İçtihatDanıştayDava Dairesi
Danıştay Dava Dairesi · E. 2024/2777 · K. 2024/3016
- Esas No
- 2024/2777
- Karar No
- 2024/3016
- Karar Tarihi
- 21.05.2024
Karar Metni
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2777 E. , 2024/3016 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2777
Karar No : 2024/3016
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İlinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olarak çalışan davacı tarafından, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliğinin 7/d maddesinde belirtilen fiili işlediğinden bahisle 6 ay süre ile geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu'nun ... tarihli ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı odanın üyelerinden olan davacının, mali müşavirliğini yaptığı ... Ambalaj ve Matbaacılık adlı işletme tarafından, işletmenin 2010 yılı ile 2016 yılı arasında vergi ve SGK'ya ilişkin borçları için davacıya banka aracılığıyla gönderilen para ile bu borçları ödemediği, sözkonusu borçların karşılığı olan bedellerin, davacının ... Bankası TR ... iban no'lu hesabına gönderildiği, davacının görevi nedeniyle yapması gerekeni yapmayıp sözkonusu paraları kendi uhdesinde tuttuğu iddialarının idari yönden sübut bulduğu, davacı her ne kadar savunmasında bu paraları borç olarak aldığını beyan etmişse de bu durumun hayatın olağan akışına ve olayın gelişimine uygun olmadığından yerinde görülmediği, bu sebeple, usulünce yapılan ön inceleme soruşturması sonucunda başlatılan disiplin soruşturmasında elde edilen delillere göre davacının savunması da alındıktan sonra, disiplin yönetmeliğinin 7/d maddesinde belirtilen "müşterilerinden makbuz düzenlemek veya her türlü yöntem ile topladıkları para veya para hükmündeki değerlerin, kendisine veya bir başkasına mal edilmesi veya emanetin inkar edilmesi" fiilini işlediğinden bahisle davacıya alt sınırdan verilen "6 ay süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde; "(1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. (6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış; aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde ise; "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: (...) c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları (...)" hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlıkta, "6 ay süre ile geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası ile cezalandırılmasına yönelik İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Disiplin Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği; öte yandan, serbest muhasebecilik mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, bakılan davanın, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 704,50-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, kesin olarak, 21/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X) - 2577 sayılı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... (d) bendinde; "Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları..." hükmüne yer verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu ve muhasebecilik mevzuatı hükümleri uyarınca serbest muhasebecilik mesleği, ''Ticari bir iş/faaliyet'' değil ise de; davacının yapmış olduğu meslek faaliyetinin, geçimini temin ettiği gelir getirici bir iş olarak pekala ticari faaliyet olarak nitelendirilebileceği, kanun metninden de benzer sonucu doğuran her türlü işlemin temyize tabi olduğu anlaşıldığından, muhasebeci olan davacının "6 ay süre ile geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezası ile cezalandırılmasına dair kararın da muhasebeci olan davacının ticari faaliyetinin (geçimini temin ettiği mesleki faaliyetinin) icrasını otuz günden uzun süreyle engellemesine sebebiyet verdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu nedenle, bahse konu işlemin iptali istemiyle açılan davada temyiz yolu açık bulunduğundan, davacının temyiz isteminin esasının görüşülerek bir karar verilmesi gerektiği görüşü ile temyiz isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.