Danıştay Kararı · E. 2024/2262 · K. 2024/5829
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2262 E. , 2024/5829 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2262 Karar No : 2024/5829 DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri V. Dr. ... 2- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : ... Polis Meslek Eğitim Merkezinde eğitimini tamamlayan davacının, eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer alan "öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin, 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler" ibaresinin, 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği" ibaresinin, 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir." ibaresinin ve 8. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." ibaresinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Hiçbir ikaz almadan, arkadaşları ve sosyal çevresiyle uyum içinde geçen eğitim sürecini (92,20) not ortalamasıyla başarıyla tamamlandığı, eğitim sonu sözlü sınavında sorulan soruları doğru yanıtlamasına ve usulüne uygun davranmasına rağmen başarısız sayıldığı, düzenleyici işlem maddeleri ile sözlü sınavdan başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada; başarısız sayılmasına ilişkin işlemin Danıştay Onikinci Dairesince; "her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmediği" gerekçesiyle iptal edildiği, bunun üzerine yeniden yapılan sözlü sınavda başarılı olduğu ve çevik kuvvet personeli olarak çalıştığı, anılan iptal kararının davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulununca davalı idarelerin temyiz istemi kabul edilerek, kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere Dairesine gönderilmesine karar verildiği; ancak, bireysel işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu ve çalışma hürriyeti ile kamu hizmetine girme hakkını doğrudan etkilediği, bu nedenle bozma kararına direnilmesi ve bireysel işlemin yeniden iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu Yönetmelik maddelerinin üst hukuk normlarına uygun olduğu, davacının katıldığı eğitim sonu sözlü sınavına ilişkin tüm işlemlerin mevzuata uygun yapıldığı, sözlü sınav komisyonunda görev alan komisyon başkan ve üyelerinin mevzuata uygun olarak belirlendiği, komisyon tarafından önceden hazırlanan soruların adaylar tarafından kura usulü ile belirlendiği, adayın verdiği cevabın Yönetmeliğe uygun olarak değerlendirilip verilen puanların gerekçeleri ile birlikte her bir komisyon üyesi tarafından ayrı ayrı tutanak altına alındığı, verilen puanların aritmetik ortalaması alınarak sözlü sınav puanının belirlendiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ: Dava; Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan davacı tarafından, eğitim sonu sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde yer alan "öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin, 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler" ibaresinin, 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği" ibaresinin, 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir." ibaresinin ve 8. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Onikinci Dairesinin 29/11/2022 tarih ve E:2020/1651, K:2022/5872 sayılı kararıyla; dava konusu bireysel işlemin iptaline, düzenleyici işlem yönünden davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davalılarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen 30/10/2023 tarih ve E:2023/2149, K:2023/2169 sayılı kararla; davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay Onikinci Dairesinin anılan kararının iptale ilişkin kısmının bozulduğu anlaşılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin birinci fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davalarda verilen kararların, temyiz incelemesi sonucunda ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek sebeplerden biri nedeniyle bozulması durumunda, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmadığından, kararı bozulan Danıştay dava dairesinin bu tür bozma kararlarına uyması yasa gereğidir. Bu durumda 2577 sayılı Yasanın anılan maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında belirtilen gerekçelerle, davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Dairemizin, düzenleyici işlemin iptali istemi yönünden davanın reddi, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali yolunda verilen 29/11/2022 tarih ve E:2020/1651, K:2022/5872 sayılı kararının iptale ilişkin kısmına karşı davalı idareler tarafından yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2023 tarih ve E:2023/2149, K:2023/2169 sayılı kararıyla davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne, kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasına ve yeniden bir karar verilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmesi üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :Polis memuru adayı olan davacının, 25/03/2020 tarihinde yapılan ... Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) eğitim sonu sözlü sınavında 50 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile dava konusu bireysel işlemin dayanağı olan, 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinin "öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin, 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler" ibaresinin, 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği" ibaresinin, 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir." ibaresinin ve 8. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." ibaresinin iptali istenilmektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinin "öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler" ibaresinin, 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Komisyon adaylara sorulacak soruları belirler" ibaresinin, 7. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "birden fazla sınav komisyonu oluşturabileceği" ibaresinin, 8. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir." ibaresinin ve 8. maddenin sekizinci fıkrasında yer alan "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." ibaresinin iptali yönünden; yönetmeliğin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği, mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin sınava tabi tutulacak adaylara ilişkin 5. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesinde ve sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden; davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, davacı hakkında düzenlenen sözlü sınav puan değerlendirme formu incelendiğinde, bir başkan ve dört üyeden oluşan sınav komisyonu tarafından 40 puan üzerinden mesleki bilgi düzeyi kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından 15 puan takdir edildiği; yine 20'şer puan üzerinden yapılan değerlendirmede bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü kriteri yönünden bütün komisyon üyeleri tarafından 15 puan takdir edildiği; öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı kriteri ile liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu kriterine göre yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından her bir kriter için ayrı ayrı 10 puan takdir edildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında her bir kriter yönünden yapılan değerlendirmede bütün komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılmasına rağmen bütün kriterler için komisyon üyelerinin aynı puanı takdir etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, takdir yetkisinin objektif kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının, yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan kararın davalı idareler tarafından temyizi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/10/2023 tarih ve E:2023/2149, K:2023/2169 sayılı kararıyla; davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sözlü sınavın yukarıda açıklanan şekilde nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı, davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, Daire kararının bireysel işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. MEVZUAT : Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği hüküm altına alınmıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır." hükmü yer almıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; "Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur." hükmü yer almış, 7. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulması ve görevleri düzenlenmiş, 8. maddesinde ise; " (1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir." (5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi internet sayfasında ilan edilir.(6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir. (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez" hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin, diğer tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir. Bu itibarla, davacının girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi, böylece sözlü sınavın nesnel olarak yapılması ve yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, sözlü sınavın yukarıda açıklanan şekilde nesnel olarak yapıldığı ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları sağladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının girdiği sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Temyiz aşamasında davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davalı Emniyet Genel Müdürlüğüne iadesine, 5. Davanın ret kararı ile sonuçlanan ve kesinleşen kısmı nedeniyle daha önce davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.