İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2024/1213 · K. 2024/7807
- Esas No
- 2024/1213
- Karar No
- 2024/7807
- Karar Tarihi
- 24.12.2024
Karar Metni
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1213 E. , 2024/7807 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1213
Karar No : 2024/7807
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 2350 m2lik kısmının 11/05/2016 - 05/09/2018 tarihleri arasında oto yıkama ve otopark olarak davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 2.199.035,00-TL içerikli ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine dair ...tarih ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, tamamı Hazineye ait taşınmazın 2350.00 m²’sinin davacı tarafından iş yeri (oto yıkama ve otopark) olarak işgal edildiği ve bu kullanımın ecrimisil alınmasını gerektirdiği, ilgili dönemde taşınmazın 584.876,35-TL ecrimisil getirisi olacağı anlaşıldığından, dava konusu 2.199.000,035-TL miktarındaki ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine dair ... tarih ... sayılı işlemin 1.614.158,65 TL'lik ilişkin kısmın iptaline, 584.876,35 TL'lik yönelik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı, tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun “Ecrimisil ve Tahliye” başlığını taşıyan 75. maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde onbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rıza en ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
19/06/2007 tarih ve 26557 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin 4. maddesinin (ç) bendinde "ecrimisil"; Hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak İdarece talep edilen tazminatı, (d) bendinde "fuzuli şagil (işgalci)"; kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, Hazine taşınmazının zilyetliğini, yetkili İdarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri; (e) bendinde de "Hazine"nin; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri açısından Devlet tüzel kişiliğinin adını ifade ettiği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu Yönetmeliğin 84. maddesinde; "(1) Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilir. Tespitten önceki sürelere ait işgal ve tasarruflar sebebiyle ecrimisil takip ve tahsilatı yapılarak bu taşınmazlar denetim ve idare altına alınır. (2) Taşınmazın mahallinde düzenlenecek taşınmaz tespit tutanağında işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüzölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere yer verilir." hükmüne; 86.maddesinde ise "Takdir edilen ecrimisiller, takdir tarihinden itibaren on beş gün içinde ecrimisil ihbarnamesi düzenlenerek fuzuli şagile elden veya iadeli taahhütlü mektupla tebliğ edilir. Ecrimisil işlemine karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili İdareye dilekçeyle müracaat edilerek düzeltme talebinde bulunulabilir. Düzeltme talepleri, talep tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde bu amaçla oluşturulacak komisyonlarca karara bağlanır ve sonucu karar tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde düzenlenecek ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile ilgilisine tebliğ edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik gereği, tespit ve takdir edilecek ecrimisil tutarının, fuzuli şagiline ecrimisil ihbarnamesi ile tebliğ edileceği, fuzuli şagilin tebliğ edilen işlemde bir hata bulunduğunu düşünmesi halinde bir ay içinde tebliğ eden idareye bir dilekçe ile müracaat ederek düzeltme talebinde bulunabileceği, düzeltme talebinin incelenerek neticesinin ecrimisil düzeltme ihbarnamesi ile muhatabına tebliğ edileceği hükmü yer almış; aynı Yönetmeliğin "Ecrimisilin kesinleşmesi, vade tarihi ve tahsili" başlıklı 87. maddesinde de, ecrimisil ihbarnamesinin, düzeltme talebinde bulunulmuş ise ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin muhatabına tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ecrimisil alacağının
