvenliğini bozan şüphelilerin yüksek oranda tespit edilebilmesi ayrıca güvenlik kuvvetlerinin olaylara müdahalesi esnasında karşılaşılan zor kullanmada sınırın aşılması iddialarının en aza indirilerek daha şeffaf bir güvenlik hizmeti sunulabilmesi amacıyla Adli Görüntülü Arşiv Projesi hayata geçirildiği; bu kapsamda mobil telefon IMEI tespit sistemi kullanılarak olay yerindeki şüphelilerin, bu şüphelilere ait lokasyonların, farklı yer ve zamanlarda mükerrer olaylara karışan şüphelilerin tespit edilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan mal ve hizmet alımlarına ilişkin komisyonlar kurmaya, satın almaya ilişkin piyasa araştırmaları yaptırmaya, yüklenici firmalar ile sözleşme imzalamaya, teknik donanımlar ile araçların satın alınmasına Terörle Mücadele Dairesi Başkanının yetkilendirilmesine ve alımı yapılacak mal ve hizmetlere ilişkin tüm masrafların Daire Başkanlığına tahsis edilen gizli hizmet giderleri ödeneğinden karşılanmasına karar verildiği ve anılan kararın 11/09/2013 tarihinde Emniyet Genel Müdürünce uygun bulunarak imzalandığı; ardından Satın Alma Komisyonu ve Muayene ve Kesin Kabul Komisyonu oluşturulduğu, davacının 22/10/2013 tarihli yazı ile Satın Alma Komisyonu Başkanı olarak görevlendirildiği; ihalenin tamamlanmasının ardından 3 koli ve 2 adet laptop olmak üzere alımı yapılan cihazların muayene ve kesin kabul işlemlerinin yapılabilmesi için Muayene ve Kesin Kabul Komisyonunca teslim alındığı, 07/12/2013 tarihli Fiziksel Muayene Formu ve Sayım Tutanağında "alım konusu malın yapılan muayenesinde ihale dokümanında istenilen özellikleri karşıladığının tespit edildiği" belirtilerek 09/12/2013 tarihli Kesin Kabul Tutanağı ve 12/12/2013 tarihli fatura düzenlendiği, 22/05/2014 tarihli İçişleri Bakanlığı görev emri ile alımı yapılan cihazlarla ilgili olarak Makam onayına ve Teknik Şartnameye aykırı olarak GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının yerine geçerek, yayın yaptığı alan içerisindeki telefonlara kendini baz istasyonu olarak tanıtabilen, hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme, veri aktarım trafiğini engelleme, hedeflerin taşımış olduğu diğer GSM telefonlarının İMSI ve IMEİ bilgilerini toplama, hedef telefonlara çağrı, SMS göndermek suretiyle hedef telefonları manipüle edebilme, hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörlerden kopararak çağrıların engellenmesini yapılabilme, hedefe düşen SMS'leri görebilme, portatif şekilde kullanılabilme, mevcut haliyle canlı GSM dinleme ve yer kestirme yapabilme özelliklerine sahip 2 adet IMEI Catcher cihazının Gizli Hizmet Giderleri tertibinden 1.000.000 TL'ye alındığı iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatıldığı; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından düzenlenen 08/01/2015 tarihli raporda, Terörle Mücadele Dairesi Başkanı olarak görev yapan C.Ç. ile satın alım ve muayene kabul işlemlerinde görevli 9 personel olmak üzere 10 personelin meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, Dosyanın İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna intikali sonucu verilen dava konusu ... tarih ve ... sayılı karar ile davacı ve Y.Ö.'nün "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediklerinin sübuta erdiği, davranışları sonucunda Devletin zarara uğradığı, 1.000.000 TL lik malzemenin kullanılmadan atıl vaziyette durmakta olduğu, bu nedenle eylemlerine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmalarına, Terörle Mücadele Dairesi Başkanı olarak görev yapan C.Ç. ile satın alma komisyonunda görevli A.B. ile F.A.'nın 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmalarına, yükselebilecekleri kadronun son kademesinde bulunduklarından brüt aylıklarının 1/2 oranında kesilmesine, satın alma komisyonunda görevli Y.H. ile muayene kabul komisyonunda görevli E.E.Ç., S.