Danıştay Dava Dairesi · E. 2023/8824 · K. 2024/3476
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8824 E. , 2024/3476 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8824 Karar No : 2024/3476 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kaymakamlığı KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... Caddesi, No:... adresinde bulunan işyerinin, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığından bahisle ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ve ... Kaymakamlığının 19/03/2018 tarihli Olur'u ile "Mühürlenerek Kapatılmasına" ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; davalı idareninin dosyaya ibraz ettiği belgelerden, anılan yerde fuhuşa aracılık ve yer temini yapıldığı anlaşılmakla, bu tür yerlerin yasal olarak faaliyet göstermeleri olanaklı olmadığı gibi, işyeri açma ve çalışma ruhsatına tabi olarak faaliyetleri de olanaksız olup, bu tür yerler hakkında Polis Vazife ve Salahiyat Kanunu'nun 8. maddesine göre, polisçe Kat'i delil elde edilerek tespiti halinde 30 günü geçmemek üzere mahallin en büyük mülki amiri tarafından geçici olarak faaliyetten men edilebileceği ve ancak bir yılda üç defa faaliyetten men edilen işyerlerinin bu fiileri tekrar işlemesi halinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının mahallin en büyük mülki amirinin bildirimi üzerine belediye sınırları içerisinde bulunan yerlerde belediye başkanı oluruyla iptal edilebileceği, bu madde kapsamında ruhsatsız faaliyeti halinde yapılacak işleme ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, kaldı ki, anılan işyerinin ruhsatla faaliyet gösterebilecek bir yer olduğu kabul edilse dahi, yine İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerlerinin yetkili idareler tarafından kapatılacağı hüküm altına alındığından, olayda yetkisiz idarece tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Söz konusu yerde fuhuş yapıldığı ve ruhsatsız faaliyet gösterdiği tartışmasız olduğu, dava konusu işlemin sebep ve maksat yönünden hukuka uygun olduğu, 2559 sayılı Kanunun 8. maddesinde sayılan hususların tespiti halinde yapılacak işlemlerin belirtildiği, buna göre de gerekli işlemlerin yapıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 8. maddesinde; "Polisçe kat'i delil elde edilmesi halinde; (...) C) Mevzuata aykırı faaliyet gösteren genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerler, (...) Mahallin en büyük mülkî amiri tarafından otuz günü geçmemek üzere geçici süreyle faaliyetten men edilir. Bu maddede yazılı fiiller sebebiyle bir yıl içinde üç defa faaliyetten men edilen işyerlerinde, bu fiiller tekrar işlendiği takdirde, işyeri açma ve çalışma ruhsatları, mahallin en büyük mülkî amirinin bildirimi üzerine, belediye veya il özel idaresi tarafından beş iş günü içinde iptal edilir." hükmü yer almaktadır. Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü'nün, "Genel Kadınlar" başlıklı 15. maddesinde; "Başkalarının cinsi zevkini menfaat karşılığı tatmin etmeyi sanat edinen ve bunun için değişik erkeklerle münasebette bulunan kadınlara (Genel kadın) denilir." hükmüne yer verildiği, 16. maddesinde "Genel Evlerin", 17. maddesinde "Birleşme Yerlerinin" ve 18. maddesinde de, "Tek Başına Fuhuş Yapılan Evlerin" tanımlandığı görülmektedir. Ayrıca, anılan Tüzüğün "Otel, Pansiyon, Misafirhane, Benzeri Yerler" başlıklı 96. maddesinde; "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece kulübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95 inci maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104 üncü madde uyarınca işlem yapılır." hükmü yer almakta olup, Tüzüğün 104. maddesinde ise; "Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96 ncı maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyla üç ayı geçmemek üzere kapatılır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesinden; izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı tespit edilen işyerlerinin, Tüzük ile özel olarak düzenlenmiş olduğu, anılan Tüzükte özel inceleme usulüne ve bu konuda karar almaya yetkili özel komisyonlara yer verildiği görülmekte olup, 2559 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (C) bendinin ise, genelev, birleşme yeri ve fuhuş yapılan ev olarak faaliyet göstermesine izin verilen (ruhsatlandırılan) yerleri düzenleyen mevzuat hükümlerine aykırı hareket edilmesi halinde tatbik imkanı bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; fuhuş yapıldığı tespit edilen davacıya ait işyeri hakkında, Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü'nde belirtilen usule uygun olarak tespitler yapıldıktan sonra, yine Tüzükte düzenlenen ilgili komisyon tarafından karar alınması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık, işlemin iptali yolunda İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında ise, sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. Nitekim, söz konusu işyeri hakkında, anılan Tüzüğün 96. ve 104. maddeleri uyarınca 30 (otuz) gün süre ile kapatılmasına ilişkin ... Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu'nun ... tarih, ... sayılı kararının alındığı görülmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü'nün 92. maddesinde, "Fuhuş yerlerinin kapatılması ve genel ev sahipleriyle genel kadınların bu Tüzük hükümlerine aykırı düşen fiil ve hareketlerinden ötürü kovuşturma yapılması veya bu Tüzükte yazılı cezaların uygulanması, zührevi hastalıklar ve fuhuşla mücadele komisyonunun kararı ve mahallin en büyük mülkiye amirinin onayı ile olur. Bu gibi hallerde düzenlenen tutanak mülkiye amirine sunulur. Mülkiye amiri, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 8 inci maddesindeki yetkisini kullandığı takdirde komisyona bilgi verir. Kullanmadığı veya hadise, sözü geçen madde hükümlerine temas etmediği takdirde evrakı komisyona havale eder." kuralına; 96. maddesinde, "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamdan uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı, 95 inci maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104 üncü madde uyarınca işlem yapılır." kuralına; 9. maddesinde ise, "Komisyon en az haftada bir defa başkanın davetiyle toplanır. Kararlar çoğunlukla verilir. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın oyuna itibar olunur. Kararlar, vilayetlerde valinin, kazalarda kaymakamın onayı ile tamam olur..." kuralına yer verilmiştir. 14/07/1934 tarih ve 2751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 8. maddesinde; polisçe kat’i delil elde edilmesi halinde mevzuata aykırı faaliyet gösteren genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerlerin mahallin en büyük mülki amiri tarafından 30 günü geçmek üzere geçici süreyle faaliyetten men edileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre söz konusu Tüzüğün 92. maddesi uyarınca Komisyon kararlarının onay için mahallin en büyük amirine sunulacağı, mülkiye amirinin, Polis Vazife ve Salahiyet Kanununun 8. maddesindeki yetkisini kullandığı takdirde komisyona bilgi vereceği, 2554 sayılı Kanunun 8. maddesine göre de mevzuata aykırı faaliyet gösteren genelevler, birleşme yerleri ve fuhuş yapılan evler ve yerlerin mülki amirler tarafından faaliyetten men edileceği hükmü gereği fuhuş yapılan yerlerin hem Komisyonca hem de Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca mülki amirce de kapatılabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.