Danıştay Dava Dairesi · E. 2024/1837 · K. 2024/5105
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2024/1837 E. , 2024/5105 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1837 Karar No : 2024/5105 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun'un 76. ve 375 sayılı KHK'nın Ek 37. maddesi uyarınca aynı birime Milli Eğitim Uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin Mahkemelerinin iptal kararı üzerine tesis edildiği, anılan iptal kararının da ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen iptal kararı üzerine verildiği, sonuç olarak bu iki iptal kararının kaldırılarak davaların reddine karar verildiği anlaşıldığından, iptal kararı üzerine ortadan kaldırılan işlemlerin, söz konusu iptal kararı başka bir yargı kararıyla ortadan kaldırılması üzerine, anılan iptal kararı hiç verilmemiş gibi iptal edilen işlemin tekrar canlanacağı hususu dikkate alındığında, davacının daire başkanlığı görevinden alınarak milli eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; yargı kararı gereği daire başkanlığına atandıktan 19 gün sonra dava konusu işlemin tesis edildiği, Bölge İdare Mahkemesince görevden alma işlemlerinin hukuka uygunluğu denetlenirken çelişkili kararlar verilmesinin kamu vicdanını yaraladığı ve vatandaşın hukuka olan güvenini yitirmesine neden olduğu, görevden alınmasında somut sebep bulunmadığı, takdir yetkisinin hizmet gereklerine aykırı ve keyfi şekilde kullanıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Davalı idare tarafından; mevzuatta tanınan takdir yetkisi uyarınca işlem yapıldığı, Bakanlık aleyhine açılan benzer davalarda lehlerine karar verildiği, Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünde Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun'un 76. ve 375 sayılı KHK'nın Ek 37. maddesi uyarınca aynı birime Milli Eğitim Uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasası'nın "Cumhuriyetin Nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti'nin toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiş, "Mahkemelerin Bağımsızlığı" başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında, “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. ...” hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi, Anayasa'nın 138. maddesi ve 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesi uyarınca idarenin, yargı kararının gereğini "aynen" ve "gecikmeksizin" yerine getirmesi zorunluluk olmakla birlikte; idarenin, yargı kararının biçimsel olarak uygulanması sonucunu doğuracak yeni işlem tesisinin de yukarıda anılan ilke ve kurallara aykırılık teşkil edeceği kuşkusuzdur. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünde Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken eğitim uzmanı olarak atanmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı iptal kararını vermesi üzerine, davalı idarece yargı kararını uygulamayı teminen... günlü, ... sayılı işlemle davacının Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğüne daire başkanı olarak atamasının yapıldığı, görevine devam ederken ... günlü, ... sayılı işlemle yeniden daire başkanlığından alınarak eğitim uzmanı olarak atandığı, davacı tarafından bu işlemin iptali ile yoksun kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ise, ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, bunun üzerine ... günlü işlemle davacının tekrar daire başkanı kadrosuna atandığı, görevine devam ederken bu kez ... günlü, ... sayılı dava konusu işlemle bu görevinden alınarak milli eğitim uzmanı olarak atanması üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı iptal kararına karşı davalı idarenin yapmış olduğu istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...... günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla kabul edilerek, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte, davacının temyiz yoluna başvurması üzerine anılan Bölge İdare Mahkemesi kararı Danıştay İkinci Dairesinin 07/05/2024 günlü, E:2023/6502, K:2024/2664 sayılı kararıyla bozulmuştur. ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı iptal / kabul kararı da, davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının temyizi üzerine anılan Bölge İdare Mahkemesi kararı Danıştay İkinci Dairesinin 07/05/2024 günlü, E:2024/260, K:2024/2665 sayılı kararıyla bozulmuştur. Bu durumda, bakılmakta olan davada; Bölge İdare Mahkemesinin E:...... ve E:... sayılı dosyalarında, Danıştay İkinci Dairesinin yukarıda anılan bozma kararları üzerine verilecek kararlara göre yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:... K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.