Danıştay Kararı · E. 2024/2098 · K. 2024/3999
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2098 E. , 2024/3999 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2098 Karar No:2024/3999 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm Hizmetleri Otelcilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada, ... parsel sayılı 1.148,23 metrekare yüz ölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 36'ncı maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin ... Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara dayalı olarak 26/09/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen kararda; davacının taşınmazının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz olduğu, dava konusu taşınmazın ise farklı tarihteki imar düzenlemeleri ile oluşturulan ... ada ... parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacıya ait taşınmaz ile dava konusu ihale ile satışı gerçekleştirilen taşınmazın birbiriyle bağlantısının bulunmadığı, davacı şirketin, uyuşmazlık konusu taşınmazın 2886 sayılı Kanun uyarınca satışıyla ilgili ... Büyükşehir Belediye Encümenine yetki verilmesine ilişkin meclis kararının ve anılan taşınmazın bu karara istinaden ihale yoluyla satılmasına ilişkin encümen kararının iptal edilmesinde meşru ve güncel bir yararı bulunmadığı, ihalenin iptalini isteme hususunda dava açma ehliyetinin çok geniş şekilde yorumlanmasının ihale işinin tarafları açısından bir takım olumsuzluklar doğuracağı ve kamu hizmetini sekteye uğratacağı, bu itibarla, davacının dava konusu işlemlerin iptalini isteme hususunda kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde bulunan ... ada ... parsel sayılı mülkiyeti şirketlerine ait taşınmazdan imar uygulaması sonucu 770,92 metrekarelik düzenleme ortaklık payı kesildiği, uygulama öncesi 2.203 metrekare alana sahip olan taşınmazdan 1.432,08 metrekare yüz ölçümüne sahip ... ada ... parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğu, iptali talep edilen işlemin konusu olan ... ada ve ... parsel sayılı 1.148,23 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın imar uygulaması nedeniyle kendi taşınmazından yapılan kesintiden oluşmuş başka bir taşınmaz olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin imar uygulamalarına dair işlemlerin başından sonuna kadar incelenmesi halinde dava konusu ihaleye konu taşınmazın kendi taşınmazından yapılan kesintilerle ortaya çıkan taşınmaz olduğunun tespit edilebileceği, temyize konu Mahkeme kararının iki taşınmazın birbiriyle bağlantısının bulunmadığına dair davalı idarenin beyanına dayalı olarak verildiği, iki taşınmaz arasında bağlantı olup olmadığının tespiti için parsellerin oluşumunu gösteren belgelerin ... Tapu ve Kadastro Müdürlüğü'nden istenilmesine ilişkin taleplerinin karşılanmadığı, davalı idarenin beyanına üstünlük tanınmasının yerinde olmadığı, tapu ve kadastro idaresi nezdindeki kayıtlar gelmiş olsaydı dava konusu edilen idari işlemin iptali bakımından korunmaya değer menfaatinin bulunduğunun anlaşılacağı, mülkiyetindeki taşınmazın metrekaresini 33.600,00-TL bedelle kamulaştıran idarenin aynı alanda imar uygulaması yaparak davaya konu taşınmazın metrekaresini 156.753,00-TL bedelle satışını gerçekleştirdiği, kamu yararı için ayrılması gereken kamulaştırılan taşınmazın daha sonra arsaya dönüştürülerek satıldığı, satışı yapılan taşınmazın oluşumunda kesinti yapılan ana taşınmazın aynı dönemde beşte bir fiyatına kamulaştırılan taşınmaz olduğu, kendilerinden kamulaştırılarak elde edilen taşınmazdan da bir kısım içeren ve düzenleme ortaklık payı kesilerek edinilen ihaleye konu taşınmazın yasada belirlenen şekilde kamu yararına uygun olarak kullanılması gerekirken üçüncü kişiye satışında kamu yararı bulunmadığı, satış işleminin yasal düzenlemelere aykırı olduğu, usul ve yasaya aykırı işlem yapan davalı idarenin mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, düzenleme ortaklık payı kesintilerinden arsa oluşturulamayacağı, davacının kök parselinden ayrılan payın tümüyle planlama kapsamındaki kamu alanlarının oluşturulması için kullanıldığı, ... ada ... parsel sayılı davaya konu taşınmazın mülkiyetinin idarelerine ait olduğu, ihaleye konu parselin bir kısmının Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinden (TEDAŞ) bedeli ödenerek satın alındığı, bir kısmının ise imar uygulamasında mülkiyet taşıma yolu ile oluşturulduğu, davacının parselinden yapılan kesintinin tamamının 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil alan, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmi kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanları oluşturulması amacı ile kullanıldığı belirtilerek istemin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca, dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. İptal davaları ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak nitelendirilmiştir. Aktarılan temel kurallara göre iptal davaları, fiil ehliyetine sahip her gerçek ve tüzel kişinin sahip olduğu dava açma ehliyetinin yanı sıra iptal davasının amacıyla ve idari yargının özelliğiyle belirlenmiş iptal davalarına özgü bir ehliyet gerektirmektedir. 