Ö., E.D., A.T. hakkında ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği, davacının, anılan kararın kendisi ile ilgili kısmının iptali istemiyle incelenmekte olan davanın açıldığı, Kamu görevlilerinin disipline aykırı eylem ve işlemleri nedeniyle disiplin cezası verilebilmesi için anılan eylem ve işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun yürütülen soruşturma ile ortaya konması ve tespit edilen disipline aykırı davranışlar nedeniyle de yasa ve yönetmeliklerde yer alan uygun cezasının verilmesi gerektiğine ilişkin hususların disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu, Disiplin hukukunun cezalandırma ilkeleri açısından ceza hukuku ile benzer özellikler taşıdığı, kişilerin disiplin cezası ile cezalandırılabilmeleri için suç olarak belirlenmiş olan tutum ya da davranışın ilgilisi tarafından işlenilmiş olduğunun kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiği, ceza hukukunun genel ilkeleri uyarınca verilecek cezayı gerektiren eylemlerin gerek ‘tipiklik’ açısından gerekse maddi açıdan o cezaya uyar nitelikte olması, bu koşulların sağlanmadığı durumlarda ise en azından ‘o ceza için’ suçun oluşmadığının kabul edilmesi gerektiği, diğer bir ifade ile bir fiilin, disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için, fiilin kanunda öngörülen tipe uygun olması (tipiklik ilkesi), yani, yasal düzenlemedeki içerik ile sübut bulan soruşturma konusu fiilin birbiriyle örtüşmesi gerektiği, Bakılan uyuşmazlıkta, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler, soruşturma raporu ve soruşturma kapsamında alınan beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, Adli Görüntülü Arşiv Projesinin hayata geçirilmesi ile bu kapsamda mobil telefon IMEI tespit sistemi kullanılarak olay yerindeki şüphelilerin, bu şüphelilere ait lokasyonların, farklı yer ve zamanlarda mükerrer olaylara karışan şüphelilerin tespit edilmesi amacıyla 2 adet IMEI Catcher cihazı alımı için ihale yapılması hususunda davacının Satın Alma Komisyon Başkanı olarak görevlendirildiği, Teknik Şartnamenin hazırlandığı, alım ihalesinin gerçekleştirildiği, ihaleye konu cihazların Teknik Şartnameye uygun olup olmadığının ise davacının üyesi olmadığı Muayene ve Kesin Kabul Komisyonunca değerlendirilerek "alım konusu malın yapılan muayenesinde ihale dokümanında istenilen özellikleri karşıladığının tespit edildiği" yönünde 07/12/2013 tarihli Fiziksel Muayene Formu ve Sayım Tutanağının, ardından 09/12/2013 tarihli Kesin Kabul Tutanağının düzenlendiği, davacının üzerine atılı ''amirin emrini yapmamak'' eyleminin dava konusu olayda gerçekleşmediği, bu haliyle davacının üzerine atılı eyleminin, anılan hükümdeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, Diğer yandan davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği, Davacının, işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak yukarıda yer verilen gerekçede belirtildiği üzere davacıya fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği gözönüne alındığında davacının maaş ve özlük hak isteminin bu aşamada kabul edilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptale ve davanın kısmen reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, iptal edilen disiplin işlemi yerine ceza verilmesinin mümkün olmadığı; hakkında başlatılmış olan on dört farklı idari soruşturmanın tümünün aynı müfettişler tarafından yürütüldüğü; müfettişlerin ölçülü ve hukuka uygun davranmadıkları, bağımsız ve tarafsız olarak disiplin soruşturmalarını yürütmedikleri, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması yerine sadece kendisinin cezalandırılması amacı ile rapor tanzim ettikleri; dava konusu olayda sadece "Satın Alma Komisyonunda" görev aldığı, "Teknik Şartname Komisyonu" veya "Muayene ve Kabul Komisyonunda" görev almadığı; alınan cihazın teknik özelliklerini belirlemeyen veya temin edilmiş olan ürünün onayda ve teknik şartnamede belirtilmekte olan özellikleri taşıyıp taşımadığını tespit etmeyen kendisinin cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı; görevli olduğu "Satın Alma Komisyonu" tarafından gerçekleştirilmiş olan ön alım işleminin spesifik olarak bir ürün üzerinden değil Teknik Şartnamede sayılmakta olan özellikler üzerinden gerçekleştirildiği; bu süreçte sadece ön alım aşamasına ilişkin prosedürlerin yerine getirmiş olan "Satın Alma Komisyonunda" görev aldığı, "Satın Alma Komisyonu" tarafından yapılan tek işlemin Teknik Şartnamede sayılan özellikleri sağlayabilecek cihazı en uygun fiyatla temin edecek firmayı tespit etmek olduğu, satın alma işleminin de kendisinin görevli olduğu "Satın Alma Komisyonu" tarafından gerçekleştirilmiş olan ihale ile sonuçlanmadığı, cihaz idareye teslim edilip, Muayene ve Kabul Komisyonunca kontrol edilip fatura