İçtihatDanıştayAlma Daire Başkanlığı
Danıştay Alma Daire Başkanlığı · E. 2024/450 · K. 2024/1264
- Esas No
- 2024/450
- Karar No
- 2024/1264
- Karar Tarihi
- 13.03.2024
Karar Metni
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/450 E. , 2024/1264 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/450
Karar No:2024/1264
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... Dokuma Sanayi ve Ticaret A.Ş.
2- ... Elektrik Reklam İnşaat Yazılım İthalat İhracat Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ...İdare Mahkemesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Araçları Sanayii A.Ş. Satın Alma Daire Başkanlığı tarafından 19/06/2023 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı “4 Dingilli Cevher Vagonlarının Revizyonu (608 Adet)” ihalesine ilişkin olarak davacıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, eşit muamele ilkesi çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması yönünde düzeltici işlem belirlenmesine dair ... tarih ve... sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının kendilerine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin olarak davacılar tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine davacı şirketler hakkında "B-1 başlığında", İhalelere Yönelik Başvurular Hakkındaki Yönetmeliğin 18. maddesi uyarınca "eşit muamele ilkesinin ihlâl edilip edilmediği" yönünden yapılan inceleme neticesinde özetle; davacı iş ortaklığının özel ortağı ... Dokuma Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (...) EKAP üzerinde pay defterinin bulunduğu ancak mevzuat uyarınca ortaklar ve ortaklık oranlarını gösteren pay defterinin dayanağı yönetim kurulu kararının bulunmadığı ve yüklü olmadığı tespit edildiğinden” bahisle İş Ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına karar verilmesi üzerine davanın açıldığı, Acarlar tarafından sunulan Yeterlik Bilgileri Tablosu'nda tüzel kişiliğin ortaklarının ...(%49), ...(%20), ...(%9),...(%20), ... (%2) olduğunun belirtildiği, şirket yöneticilerinin ise ..., ..., ... olduğu bilgisine yer verildiği, ihaleyi gerçekleştiren idarece EKAP üzerinden ticaret sicili bilgilerinin sorgulanması sonucunda anılan kişilerin şirket ortağı olduğu bilgisinin teyit edildiği, şirket ortaklarına ait ortaklık oranlarını gösteren pay defterlerinin dayanağı yönetim kurulu kararının EKAP'a yüklendiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin dosyamıza ibraz edilemediği, pay defterine dayanak yönetim kurulu karar defterinin ilgili sayfalarının EKAP'a yüklenmediği durumda bilgi eksikliği değil, belge eksikliği bulunduğunun kabulü gerektiği, ve eksikliğin tamamlatılamayacağı anlaşıldığından, ihaleyi gerçekleştiren idarece davacıların oluşturduğu iş ortaklığının teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasında ve buna yönelik olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ...’ın pay defterleri ve yönetim kurulu kararlarının EKAP’ta yüklü olduğu, kaldı ki pay defterinin dayanağının her zaman yönetim kurulu kararı olmayabileceği, bu durumda yönetim kurulu kararının olmaması veya yüklü olmamasının esasa etkili olmadığı, anonim şirketlerde de son ortaklık durumunu gösterecek olanın pay defteri olduğu, Acarlar'ın yönetim kurulu kararı yüklü olmasaydı dahi bu eksikliğin esasa etkili olmadığı, ayrıca dava konusu durumun idarenin ihale dokümanında yeterli açıklamayı yapmamış olmasından kaynaklandığı, dokümandaki söz konusu eksik belirlemenin rekabet imkânlarını kısıtlamanın yanı sıra, isteklilerin de mağduriyetine sebep olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya idareye iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Kişilerin haklarını kullanabilmeleri için öncelikle bu hakların neler olduğunu ve bunları ne şekilde kullanabileceklerini bilmeleri gerekir. Vatandaşa yasal mevzuatla tanınan hakların ve yüklenen yükümlülüklerin neler olduğunun sarîh bir şekilde gösterilmesi ve açıklanması da hukuk devletinin bir gereğidir. İdarenin eksik ve yanlış açıklamalarla sebep olduğu hatalı bilginin ve bu şekilde yol açtığı kamu kusurunun yükü ve cezası vatandaşa yüklenemez.
