Danıştay Vergi Dairesi · E. 2024/3024 · K. 2024/4765
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3024 E. , 2024/4765 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3024 Karar No : 2024/4765 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 ila 2017 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin 15/04/2019 tarihinde elektronik ortamda davacıya tebliğ edildiği ve söz konusu cezalı vergilerin dava açılmayarak kesinleştiği olayda, davacı iddialarının ödeme emri aşamasında ileri sürülebilecek itiraz sebeplerinden hiçbirisine girmediği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairelerince 05/12/2023 tarihli ara kararı üzerine davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler yanı sıra UYAP ortamında yapılan araştırmalardan; davacı tarafından, 23/03/2016 tarihinde, ... IP numaralı adresten "internet vergi dairesi" aracılığıyla e-tebligat aktivasyon kaydının yapıldığı ve 23/03/2016 işe başlama tarihi ile 31/12/2017 işi bırakma tarihleri arasında aktif vergi mükellefiyetinin olduğu, mükellefiyeti terk etmesinden sonra da dava konusu ödeme emri dayanağı vergi ve ceza ihbarnamelerin elektronik tebligat adresine tebliğ edilmeye çalışıldığının anlaşıldığı olayda, vergisel yükümlülüklere ilişkin olarak yapılacak tebliğlerin, mükellefiyeti bulunanlar yönünden elektronik ortamda yapılabileceği dolayısıyla bu tebliğlerin hukuki sonuç doğurabilmesi için devam eden bir mükellefiyetin bulunması gerektiği, işin bırakılarak mükellefiyetin sona ermesi halinde ise gerçek kişilere yapılacak tebliğlerin, adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine gönderilmesi gerektiği halde ödeme emri içeriği alacakların dayanağı olan vergi ve ceza ihbarnamesi elektronik ortamda tebliğ edilmiş olduğundan, söz konusu tebligatın usule uygun geçerli bir tebliğ olmadığı, bu sebeple, usule uygun olarak tahakkuk etmeyen amme alacağın tahsili için düzenlenen dava ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Elektronik tebligat sistemine dâhil olan gerçek kişi mükelleflerin, söz konusu sisteme dâhil olduklarının, ölüm ya da gaiplik ile e-tebligat sistemlerinin kapatılacağı zamana kadar vergi dairesi tarafından kendilerine elektronik ortamda tebligat yapılacağı, ödeme emrine karşı açılan davalarda itiraz sebeplerinin sınırlı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, 2016 ve 2018 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 31/12/2017 tarihinde davacının işi bıraktığı, dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların konu edildiği vergi ve ceza ihbarnamelerinin 15/04/2019 tarihinde davacıya elektronik ortamda tebliğ edildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, 2. fıkrasında, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, 3. fıkrasında, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Kanunun verdiği yetkiye istinaden 27/08/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 456 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile de vergi dairelerince düzenlenen ve muhataplarına 213 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlenmiş, elektronik ortamda tebliğ ile ilgili oluşturulan sistem ve bu sistemin kullanımına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Yukarıda anılan Tebliğ'in "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, gerçek kişilerde, ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re’sen kapatılacağı düzenlemesi yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Gerçek kişilerin, ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlar dışında elektronik tebligat adreslerinin kapatılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, yukarıda yer verilen yasal ve idari düzenlemeler uyarınca Kanun'da elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için öngörülen şartların oluştuğu hallerde 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca elektronik ortamda tebliğ edilebileceği açıktır. Bu durumda, dava konusu ödeme emrine dayanak ihbarnamelerin, davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği anlaşıldığından dava konusu ödeme emrini yazılı gerekçeyle iptal eden Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 19/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile isteme konu yapılan kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.