Danıştay Dava Dairesi · E. 2024/1841 · K. 2025/1543
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1841 E. , 2025/1543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1841 Karar No : 2025/1543 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... (...) köyünde ve ... köyünde .... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında ... tarih ve ... sayılı toplulaştırma işleminin, ... köyü ... ada ... parsel ile miras bırakanı babası adına hisseli malik olarak kayıtlı olan ... köyü ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; yapılan kısmi toplulaştırmaya dahil edilen davacının hisseli malik olduğu parsel ile miras bırakanının hisseli malik oldukları toplulaştırma öncesi parseller ile yeni tahsis edilen parsellerin mevcut fiili ve hukuki durumlarının gözetilmediği, yeni verilen yerlerin tarımsal üretim yapılamayacak kadar küçük alanlı olduğu, davacı adına tahsisi yapılan ... (eski ...) nolu parsel ile davacının miras bırakanı babası adına tahsisi yapılan ... (eski ...) nolu, ... (eski ...) nolu, ... (Eski ...) nolu parsellerin tarla niteliğini taşıdıkları ve toplulaştırma mevzuatlarında tarla nitelikli alanların ekonomik üretim sınır değerlerinin altında parçalanamayacağı kuralına aykırı olacak şekilde bölünerek arazi tahsisi yapıldığı, yine ... (eski ...) nolu parselin tarımsal sıfatının bahçe nitelikli olmasına rağmen uygulanan kısmi toplulaştırma işleminde 379,21 m² alan kaybından dolayı toplulaştırma işleminin özellikle derecelendirme işleminin usul ve esaslara aykırı olarak yapıldığı anlaşıldığından dava konusu toplulaştırma işleminin, toplulaştırma amaç ve ilkelerine, dağıtım esaslarına ve hukuka uygun olarak yapılmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Mera gibi köylünün ortak menfaatine hizmet edecek tahsislerin yapılabilmesi için 2018 yılındaki kısmi toplulaştırma ile hatalı olarak Hazine ile davacının müşterek yapılması hususunun düzeltilmesi zaruretinin doğduğu, 2014 yılındaki toplulaştırma sonucu büyük parçalı olan vatandaş arazilerinin 2018 yılındaki hatalı kısmi toplulaştırma işlemi ile çok küçük parçalara ayrıldığı ve binlerce dönüm Hazine arazisi ile müşterek yapıldığı, dava konusu işlem ile müştereklik durumunun ortadan kaldırıldığı, ancak bu küçük parçaların hangi büyük parçalardan getirilerek kötü niyetle Hazine arazilerine müşterek yapıldığı hususunun göz önünde bulundurulmadığı, yapılabilecek en doğru işlemin vatandaş arazisinin bulunduğu yerde başka yere taşınmadan başka bir parsele müdahale edilmeden ifrazının yapılması olduğu belirtilerek, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun "Kanunun amacı" başlıklı 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini,işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini, c) Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, g) Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun "Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri" başlıklı 6. maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakati aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilir, isteğe bağlı olanlara öncelik vermek kaydıyla arazi toplulaştırmasını teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek ve kredi imkanlarından daha fazla faydalandırmak gibi destekleyici tedbirler alınabilir. Toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için %10'a kadar katılım payı kesilir. Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol fazlalıkları da aynı amaç için kullanılır. Katılım payı için herhangi bir bedel ödenmez. Ancak, katılım payı dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eşdeğer Hazine arazisinden karşılanır. Yoksa, kesilen arazi için kamulaştırma işlemi yapılır. Toplulaştırma sonunda dağıtılan veya sahibine bırakılan tarım arazisi malikleri adına, geriye kalan arazi ise Hazine adına uygulayıcı kuruluşun talebi ile tapuya tescil edilir. Malikleri adına tescil edilen arazi bu Kanun hükümleri dışında o bölge için tespit edilen dağıtım normundan daha küçük parçalara rızaen veya hükmen taksim edilemez ve ifraz işlemlerine konu olamaz. Bu husus tapu siciline şerh edilir. Toplulaştırma esas ve usulleri ile toprağın derecelendirilmesinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." kuralına yer verilmiştir. ... ili, ... (...) köyünde ve ... köyünde .... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında ... tarih ve ... sayılı toplulaştırma işleminin, ... köyü ... ada ... parsel ile miras bırakanı babası adına hisseli malik olarak kayıtlı olan ... köyü ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu parsellere ilişkin olarak taşınmaz mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kısmi toplulaştırma işlemlerinde davacı adına dava konusu eski ... nolu parselde gerçek alan yönünden 327,00 m2 hisse alanının adına kayıtlı olduğu, toplulaştırma sonrası oluşturulan yeni ... nolu parselde de 326,02 m2 alanın davacı adına tahsis edildiği, 326,02 m2 alanda tarla bitkileri yetiştiriciliği ekonomik olmayıp tarım makinalarının hareket kabiliyetleri bu denli küçük alanda çok sınırlı kalacağı, bu kadar küçük bir parselin müstakil olarak planlanması yerine davacı tarafın uygun gördüğü bir parsel ile birleştirilerek düzenlenmesinin çok daha uygun olacağının değerlendirildiği, kısmi toplulaştırma işlemleri sonrasında davacının babası adına ..., ..., ... ve ... nolu yeni parsellerin oluşturulduğu ve toplam 17.454,14 m2 alan tahsisi gerçekleştiği, kısmi toplulaştırma işlemlerinde Maliye Hazinesinin hisse alanı miktarının gerçek arazi vasfı yönünden karşılığı eski ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerde 153.282,98 m2 iken toplulaştırma sonrası yeni oluşturulan ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerde ise 154.154,12 m2 olduğu ve gerçek alan yönünden eski parseller ile yeni parsellerde Maliye Hazinesine ait hisse alanı değerinin 871,14 m2 arttığı, davacının babası adına toplulaştırma kayıtlarında işlem gördüğü anlaşılan dava konusu eski ... nolu parselin toplulaştırma öncesi toplam alanı 44.019,14 m2 iken toplulaştırma sonrasında davacı babası ve müşterekleri adına tescili yapılan ... nolu parselin toplam alanı 16.915,12 m2 davacı babasının bu parseldeki hissesi 1.571,16 m2 olup bahçe-tarla ve ham toprak niteliğini taşıdığı, toplamda 16.915,12 m2 ve hisse payında 1.571,16 m2 alan genişliği tarla tarımı açısından uygulanabilir olmadığı, arazi bölünmesinin tarla nitelikli alanlarda toplulaştırma mevzuatlarıyla çeliştiği sonucuna varıldığı, eski ... nolu parselin toplulaştırma öncesi toplam alanı 44.020,00 m2 iken toplulaştırma sonrasında davacının babası ve müşterekleri adına tescili yapılan ... nolu parselin toplam alanı 15.842,94 m2 davacı babasının bu parseldeki hissesi 2.686,06 m2 olduğu, toplamda 15.842,94 m2 ve hisse payında 2.686,06 m2 alan genişliği tarla tarımı açısından uygulanabilir olmadığı, arazi bölünmesinin tarla nitelikli alanlarda toplulaştırma mevzuatlarıyla çeliştiği sonucuna varıldığı, eski ... nolu parselin toplulaştırma öncesi toplam alanı 46.887,85 m2 iken toplulaştırma sonrasında davacının babası ve müşterekleri adına tescili yapılan ... nolu parselin toplam alanı 10.555,20 m2, davacı babasının bu parseldeki hissesinin 5.240,77 m2 olup bahçe-tarla ve ham toprak niteliğini taşıdığı, derecelendirme katsayılarının birbirinden farklı olmaması gerektiği, derecelendirme işleminin arazi koşulları görülmeden yapıldığı bu yüzden toplulaştırma işleminin ... nolu parsel açısından mevzuatlara uygun yapılmadığı, davacı babası adına toplulaştırma kayıtlarında işlem gördüğü anlaşılan dava konusu eski ... nolu parselin toplulaştırma öncesi toplam alanı 34.137,00 m2 iken toplulaştırma sonrasında davacının babası ve müşterekleri adına tescili yapılan ... nolu parselin toplam alanı 13.270,59 m2 davacı babasının bu parseldeki hissesi 7.956,15 m2 olup tarla niteliğini taşıdığı, toplamda 13.270,59 m2, ve hisse payında 7.956,15 m2 alan genişliği tarla tarımı açısından uygulanabilir olmadığı, arazi bölünmesinin tarla nitelikli alanlarda toplulaştırma mevzuatlarıyla çeliştiği" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Taşınmazların eski ve yeni çakıştırılmış raster görüntüsünden de anlaşılacağı üzere, yapılan kısmi toplulaştırma işlemi ile Hazine parsellerinin ifraz edilmesi doğru olmakla birlikte, davacıya ait toplulaştırma öncesi parsel ile yeni tahsis edilen yerlerin ilişkisinin gözetilerek hukuka ve fiili duruma uygun işlem tesis edilmediği, toplulaştırma uygulaması yapılırken toprağın verimli şekilde işletilmesi amacıyla aynı kişilere ait olan parsellerin mümkün olan ölçüler içerisinde ve aynı kadastral parsellerin yer aldığı mahalde birleştirilmesinin sağlanması ve aksine uygulamanın ise teknik gerekçelerinin açıklanması gerektiği dikkate alındığında, kısmi toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...4 tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ve Dava Dairesi kararının aynen onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.