4734 sayılı Kanun'un "Temel İlkeler" başlıklı 5. maddesinde idarelerin bu Kanun'a göre yapacağı ihalelerde saydamlık ve rekabeti sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bu yükümlülük aday, istekli veya istekli olabileceklerin kimlerle, hangi şartlarda ve ne şekilde rekabet edeceklerini öngörebilir durumda ve sürprizlere kapalı olmalarını da gerektirir.
İhale dokümanı bir nev'i ihalenin anayasası mahiyetinde olup, tüm ihale süreci bu metinler doğrultusunda yürütülmektedir. Hâl böyleyken, söz konusu dokümanların ihale sürecinin ve sonraki aşamaların nasıl işleyeceğine ilişkin hiçbir gri veya muğlak alan bırakmayacak şekilde açık, anlaşılır ve net kurallar içermesi gerektiği de açıktır. Bu anlamda, ihaleye katılım için gerekli olan belgelerin neler olduğu hususunun da yasal mevzuatı en iyi şekilde bilmesi gereken idare tarafından ilgili ihale dokümanına açık bir şekilde dercedilmesi gerektiği izâhtan vârestedir.
Dosya incelendiğinde, İdari Şartname'nin 7.1. maddesinde ortaklık bilgilerinin EKAP üzerinden temin edileceği belirtilmiş ise de, pay defterinin ekinde sunulması gereken belgelere ilişkin açık bir direktifin bulunmadığı görülmektedir. Davacıların da pay defterinin EKAP'a yüklü olduğu, ortaklık yapısının ve oranlarının buradan açıkça görülebildiği, oysa ihale komisyonunca ihale dokümanında belirtilmeyen bir koşulun arandığı ve pay defteri ekinde ortaklık yapısına ilişkin yönetim kurulu kararının ibraz edilmediği gerekçesiyle davacıların teklifinin değerlendirme dışı bırakıldığı görülmektedir.
Kamu ihalelerine iştirak eden ve bu alanda tecrübesi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin ihale mevzuatına belli bir düzeye kadar vâkıf olmaları gerektiği açıktır. Ancak, hukukçuların dahî uzun fikir teatîleri ile ancak sonuçlandırabildikleri ve hatta çözümlemekte kimi zaman acze düştükleri hususların aday, istekli ve istekli olabilecek kişiler tarafından bir çırpıda çözülmesini beklemek hak ve adalet duyguları ile bağdaşmamaktadır. İsteklilerden beklenen yüksek hukukçu olmaları değil, yalnızca mesleklerinin icrası için gereken makûl bir hukuk bilgisine sahip olmalarıdır. İhale süreçlerinin usulüne uygun yürümesi ve herhangi bir hak kaybının oluşmaması da idarenin açık, net ve anlaşılır bir kurallar bütününü teşekkül ettirmesine bağlıdır.
Olayda, Elektronik İhale Uygulama Yönetmeliği'nde 20/06/2021 tarihinde yapılan bir değişikliğin getirdiği yükümlülük İdari Şartname'ye dercedilmediğinden, konu hakkında bilgi sahibi olmayan isteklilerin bu yükümlülüğü yerine getirmediği, çok sayıda isteklinin teklifinin bu sebeple ihale komisyonu kararı ile değerlendirme dışı bırakıldığı, söz konusu durumun temelde idarenin ihale dokümanında yeterli açıklamayı yapmamış olmasından kaynaklandığı, dokümandaki söz konusu eksik belirlemenin rekabet imkânlarını kısıtlamanın yanı sıra, isteklilerin de mağduriyetine sebep olduğu anlaşılmaktadır.
Netice itibarıyla, davacıların oluşturduğu iş ortaklığının ihale dokümanında belirtilen koşullara uygun olarak teklifini sunduğu, sunulan belgelerden ortaklık oranlarının açık şekilde anlaşılabildiği, ihale dokümanında hiçbir şekilde belirtilmemiş bir yükümlülüğün isteklilerce derin bir hukukî mütalaa ile keşfedilip yerine getirilmesini beklemenin hakkaniyet duygusuna aykırı olduğu gibi rekabet ve saydamlık ilkelerini de ihlâl ettiği dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararının davacılara ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması ve dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.