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, Kayışdağı Mahallesi, 1252 ada, 7 parsel sayılı 13.269,69 m2 yüzölçümlü taşınmazın 2.350,00 m2'lik kısmının davacı tarafından işyeri "oto yıkama ve otopark" olarak işgal edildiğinin tespit edilmesi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın Dudullu Caddesi üzerinde bulunduğu, mevcut kullanımı nedeniyle ticari sikülasyonun iyi seviyede olduğu, yapılan emsal araştırması sonucunda ecrimisil değerleri ve günün ekonomik şartları birlikte değerlendirilerek 2016 yılı için 1 m2'sinin ecrimisil bedeli 100,00TL/m2 olarak belirlendiği ve söz konusu birim bedel üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının işgali için alınması gereken ecrimisil bedelinin 584.876,35-TL olarak belirlendiği ve İdare Mahkemesince de bu doğrultuda karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bakılan olayda; dosyada bulunan bilirkişi raporu incelendiğinde, ecrimisil birim bedeli belirlenirken İstanbul İdare Mahkemelerinde mevcut olan Ataşehir ilçesindeki taşınmazlar için düzenlenen ecrimisil ihbarnamelerine ilişkin iki davadaki ecrimisil birim bedeli ile bir internet sitesinde yer alan iki adet kiralık ilanından yararlanıldığı görülmüşse de, emsal araştırmasının işgal edilen taşınmazın "arsa" vasıflı olduğundan yola çıkılarak yapıldığı, ecrimisil birim bedelinin de bu yönde belirlendiği anlaşılmış olup, fuzuli şagil olan davacının taşınmazın bir kısmının üzerine oto yıkama ve otopark yaparak işyeri olarak ticari amaçla kullandığı tespit edildiğinden, bilirkişilerce ecrimisil bedeli hesaplanırken, davacının işyerini yapmak için yaptığı masraf, işyerinin işgale konu taşınmaza kattığı değer, ayrıca davacının ticari amaçla kullanımı nedeniyle buradan elde ettiği gelir vs. gibi hususlara dikkat edilmediği görülmektedir.
Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlara dikkat edilerek, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi ile varsa kesinleşen idari yargı kararları da gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmadığı halde anılan bilirkişi raporuna dayanılarak verilen temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 24/12/2024 tarihinde esasta oybirliği, usulde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Dava; İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 2350 m2lik kısmının 11/05/2016 - 05/09/2018 tarihleri arasında oto yıkama ve otopark olarak davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle düzenlenen 2.199.035,00-TL içerikli ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine dair ...tarih ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, 11. maddesinde; İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurmanın, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş sürenin de hesaba katılacağı düzenlenmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta; İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı 13.269,69 m² yüzölçümlü taşınmazın 2.350,00 m²'lik kısmının davacı tarafından işyeri "oto yıkama ve otopark" olarak işgal edildiği tespit edilerek düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin davacıya 14/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının Yönetmelikte yer alan 30 günlük itiraz süresi içinde, 07/01/2021 tarihinde, ihbarnameye itirazda bulunulduğu, ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin ise hiçbir değişiklik olmaksızın düzenlendiği ve 19/03/2021 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 29/04/2021 tarihinde de ecrimisil düzeltme ihbarnamesine itirazda bulunduğu, ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle "mevzuat gereği ecrimisil düzeltme ihbarnamesine itiraz edilemeyeceği, ecrimisil bedelinde herhangi bir hata bulunmadığı" belirtilerek davacının itirazının reddedildiği, davacıya tebligatın ne zaman yapıldığının belli olmadığı, davanın ise 16/08/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 14/12/2020 tarihinde tebliğ edilen ecrimisil ihbarnamesine 07/01/2021 tarihinde itiraz edilmekle işlemeye başlamış olan dava açma süresinin yirmi dördüncü günde durduğu, idare tarafından dava konusu düzeltme ihbarnamesi ile itirazın reddedilmesi ve buna dair işlemin 19/03/2021 tarihinde tebliğ edilmesiyle dava açma süresinin yeniden işlemeye başladığı, 29/04/2021 tarihli ikinci başvurunun ise 2577 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 11. maddesi uyarınca mümkün olmadığından, başlamış olan süreyi de durduramayacağından, 19/03/2021 tarihinden itibaren geriye kalan otuz altı günlük dava açma süresinin son günü olan 24/04/2021 tarihine kadar dava açılması gerekirken 16/08/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararın bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum.