Yargıtay 14. Hukuk Dairesi · E. 2006/14056 · K. 2006/16301
14. Hukuk Dairesi 2006/14056 E., 2006/16301 K. 14. Hukuk Dairesi 2006/14056 E., 2006/16301 K.
- MÜDAHALENİN MEN'İ
- ZİLYEDİN HAKLARI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 713 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 33 ] "İçtihat Metni" Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.12.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Davacı Tevfik, T… … Köyü muhtarı sıfatıyla açtığı dava ile köy yerleşim alanı içerisinde bulunan köy yoluna davalı İbrahim tarafından hayvan ahırı yapmak suretiyle elattığını bildirerek, bu elatmanın önlenmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabul edilmesi üzerine hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Davalı tarafça yapılan ahırların köy yerleşim yeri içerisinde 800 parsel ile 824 parsel arasında kalan boşlukta olduğu anlaşılmaktadır. Bu yerin köy boşluğu olduğu fen bilirkişiler M.... ile A.... tarafından düzenlenen raporda işaret edildiği gibi 5.10.2005 günlü oturumda dinlenen tanıklar M.... ile O..... da bu yerlerin niteliğini köy boşluğu olarak ifade etmişlerdir. Köy ortamalı niteliğini taşımayan köy boşlukları kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği kuralları gereği özel mülkiyete konu teşkil ederler. Davalı tanıkları uyuşmazlık konusu yere yapılan ahırların 30 yıldan beri yerlerinde bulunduklarını ve dava tarihine kadar da uyuşmazlık çıkarılmadan davalı tarafça kullandığını, 3402 sayılı Yasanın 14 ve Türk Medeni Kanununun 713.maddelerinde yazılı koşulların gerçekleşmesi durumunda 20 yılı aşkın zilyedin, elinde tuttuğu taşınmazın adına tescilini isteyebileceği kabul edilmiş olup 3402 sayılı Yasanın 33/2 ve 3. fıkraları gereği zilyede tanınan hakların itiraz yoluyla da korunacağı kabul edildiğinden davalının ileriye sürdüğü itirazların bu maddeler çerçevesinde tahlil ve değerlendirmeye tabi tutulması gerekir. Çevre parsellerin kadastro parselleri olmayıp köy yerleşim yeri olarak iskanen oluşturdukları anlaşılmakta olup, bu yöreden kadastro geçip geçmediği anlaşılmadığından bu konuda İlçe Kadastro Müdürlüğünden bilgi sorulup, kadastronun geçtiğinin anlaşılması halinde kadastronun geçtiği tarihten itibaren davalının korunmaya değer bir zilyetliğinin mevcut bulunup bulunmadığı da bu çerçevede tahlil ve müşahade edilmelidir. Bütün bu yönler üzerinde durulmadan uyuşmazlık konusu yerin hazine adına tapusu olmadığı halde, idare adına tapu varmış kanaatiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.