İçtihatDanıştay
Danıştay Kararı · E. 2024/1364 · K. 2024/4431
- Esas No
- 2024/1364
- Karar No
- 2024/4431
- Karar Tarihi
- 01.10.2024
Karar Metni
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1364 E. , 2024/4431 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1364
Karar No : 2024/4431
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; Ankara ili, Etimesgut İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "suç tasnii" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, aynı Tüzük'ün 15. maddesi uygulanarak ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezasıyla tecziyesine ilişkin Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesi'nin 06/07/2023 günlü, E:2021/3695, K:2023/4003 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının, müşteki H.C.B. ile aralarında arkadaşlıktan dolayı süregelen ticari ilişkilerinde bir süre sonra alacak verecekten dolayı anlaşmazlığa düştükleri, iki defa ifade veren müştekinin 31/03/2011 günlü ikinci ifadesinde, daha önceden şikayetçi olduğu davacı ile aralarındaki alacak verecek ihtilafının kalmadığını belirttiği; ... plakalı araç üzerinde her iki tarafın da ibraz ettiği dekontlarla, dolaylı yollardan araç üzerinde hak sahibi olduğunu iddia etseler de, aralarında yasal veya adi bir protokol olmadığı, aracın asıl malikinin, hukuk mahkemelerinde verilecek kararla tespit edilebileceği, davacı hakkında ''suç uydurmak'' suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... günlü, ... soruşturma no'lu kararıyla; olayın hukuki bir mahiyet arz ettiği gerekçesiyle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dolayısıyla, maliki hakkında şüphe olsa da, kayıt tescili halen davacı üzerinde bulunan ... plakalı oto nedeniyle davacının, aracın bakımı, tamiri ve satımı maksatlı olarak teslim ettiği müşteki H.C.B.'den şikayetçi olması hususunda, kendiliğinden suç üreterek karşı tarafa suç tasniinde bulunduğuna dair fiilinin oluşmadığı sonucuna varılarak davacıya isnat edilen fiilin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut başka delillerle kanıtlanamadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında tesis edilen işlemin usul ve yasaya uygun olduğu, aksi yöndeki mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, Etimesgut İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, ... plaka sayılı ... marka otonun satışı için H.C.B.'ye 27/03/2009 tarihinden geçerli olmak üzere 17/04/2009 tarihine kadar özel vekaletname verdiği ve 27/03/2009 tarihinde araç üzerinde bulunan banka rehininin kaldırıldığının görüldüğü, H.C.B.'nin ilk ifadesinden sonra 31/03/2011 tarihinde alınan ek ifadesinde, daha önceden şikayetçi olduğu davacı ile aralarındaki alacak verecek ihtilafının kalmadığını belirttiği, davacının dolandırıcılıktan kaydı olan H.C.B. ile aralarında araç alım satımından dolayı ticari bir ilişkilerinin var olduğunun tespit edildiği, davacının, adına tescilli ve kayıtlı bulunan ... marka ... plaka sayılı araçla ilgili H.C.B. ile aralarındaki alışveriş nedeniyle yaşanan problemleri bütünüyle ortaya koyup hukuki yollardan çözmek yerine, konuların büyük bir kısmını saklayarak, esasında parasını müşteki H.C.B.'nin ödediği fakat ticari ilişkileri nedeniyle kendi üzerine kayıtlı aracını verdiği H.C.B.'nin emniyeti suistimal ettiği gerekçesiyle adli makamları yanıltarak suç isnadında bulunduğu, ancak bilahare konunun açığa çıkması sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında "suç uydurmak" suçundan dolayı adli tahkikat başlatılan davacının, "suç tasnii" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, anılan Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanması suretiyle ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezasıyla tecziyesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "suç tasnii" fiiline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ...İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:... K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.