Danıştay Beşinci Dairesi · E. 2023/432 · K. 2024/405
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/432 E. , 2024/405 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/432 Karar No : 2024/405 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2022 tarih ve E:2017/8035, K:2022/4826 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Beşinci Dairesinin 15/06/2022 tarih ve E:2017/8035, K:2022/4826 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacının, ceza yargılaması sonucunda... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü, Davacı hakkındaki tanık beyanları ve davacının kendi beyanı yönünden, davacının, örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversite döneminde örgüte müzahir evlerde kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, hakimlik-savcılık adaylık döneminde örgüte müzahir evlerde kaldığına, örgüte himmet verdiğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, üniversite döneminde örgüte müzahir evlerde kaldığına, sınavlara örgütün hakim-savcı sınav çalışma evlerinde hazırlandığına, hakimlik-savcılık adaylık döneminde örgüte müzahir evlerde kaldığına, örgüte himmet verdiğine yönelik kendi beyanının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının tanık ifadelerine karşı beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı, HTS kayıtları yönünden, haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında işlem yapılan kişilerle yaptığı görüşmeleri içerir HTS kayıtlarının davacı hakkında yukarıda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı tarafından, dava dosyasına sonradan giren tüm evraklar ile davalı idarenin dilekçelerinin kendisine tebliğ edilmediği ve bu durumun savunma hakkının kısıtlanmasına sebep olduğu, ihraç edildiği dönemde ve öncesinde mer'i mevzuatta irtibak, iltisak veya aidiyet kavramlarına dair herhangi bir hüküm bulunmadığı, kararda yer verilen ByLock yazışma içeriğinden FETÖ ile herhangi bir bağının olmadığının anlaşıldığı, herhangi bir suç unsuru içermeyen tanık ifadelerinin aleyhine değerlendirildiği, masumiyet karinesi, savunma hakkı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, kanunilik-belirlilik ilkesi, geriye yürümezlik ilkesi ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, dayanak KHK'nın Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Her ne kadar, Daire kararında "a) Davacı Hakkındaki Tanık Beyanları ve Davacının Kendi Beyanı" başlığı altında davacı hakkındaki tanıkların beyanları ve davacının kendi beyanının değerlendirilmesi kısmında davacının örgüte himmet verdiğine yönelik kararda yer verilen tanık ifadeleri ile kendi beyanının bulunduğu belirtilmişse de, kararda yer verilen tanık beyanları ile davacının beyanında davacının örgüte himmet verdiğine yönelik bir ifade bulunmadığı, söz konusu kısmın Dairece sehven yazıldığı anlaşılmış olmakla birlikte, bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir. Bunun yanı sıra, davacı tarafından davalı idarenin dilekçeleri ile dosyaya giren evrakların kendisine tebliğ edilmediği iddia edilmişse de, davalı idarenin birinci savunma dilekçesi ile eki olarak dosyaya sunulan CD'nin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği, davalı İdare tarafından ikinci savunma dilekçesi verilmediği, davalı İdare tarafından dosyaya sunulan 05/02/2019, 23/09/2020, 04/03/2021 ve 30/11/2021 tarihli dilekçeleri ve ekleri ile 16/05/2022 tarihli davalı İdarenin Danıştay Savcı Düşüncesine Cevap dilekçesi ve eki CD içeriğindeki bilgi ve belgelerin Dairenin 17/05/2022 tarihli ara kararı ile davacıya tebliğine karar verildiği ve davacının bilinen adresinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldüğünden, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile "...1-Beyanları hükme esas alınan tanıklar İ.E.K., H.A. ve H.Y.'nin hazırlık ifadelerinin aslı yada onaylı örnekleri denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınmadan, onaysız fotokopi evrakla yetinilerek yargılamaya devam olunması, 2-Karar sonrası gelen tanık R.K.'nin beyanının CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup, sanık ve müdafine savunma yapma imkanı tanınmasında zorunluluk bulunması, 3-Sanığın isminin 47767 ID numaralı Bylock yazışmalarında geçtiğine dair tespit karşısında; Bylock kullanıcısı olduğu belirlenen R. A. isimli şahıs ile tanık beyanlarında örgütün Hakim-Savcı evlerinin sorumlusu olduğu belirtilen Halit(K)'un araştırılarak haklarında benzer suçlardan soruşturma ve/veya kovuşturma dosyaları bulunup bulunmadığının tespiti, varsa özellikle beyanlarının onaylı örnekleri temin edilerek incelenmesi, sonrasında gerekli görülmesi ve mümkün olması halinde tanık olarak dinlenmelerinden sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, 4-Hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları nazara alındığında; verdiği bilgilerin örgüt içerisinde kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup ve gerekirse sanığa ilgili kolluk birimlerinde teşhis yapma imkanı da tanınarak sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı, uygulanacaksa indirim miktarının ne olacağının belirlenmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması" gerekçesiyle bozulduğu, bunun üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... esasına kaydı yapılan dosyada davacının ceza yargılamasının devam ettiği görülmüştür. 667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir. Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ve devam etmekte olan ceza yargılamasında verilecek kararın beklenilmesi gerekmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 15/06/2022 tarih ve E:2017/8035, K:2022/4826 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 29/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.