2577 sayılı Kanun'da iptal davasının amacı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden denetlenen hukuka aykırı idari işlemlerin idari yargı organları tarafından tesis edildikleri tarihten itibaren hükümsüz hale getirilmesi ve böylece bireysel ve sübjektif çıkarların ötesinde kamu yararının korunmasına yönelik olarak idarenin hukuka uygun hareket etmesinin sağlanması şeklinde belirlenmiştir. Kamu yararının korunması amacı menfaat ilgisiyle çerçevelenerek iptal davası, herkes tarafından açılabilen bir dava olan actio popularis türünde bir davadan daha dar ve fakat sadece hakkı ihlal edilenler tarafından açılabilen bir sübjektif davadan ise daha geniş bir objektif dava çerçevesine yerleştirilmiştir. Yargı kararlarında "menfaat" kavramının davacı ile iptalini istediği idari işlem arasındaki bağı, ilgiyi ifade ettiği belirtilmekte ve idari işlem ile dava açan kişi arasında meşru, güncel ve ciddi bir alâka söz konusu ise, davada menfaat bağının bulunduğu kabul edilmekte, bunun dışında ayrıca subjektif bir hakkın ihlal edilmesi şartı aranmamaktadır. Kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkasının varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi, makul, maddi ve manevi bir alâkasının bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır. Ayrıca, iptal davaları idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesine, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının ve sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine imkân sağladığından, bu davalarda menfaat alâkasının bu amaç doğrultusunda yorumlanması gerekmektedir. Menfaat ilgisinin varlığına yönelik kısıtlayıcı bir yaklaşım, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin, "Herkes, davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı ile "Etkili başvuru hakkı" başlıklı 13. maddesinin, "Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir." kuralını ihlal edecek ve Anayasa'nın idari işlemlere karşı yargı yolunu açan 125. maddesi ile "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesine de aykırılık teşkil edecektir. Dosyanın incelenmesinden, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde mülkiyeti davacı şirkete ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda plan değişiklikleri ve imar uygulamaları gerçekleştirilerek davacıya ait taşınmazdan düzenleme ortaklık payı kesildiği ve bölgedeki diğer taşınmazlara dağıtıldığı, bu şekilde mülkiyeti davacı şirkete ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ... ada...... parsel sayılı taşınmaza dönüştürüldüğü, davacı şirkete ait ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ...tarih ve ... sayılı ... Büyükşehir Belediye Encümeni kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma bedelinin tespiti istemiyle açılan davada ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... tarih ve E...., K.... sayılı kararıyla kamulaştırma bedelinin 69.424.048,80-TL olarak tespitine, davacı şirket adına olan tapu kaydının iptaline ve ... ada ve ... parsel sayılı taşınmazın davalı belediye adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, 19/04/2023 tarihinde davacı şirket adına olan tapu kaydının terkin edildiği ve davalı idare adına tapu kaydının yapıldığı, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve E...., K.... sayılı kararıyla anılan karara yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu arada ... Büyükşehir Belediye Meclisi'ni... tarih ve ... sayılı kararı ile davacıya ait olup idarece kamulaştırılan ... ada ... parsel (eski ... ada ... sayılı parsel) sayılı taşınmazın da bulunduğu bölgedeki ... ada ... parsel sayılı 1.148,23 metrekare yüz ölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın 2886 sayılı Kanun hükümleri uyarınca satışı ile ilgili olarak Büyükşehir Belediye Encümenine yetki verildiği, 2... tarih ve ... sayılı Büyükşehir Belediye Encümeni kararıyla 2886 sayılı Kanun'un 36'ncı maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen ihale ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazın satışının yapıldığı, davacı şirket tarafından ... tarih ve ... sayılı Meclis kararı ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin 26/09/2023 tarihli ihalenin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından dava dilekçesinde, ... ada... parsel sayılı taşınmazın idarece 10/03/2022 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, anılan taşınmaza yönelik bedel uyuşmazlığının metrekare değerinin 33.600,00-TL olarak (düzenleme ortaklık payı kesintisi ile 45.360,00-TL) hüküm altına alındığı, davalı idarenin kamulaştırdığı taşınmazından düzenleme ortaklık payı kesintisiyle elde ettiği 770,92 metrekarelik alanın da içinde olduğu ... ada ... parsel sayılı 1.148,23 metrekare yüzölçümlü taşınmazı ... tarih ve ... sayılı Meclis kararına istinaden ihale yoluyla satışına karar verdiği ve bu taşınmazı 26/09/2023 tarihinde 180.000.000,00-TL bedel karşılığında (metrekaresini 156.753,00-TL'den) satışını gerçekleştirdiği, söz konusu satışın kamulaştırılan kendi taşınmazının kamulaştırma bedelinden çok düşük olduğu, düzenleme ortaklık payı kesilerek ve imar düzenlemeleri yapılarak oluşturulan taşınmazın arsaya dönüştürülerek satılmak suretiyle özel mülkiyete geçirilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca imar düzenlemelerinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin ... sayılı esasına kayıtlı dosyasıyla dava açıldığı belirtilmektedir. Bu durumda, uyuşmazlığa konu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu bölgede ... ada ... sayılı taşınmazı bulunan ve imar uygulaması sonucunda bu taşınmazdan oluşturulan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine sahip olan ancak bu taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkını kamulaştırma işlemi nedeniyle 19/04/2023 tarihinde kaybeden davacı şirketin, aktarılan hususlardan çok kısa bir süre içerinde dava konusu işlemlerin gerçekleştirilmiş olması ve imara yönelik işlemleri dava etmiş olması göz önünde bulundurulduğunda, aynı imar bölgesinde bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Meclis kararı ile... tarihli ihalenin iptali istemiyle açılan davada menfaat ilgisinin varlığının kabulü gerektiğinden, ehliyet yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca... İdare Mahkemesi'nin davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.