ödemesi gerçekleştikten sonra alım işleminin tamamlandığı; idare tarafından aynı komisyonda görev almış personele verilen cezaların ölçülü olmadığı gibi eşit de olmadığı; amirin emrini yapmadığı için değil bilakis amirinin emrini yaptığı için cezalandırıldığı; kendi isteği ile komisyona katılmadığı; lehe olan delillerin toplanmadığı; yazılı emri yerine getirdiği; lehe emsal yargı kararları bulunduğu; haksız ve hukuka açıkça aykırı olan idari işlemin iptal edilip mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının kendisine iade edilmemesinin hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının işlem nedeniyle mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idareler tarafından, onay ve teknik şartnamedeki özelliklerden çok farklı, Anayasal teminat altına alınan temel hakların bir kısmının ihlaline çok müsait cihaz alındığı, piyasada sadece Teknik Şartnamede belirtilen özelliklere sahip, ilave özellikleri olmayan cihazların da bulunduğu; iyi bir piyasa araştırması yapılmış olsa idi Genel Müdür Makam onayına ya da şartnameye uygun bir cihaz bulunabileceği, bu tür usule uygun işlemler yapılmamış olduğundan Devletin 1.000.000 TL'lik malzemesinin kullanılamadan atıl vaziyette durmakta olduğu; bu cihaz ile yapılacak çalışmalarda hukuka aykırı bir şekilde kişiler arasında iletişimin engellenmesi ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçları kapsamında değerlendirilmesi gereken durumlar olduğu; dolayısıyla bireysel işlemin hukuka uygun olduğu; düzenleyici işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Daire kararının dava konusu bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi, davalı idarelerin temyiz istemlerinin ise kabulü ile Daire kararının dava konusu bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması, mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının ise gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, olay tarihinde 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde olup Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığında F, H, M ve N Şube Müdürlüklerinden sorumlu daire başkan yardımcısı olarak görev yapmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi tarafından, Adli Görüntü Arşiv Projesinin hayata geçirilmesine karar verilmiş, bu amaçla mobil telefon IMEI tespiti için, Emniyet Genel Müdürü makam onayı ile IMEI tespit cihazı alımı gerçekleştirilmiştir. Ancak makam onayına ve teknik şartnameye aykırı olarak GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının yerine geçerek, yayın yaptığı alan içerisindeki telefonlara kendini baz istasyonu olarak tanıtabilen; hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme, veri aktarım trafiğini engelleme, hedeflerin taşımış olduğu diğer GSM telefonlarının IMSI ve IMEI bilgilerini toplama; çağrı, SMS göndermek suretiyle hedef telefonları manipüle edebilme; hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörlerden kopararak çağrıların engellenmesini yapabilme; hedefe düşen SMS'leri görebilme; portatif şekilde kullanılabilme, mevcut haliyle canlı GSM dinleme ve yer kestirme yapabilme özelliklerine sahip 2 adet "IMEI catcher" cihazının gizli hizmet giderleri tertibinden 1.000.000 TL'ye alındığı iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatılmıştır. Yapılan soruşturma sonucunda, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca, söz konusu alımda satın alma komisyonu başkanı olarak görevlendirilen davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde, "Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmü yer almaktadır. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinde, "(1) Amirin emrinin yapılmaması fiilinin neticesinde, Devlet ya da kişiler zarara uğratılmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olunmuşsa doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası uygulanabilir." kuralı bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Daire kararının, dava konusu bireysel işlemin iptaline yönelik kısmı incelendiğinde; Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığınca, uygulamaya geçirilmesi öngörülen Adli Görüntü Arşiv Projesi kapsamında, mobil telefon IMEI tespit sistemi kullanılarak olay yerindeki şüphelilerin, bu şüphelilere ait lokasyonların, farklı yer ve zamanlarda mükerrer olaylara