İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2023/5451 · K. 2024/7477
- Esas No
- 2023/5451
- Karar No
- 2024/7477
- Karar Tarihi
- 17.12.2024
Karar Metni
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5451 E. , 2024/7477 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5451
Karar No : 2024/7477
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği (... Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1) ... 2) ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ...-...-...-... parsel önüne isibat eden Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 585,00m² yüzölçümlü taşınmazın davacılar tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 15/06/2016-13/09/2017 tarihleri arasındaki dönem için 168.732,46 TL ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile 14/09/2017-11/07/2018 tarihleri arasındaki dönem için 127.655,26-TL ecrimisil bedeli istenilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının dava konusu işlemlerde bahsi geçen taşınmazı 15/06/2016-13/09/2017 tarihleri arasında işgal etmesi nedeniyle ödemesi gereken ecrimisil bedelinin 43.197,12-TL olduğu, 14/09/2017-11/07/2018 tarihleri arasında işgal etmesi nedeniyle ödemesi gereken ecrimisil bedelinin ise 31.841,47-TL olması karşısında, dava konusu...tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin 125.535,34 TL'lik kısmının iptaline, 43.197,12-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin 95.813,81 TL'lik kısmının iptaline, 31.841,47-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; gerek dava dilekçesi içeriğinden gerekse keşif mahallinde yapılan inceleme ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporundan davacıların dava konusu işlemlerde bahsi geçen taşınmazda fuzuli şagil oldukları, sözkonusu taşınmaz şezlong, soyunma odaları, duş yerleri vs. koymak suretiyle plaj olarak ticari amaçla kullandıklarının açık olduğu, ancak plajın denize girilebilen en fazla 4 ay için açık olabileceği ve taşınmazdaki bazı doğal çıkıntı ve yaya yolları nedeniyle tamamının da kullanımının mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda hesaplanan miktarın da bu tespitler ışığında hesaplandığı, dolayısıyla dosyadaki bilgi ve belgelerle bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu 14/09/2017 - 11/07/2018 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 127.655,26-TL bedelli ecrimisil ihbarnamesinin 31.841,47-TL'lik kısmının hukuka uygun olduğu, geri kalan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, 15/06/2016 - 13/09/2017 tarihleri arasındaki dönem için düzenlenen 168.732,46-TL bedelli ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin ise 43.197,12-TL'lik kısmının hukuka uygun olduğu, geri kalan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeler karşısında, hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 11/07/2018 tarihli taşınmaz tespit tutanağıyla davacıların, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazı fuzulen işgal ettiğinin belirlenmesi üzerine, aynı nitelikteki taşınmazlar için belirlenen bedeller esas alınarak ecrimisilin hesaplandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun'un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
2886 sayılı Kanun’un 74. maddesine istinaden çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, "ecrimisil", Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın İdarece talep edilen tazminat; "fuzuli şagil" ise, kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır.
Anılan Yönetmelik hükümlerine dayanılarak çıkarılan 20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle 20/08/2011 tarihinde yürürlüğe giren 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin Tespit ve Takdir Edilmesi" başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." 5. fıkrasında ise, "Emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metre kare birim değeri dikkate alınır." hükmü yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" kuralı yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel önüne isibat eden Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 585,00m² yüzölçümlü taşınmazın davacılar tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle davalı idare tarafından, söz konusu taşınmazın plaj olarak ticari amaçla kullanılması nedeniyle bulunduğu yer emlak vergi değerlerinin %5'i belirlendikten sonra bu bedel üzerinden ecrimisil birim değeri tespit edilerek kıymet takdirinin yapıldığı; Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda ise emsal nitelikli taşınmazların işgali nedeniyle tahakkuk ettirilen ecrimisil ihbarnamelerine karşı açılan davalarda bilirkişilerce belirlenen ecrimisil bedelleri ile dava konusu taşınmazın değerini etkileyen faktörler değerlendirilerek ecrimisil bedelinin tespit edildiği, ancak ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazın cepheli olduğu ... Caddesi’nin dava konusu edilen işgal döneminin (15/06/2016-13/09/2017 ve 14/09/2017-11/07/2018) başlangıç yılı olan 2016 yılı için Emlak Vergi Değerinin 4.520,29-TL, yüzde üçünün 135,60 TL/m², 2016 yılı için davalı idarenin takdir ettiği birim değerinin 226,01-TL/m² olduğu ve bilirkişi kurulunca ise 75,34-TL belirlenerek, işgal döneminin diğer yılları olan 2017 ve 2018 yıllarının ise yeniden değerleme oranları artış oranları uygulanmak suretiyle belirlenen birim bedelleri üzerinden yapılan hesap sonucunda ise 15/06/2016-13/09/2017 işgal dönemi için toplam 43.197,12-TL, 14/09/2017-11/07/2018 işgal dönemi için ise toplam 31.841,47-TL ecrimisil bedeli belirlendiği görülmüştür.
336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 5. fıkrasında emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri belirlenmemiş olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlar için ecrimisil tespit ve takdirinde, birim değeri belirlenen en yakın emsal taşınmazın emlak vergisine esas metrekare birim değerinin dikkate alınacağı belirtilmiş olup, emsal alınan taşınmaz, davaya konu taşınmaza olan yakınlığı, kullanım durumu ve konumu gibi diğer unsurlarıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle ecrimisil bedeli yönünden karar verilmesi gerektiği açık olup, 336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'ne göre en yakın taşınmazın emlak vergi değerinin dikkate alınması gerektiği, bunun da davacıya ait ve işgal edilen alanı kullanan parselin emlak vergi değeri olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, işgalin yıl boyu sürdüğü dikkate alındığında, davacının taşınmazdan sadece yaz sezonunda faydalandığı gerekçesiyle ecrimisil bedelinin düşük hesaplanması mümkün değildir.
Bu durumda, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/5. maddesi ile varsa kesinleşen idari yargı kararları da gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, emlak vergisine esas asgari değerleri konusunda eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmadığı halde anılan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.