İçtihatDanıştayVergi Dairesi
Danıştay Vergi Dairesi · E. 2023/5855 · K. 2024/2608
- Esas No
- 2023/5855
- Karar No
- 2024/2608
- Karar Tarihi
- 13.05.2024
Karar Metni
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5855 E. , 2024/2608 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5855
Karar No : 2024/2608
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Medikal Tıbbi Malzeme Diş Laboratuvarı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait amme borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin; vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası, bu vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu şirketin kuruluşundan 16/08/2016 tarihine kadar kanuni temsilcisi olan davacının, temsilci olduğu döneme ilişkin olarak şirkete ait ve tahsil edilemeyen vergi borçlarından sorumlu olması kanun gereği olmakla birlikte, davacının şirketten ayrıldığı tarihten sonra doğan vergilerde herhangi bir sorumluluğu olamayacağı, bu durumda, dava konusu amme alacaklarının asıl borçlu şirketin sahte belge düzenleme fiilinden kaynaklandığı, bu eylem neticesinde, 2016/Mayıs-Temmuz dönemleri için tarhiyat yapılmadığı 2016/Ağustos döneminde yapılan tarhiyatın ise matrahının belirlenmesinde şirketten mal/hizmet alan mükelleflerin BS bildirimlerinde yer alan tutarların esas alındığı ve bu dönemde hangi faturaların davacının şirkette bulunduğu dönemde düzenlendiğinin tespit edilmesinin mümkün bulunmadığından, 2016 yılına ilişkin yapılan tarhiyattan ancak davacının görevde bulunduğu dönemde tespit edilen 5.335.752,14-TL'ye isabet eden faturalar üzerinden hesaplanan 21.343-TL cezalı kurumlar vergisi ve isabet eden gecikme faizinden sorumlu tutulmasının mümkün olduğu, 21.343-TL'yi aşan cezalı kurumlar vergisi ve isabet eden gecikme faizi ile 2016/Temmuz-Eylül dönemine ilişkin amme alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, 2016/Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile 2016 yılına ilişkin 21.343-TL'ye isabet eden kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmında; borçların doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan hukuka aykırılık, kalan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu ödeme emrinin; 2016/Temmuz-Eylül dönemine ait geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ile 2016 yılı kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin 21.343-TL'yi aşan bölümüne isabet eden kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Tüzel kişilerin ticaret sicilinden silinmesine benzer bir şekilde 31/10/2017 tarihinde mükellefiyeti idarece re'sen terkin edilen şirkete elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalktığından, 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 10. bölümünde de belirtildiği üzere elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği için kesinleşmeyen alacak için yapılan takipte hukuka uygunluk bulunmadığı, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Daha önce verilen dilekçelerdeki iddialar yinelenerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
... Medikal Tıbbi Malzeme Diş Laboratuvarı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait amme borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin; vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası, bu vergiler üzerinden hesaplanan gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının ... Medikal Tıbbi Malzeme Diş Laboratuvarı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 19/02/2015 ila 16/08/2016 tarihleri arasında müdürü olduğu, şirketin 31/10/2017 tarihi itibarıyla re'sen terkin ettirildiği, dava konusu ödeme emrine konu borçlara ilişkin olarak asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin sırası ile 06/10/2018 ve 16/12/2018 tarihlerinde elektronik tebligatla tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Olayda, re'sen mükellefiyet terkin işleminin elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında sayılmadığı, ticaret sicil kaydının silinmesi (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) gibi bir durum olmadığı için asıl amme borçlusu şirketin elektronik tebligat adresinin aktif olarak kullanımda olduğu, asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin sırası ile 06/10/2018 ve 16/12/2018 tarihlerinde elektronik tebligatla tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak, asıl amme borçlusu şirketin kuruluşundan 16/08/2016 tarihine kadar kanuni temsilcisi olan davacının temsilci olduğu döneme ilişkin olarak şirkete ait ve tahsil edilemeyen vergi borçlarından sorumlu olması gerektiği, davacının şirket müdürlüğünden ayrıldığı tarihten sonra doğan vergilerde herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu ödeme emrine konu amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirketin sahte belge düzenleme fiilinden kaynaklandığı, bu eylem neticesinde, 2016/Mayıs-Temmuz dönemleri için tarhiyat yapılmadığı, 2016/Ağustos döneminde yapılan tarhiyat açısından ise; hangi faturaların davacının müdür olduğu dönemde düzenlendiğinin tespit edilmediği, davacının görevde bulunmadığı dönemlerde tanzim edilen ve sorumlu olduğu yeterli donelerle ortaya konulamayan faturalar üzerinden hesaplanan vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı, bunun yanı sıra, asıl amme borçlusu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasının 21/12/2017 tarihinde elektronik ortamda yapıldığı, mal varlığı araştırmasının asıl amme borçlusu adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğinden önce yapılması nedeniyle amme alacağının asıl amme borçlusundan tahsil imkanı kalmadığının da usulüne uygun olarak ortaya konulamadığından, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla yasal isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.