karışan şüphelilerin tespit edilebilmesi amacına yönelik olarak ihtiyaç duyulan mal ve hizmet alımlarına ilişkin Genel Müdür makam onayı alınmıştır. Buna göre IMEI tespit sistemi cihazı alım süreci başlatılmış, satın alma komisyonu üyeleri ile muayene ve kesin kabul komisyonu üyeleri belirlenmiş, cihaza ilişkin teknik şartname hazırlanmıştır. Davacı bu süreçte satın alma komisyonu başkanı olarak görevlendirilmiştir. Sürecin tamamlanmasının ardından, cihazlar muayene ve kesin kabul komisyonunca teslim alınmış, 07/12/2013 tarihli fiziksel muayene formu ve sayım tutanağında alım konusu malın yapılan muayenesinde ihale dokümanında istenilen özellikleri karşıladığının tespit edildiği belirtilerek, 09/12/2013 tarihli kesin kabul tutanağı ve 12/12/2013 tarihli fatura düzenlenmiş, cihazlar demirbaşa kaydedilmiştir. 22/05/2014 tarihli İçişleri Bakanlığı görev emri ile alımı yapılan cihazlarla ilgili olarak, makam onayına ve teknik şartnameye aykırı olarak GSM operatörlerine ait baz istasyonlarının yerine geçerek, yayın yaptığı alan içerisindeki telefonlara kendini baz istasyonu olarak tanıtabilen, hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme, veri aktarım trafiğini engelleme, hedeflerin taşımış olduğu diğer GSM telefonlarının IMSI ve IMEI bilgilerini toplama, hedef telefonlara çağrı, SMS göndermek suretiyle hedef telefonları manipüle edebilme, hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörlerden kopararak çağrıların engellenmesini yapabilme, hedefe düşen SMS'leri görebilme, portatif şekilde kullanılabilme, mevcut haliyle canlı GSM dinleme ve yer kestirme yapabilme özelliklerine sahip 2 adet "IMEI catcher" cihazının gizli hizmet giderleri tertibinden 1.000.000 TL'ye alındığı iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatılmıştır. Yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporunda, Terörle Mücadele Dairesi Başkan Vekilinin teklifi ve Genel Müdür Yardımcısının uygun görüşü üzerine Emniyet Genel Müdüründen alınan onayda, alımı yapılacak malzemenin "mobil telefon IMEI tespit sistemi kullanılarak olay yerindeki şüphelilerin, bu şüphelilere ait lokasyonların, farklı yer ve zamanlarda mükerrer olaylara karışan şüphelilerin tespit edilebilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan mal ve hizmet alımına ilişkin komisyonlar kurmaya, satın almaya ilişkin piyasa araştırmaları yaptırmaya, yüklenici firma/firmalar ile sözleşme imzalamaya ve imzalattırmaya, teknik donanımlar ile araçların satın alınmasına, Terörle Mücadele Daire Başkanının yetkilendirilmesini, söz konusu alımı yapılacak mal ve hizmet alımlarına ilişkin tüm masrafların Daire Başkanlığımıza tahsis edilen gizli hizmet giderleri ödeneğinden karşılanmasını" denildiği, satın alınan 2 adet IMEI catcher cihazı çalıştırıldığında, kapsama alanındaki tüm telefonların IMEI ve IMSI numaralarını toplamaya başladığı anda, saniyelik zaman boyutunda yüzlerce veri topladığı, oysa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesindeki "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, ağır ceza mahkemesi veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir" hükmüne aykırı olarak, bölgedeki tüm telefonların lokasyonlarının bilinir hale geldiği ve şüpheli olmayan, hakkında hiçbir soruşturma olmayan bireylerin Anayasa ile teminat altına alınan temel haklarının ihlaline sebep olunduğu, cihazın diğer özellikleri itibarıyla da bu sakıncaların sayısının çoğaltılabileceği, bu nedenlerle, cihazın istihbarat birimlerince önleyici kolluk faaliyetleri bağlamında kullanımı uygun olsa da, adli birimler itibarıyla kullanımının hakların ihlaline neden olacağı belirtilmiş; buna göre Disiplin Kurulunca yapılan değerlendirmede, bu sakıncanın giderilebilmesi amacıyla Genel Müdür makam onayına uygun cihaz araştırılması, uygun cihaz bulunamaz ise bu hak ihlalinin sıralı amirlere intikal ettirilmesi gerekliyken bunun yapılmadığı, cihazın canlı dinleme yapamaması için TEM Dairesi Başkanlığınca bu özelliklerin kapatılması yönünde herhangi bir talepte bulunulmadığı, onay ve teknik şartnamedeki özelliklerden çok farklı, anayasal teminat altına alınan temel hakların bir kısmının ihlaline çok müsait cihaz alındığı, piyasada sadece teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip, ilave özellikleri olmayan