İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2023/4761 · K. 2024/6783
- Esas No
- 2023/4761
- Karar No
- 2024/6783
- Karar Tarihi
- 07.05.2024
Karar Metni
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/4761 E. , 2024/6783 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/4761
Karar No : 2024/6783
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Üniversitesi Rektörlüğü
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 689 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesinin doğal hakim ilkesine aykırı şekilde kurulduğu, idari işlemin unsurları yönünden hukuka uygun olmadığı, kamu görevinden ihraç kararlarının yetkili makamlar tarafından verilmediği, Komisyon süreci ile doğrudan dava hakkının engellendiği, dava konusu işlemin gerekçesiz olduğu, mahkemeye erişim hakkının, özel hayata saygı hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, mahkeme kararında belirtilen 15/09/2014 tarihinde açılan vadesiz döviz hesabı hakkında bilgisinin bulunmadığı, böyle bir işlem yapmadığı, Bank Asya hesabı dışında hakkında herhangi bir iddia, delil ya da tespit bulunmadığı gibi mahkemece bu iddia hakkında dahi yanlış ve hatalı değerlendirme yapıldığı, söz konusu hesaba ne kadar para yatırıldığı ya da bu paranın ne zaman çekildiğinin dahi belli olmadığı, bankaya para yatırmasıyla ilgili hakkında yürütülmüş herhangi bir ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunmadığı, Bank Asya'ya para yatırma işleminin ancak başka somut delillerle desteklendiği müddetçe ceza davasında hükme gerekçe yapılabiliceği, bu tespitin idari davalar açısından da geçerli olduğu, kendisi açısından Bank Asya hesabına örgütsel saikle bir para yatırma işlemi söz konusu olmadığı gibi bu iddiayı destekler mahiyette başka bir iddia, delil ya da tespit de bulunmadığı, dini hassasiyetinin gereği olarak 2000'li yıllarda Bank Asya'da hesap açtığı, evlendikten sonra Vakıfbank hesabını birikim hesabı olarak kullandıkları, bu süreçte Bank Asya hesabını kullanmadığı ancak kapatma gereği de duymadığı, 2012 yılında ev almak için kayınvalidesinin teklifi üzerine kendisinden bir kısmı altın bir kısmı nakit olmak üzere borç aldıkları, alınan borcun 2014 yılı şubat ayında tam karşılığı olarak biriktiği ve 07/02/2014 günü saat 09:50'de çekerek bu parayı kayınvalidesine iade ettikleri, kayınvalidesinin yaşlılığı nedeniyle bu para ile ilgilenmeyeceğini, kendisine ya da eşine ait bir hesapta muhafaza edilmesini istediği, bunun üzerine bu parayı aktif kullanımlarında olmayan tek banka hesabı olan Bank Asya hesabına yatırmayı uygun görmdükleri, bir yıl başka işlem yapılmaksızın bu hesapta bekleyen paranın söz konusu bankanın TMSF'ye devredileceği dedikodularının çıkması üzerine 18/02/2015 tarihinde çekilerek anılan hesabın kapatıldığı, talimattan haberinin bulunmadığı, kardeşine ilişkin tespitlerin karara gerekçe yapılmasının masumiyet karinesi ve suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil edeceği, eşinin halen akademisyen olarak görev yaptığı, kendisinin de FETÖ/PDY terör örgütüyle bir alakasının bulunmadığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının kardeşi F.H.C. hakkındaki tespitlere de yer verilmiş ise de, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısını ortaya koyabilecek herhangi bir tespit içermeyen ve doğrudan davacıya isnat edilemeyecek nitelikte olan bu tespitlerin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan diğer tespitler değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.