Danıştay İflas Dairesi · E. 2024/1945 · K. 2024/3076
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1945 E. , 2024/3076 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/1945 Karar No : 2024/3076 DAVACI : ... Turizm ve Tic. A.Ş. DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ... 2- ... İflas Dairesi İSTEMİN_ÖZETİ: Davacı müflis şirket adına iflas idare memuru ... tarafından, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı, "Emanet Para İşlemleri" konulu genel düzenleyici işlemi ile anılan işlem dayanak alınarak tesis edilen... İcra Dairesi işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile meydana geldiği iddia edilen maddi zararın tazmine karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri olarak sayılmış; 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği belirtilmiş; 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, görev ve yetki; (g) bendinde, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususları dilekçelerin ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği; (d) bendinde, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir. Bakılmakta olan dava, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 12/02/2024 tarihli ve 118/4721 sayılı, "Emanet Para İşlemleri" konulu genel düzenleyici işlemi ile anılan işlem dayanak alınarak tesis edilen İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile meydana geldiği iddia edilen maddi zararın tazmine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı Kanun'un 5. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 4. maddesinde, icra ve iflâs dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikâyetlerle itirazların, icra mahkemesi hâkimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hâkim tarafından inceleneceği; 5. maddesinde, İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının ancak idare aleyhine açılabileceği, Devletin zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkının saklı olduğu, bu davalara adliye mahkemelerinde bakılacağı hükümlerine yer verilmiştir. Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, dava dilekçesinde iptal istemine yer verilen İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi işleminin idari yargı yerlerinde dava konusu edilmesi imkan dahilinde olmayıp, anılan işlemlere karşı adli yargı yerlerinde dava açılması gerektiği açıktır. Bu durumda, bakılan davada, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün ...... tarihli ve ... sayılı, "Emanet Para İşlemleri" konulu genel düzenleyici işleminin iptaline ilişkin istemin Danıştay'ın görev alanına giren işlerden olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte, iptal istemine konu icra dairesi işlemi adli yargı yerlerinin görevinde olduğundan, dava konusu düzenleyici işlem ile uygulama işleminin iptali istemine aynı dilekçede yer verilmesi, 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca mümkün bulunmamakta ve bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır. 2577 sayılı Kanun'un 3. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme: Yukarıda yer verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 3. maddesine göre, dava dilekçesinde davanın konusunun herhangi bir tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık olması gerekmektedir. İptal davalarında davanın konusu idari işlemin iptali olduğundan idari işlemin içeriği, tarihi ve sayısı belirtilmeli, tam yargı davalarında ise davanın konusu kamu gücünün yol açtığı bir zararın tazmini olduğundan zarara yol açan idari eylem yahut idari işlemle birlikte talep edilen miktar da net olarak belirtilmelidir. Bununla birlikte, tam yargı davalarında, talep edilen tazminat miktarının zararın türüne göre de belirtilmesi gerekmektedir. Kişilerin şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme anlamına gelen manevi zarar ile kişilerin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme/artış olanağından yoksun kalma anlamına gelen maddi zarar arasındaki mahiyet farkı Mahkemelerce yapılacak olan yargılamayı etkileyeceğinden, dava dilekçesinde talep edilecek olan her bir tazminat türü (maddi tazminat, manevi tazminat) ile o tazminat türü için talep edilecek miktarın ayrı ayrı ilişkilendirilmesi tam yargı davalarında davanın konusunun açık ve net olabilmesi için önem arz etmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "davanın konusu" kısmında, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün... tarihli ve ... sayılı, "Emanet Para İşlemleri" konulu genel düzenleyici işlemi ile anılan işlem dayanak alınarak tesis edilen... İcra Dairesi işleminin iptali istemlerinin yanı sıra, meydana geldiği iddia edilen maddi zararın tazmin edilmesi istemine de yer verilmesine karşın; "sonuç ve talep" kısmında, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ... sayılı, "Emanet Para İşlemleri" konulu genel düzenleyici işlemi ile anılan işlem dayanak alınarak tesis edilen ... İcra Dairesi işleminin iptali istemine yer verilmekle yetinildiği; dilekçe içeriğinde ise, dava konusu işlemlere yönelik hukuka aykırılık iddialarına ve davacının uğrayacağı zarara ilişkin açıklamalara yer verildiği, ancak zararın miktarının ve kaynağının açıkça belirtilmediği görülmektedir. Bu durumda, dava dilekçesinin "davanın konusu", "sonuç ve talep" ve "içerik" kısımları uyumsuz olduğundan, ayrıca tazminat talebinin bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı anlaşılmadığından, dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 3. maddesine uygun görülmemiştir. Öte yandan; maddi tazminat talebine konu zararın Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarihli ve ...sayılı, "Emanet Para İşlemleri" konulu genel düzenleyici işleminden mi, yoksa... İcra Dairesi işleminden mi kaynaklandığı anlaşılamadığından, işbu dilekçe ret kararı üzerine yenilenecek dilekçede bu hususun da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Buna göre, davacı tarafından, yeniden düzenlenecek dava dilekçesinde, ... İcra Dairesi işleminin iptali istemine yer verilmemesi; ayrıca iptali istenilen düzenleyici işlemle birlikte tazminat isteminde de bulunulması halinde, tazminat isteminin türü ve miktarı ile birlikte zararın hangi işlemden doğduğunun açık, net ve tereddüte mahal vermeyecek bir şekilde belirtilmesi, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış, açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle davanın açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde dava açmakta serbest olunmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, 2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, 3) Davanın yenilenmemesi halinde, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4) İstemi hâlinde kullanılmayan... TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin davacıya iadesine, 18/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.