cihaz da bulunduğu, iyi bir piyasa araştırması yapılmış olsaydı Genel Müdür makam onayına ya da şartnameye uygun bir cihaz bulunabileceği, bu tür usule uygun işlemler yapılmamış olduğundan Devletin 1.000.000 TL'lik malzemesinin kullanılmadan atıl vaziyette durmakta olduğu, ilgili şube müdürlüğünden sorumlu Daire Başkanı Yardımcısı ve satın alma komisyonu başkanı olan davacının olayda birinci derecede sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından, "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinden ve 1.000.000 TL'lik malzemenin kullanılmadan atıl vaziyette durmasına sebep olduğundan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına yönelik dava konusu bireysel işlem tesis edilmiştir. Olayda, alımı yapılacak cihazların teknik şartnamesine göre, 2G ve 3G bağlantısı kurmuş telefonların IMEI ve IMSI numaralarını toplayabilmesi, cihazın aktif olarak çalışmayacak, kullanılmakta olan telefonların üçüncü taraflarla olan iletişimlerini dinleyemeyecek ve üçüncü taraflarla iletişim halinde olan telefon tarafından gönderilen paketlerin payload kısmını göremeyecek olması, sadece IMEI ve IMSI numaralarını alma özelliğinin bulunması gerekmekteyken, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile uzman raporları birlikte değerlendirildiğinde, cihazın yayını esnasında hedef yapılan veya takip edilen GSM telefonlarının görüşme veri aktarım trafiğini engelleme özelliğinin bulunduğu, hedef telefonlara çağrı ve SMS göndermek suretiyle hedef telefonların manipüle edilebilmesini sağladığı, cihaz aracılığıyla hedef telefonları gerçek GSM sağlayıcı operatörden kopararak çağrıların engellenmesinin yapılabildiği, sisteme düşürülen hedefin göndermiş olduğu SMS'leri görebildiği, ancak gönderilen SMS'lerin gönderildiği kişiye ulaşmadığı, cihazların teslim alındığı tarih itibarıyla canlı dinleme yapabilme özelliklerinin bulunduğu, hedef listelemesinde bir kısıtlamasının olmadığı, aynı anda birden fazla hedefin sistem tarafından toplanabildiği ve her hedefe ayrı ayrı aksiyonlar gerçekleştirebildiği, sistemin aynı anda 3 GSM networkünü simüle edebilmesine imkan tanıdığı, cihazın ilgili firmasınca yapılan çalışma testleri sırasında uygun yazılımlar kullanılarak görüşmelerin kaydedilmiş olduğu, piyasada teknik şartnamede belirtilen özelliklere sahip ilave özellikleri bulunmayan cihazlar olduğu halde yeterli araştırma yapılmadan söz konusu cihazların alındığı ve bu suretle 1.000.000 TL'lik malzemenin kullanılmadan atıl vaziyette durmasına sebep olunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Vekili sıfatıyla söz konusu mal alımına ilişkin oluru teklif eden ve aynı zamanda alım işlemlerinin yürütüldüğü ilgili (N) Şube Müdürlüğünden sorumlu Daire Başkanı Yardımcısı olan davacının, süreç içerisinde satın alma komisyonu başkanı olarak görevlendirildiği, bu çerçevede, teknik şartnamesine uygun cihazın satın alınması işlemlerinde üst düzeyde sorumluluğunun bulunduğu, onay emri ile şartnamede belirtilen özelliklerden fazla özelliklere sahip olan, şartnameye uygun olmayan cihaz alımı yapılarak emrin gerçekleştirilmediği ve bu malzemenin de kullanılamadığı anlaşıldığından, davacının bu fiili ile "amirin emrini yapmamak" suçunu işlediğinden ve 1.000.000-TL'lik malzemenin kullanılmadan atıl vaziyette durmasına sebep olduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, tipiklik şartının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Daire kararının dava konusu bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Daire kararının, davacının işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmına gelince; Uyuşmazlıkta, davacının, hukuka uygun bulunan dava konusu işlemden kaynaklı tazmin edilmesi gereken özlük veya parasal bir hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, Daire kararının, davacının işlem nedeniyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden verilen davanın reddine ilişkin kısmında, sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen iptale, kısmen karar verilmesine yer olmadığına yönelik Danıştay İkinci Dairesinin 24/05/2023 tarih ve E:2021/9292, K:2023/2896 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının ise yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 06/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.